Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Tarih Lisans Programı
» Osmanlı Türkçesi 2
← Ünite 2
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Arapça Sıfatlar ve İsimler
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ünite 2: Arapça Sıfatlar ve İsimler — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 3
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Sıfat-ı Müşebbehe
İsm-i Tafdîl
Mübâlağa-i Fâ'il
İsm-i Mensûb
İsm-i Mekân
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Bir işi veya eylemi yapan kişinin o işi çokça, aşırı derecede ve sürekli yaptığını anlatan abartılı etken sıfattır. 'Fa‘‘âl' ve 'fa'ûl' vezinleriyle türetilir; metinden 'kezzâb' (çok yalan söyleyen) veya 'cesûr' kelimeleri örnek gösterilebilir.
Kelimenin belirttiği vasfın herhangi bir yere, topluluğa veya kavrama ait olduğunu ve nispet edildiğini gösteren aitlik sıfatıdır. Kelime sonuna uzun 'î' sesi getirilerek yapılır; metindeki 'ilmî' veya 'Üsküdarî' kelimeleri tipik örnekleridir.
Türedikleri fiilin gerçekleştirildiği, eylemin yapıldığı coğrafi yeri veya mekânı bildiren isim grubudur. Mef'al, mef'il ve mef'ale vezinleriyle elde edilir; metindeki 'mesken' (ev) veya 'mescid' kelimeleri mekân ismi teşkil eder.
Fiilin ifade ettiği niteliğin bir varlıkta geçici değil, aksine sabit, kalıcı ve sürekli olarak bulunduğunu gösteren türemiş sıfat türüdür. İsmi faîllere benzese de kalıcılığıyla ayrılır; örneğin 'cemîl' (güzel) veya 'esved' (siyah) kelimeleri bu gruba girer.
Bir niteliğin varlık veya nesnelerde diğerlerine göre daha fazla ya da en fazla bulunduğunu bildiren üstünlük derecesi sıfatıdır. Genellikle 'ef'al' vezniyle yapılır; metindeki 'ekber' (en büyük) veya 'asgar' (en küçük) kelimeleri buna örnektir.
Sıfat-ı Müşebbehe
— Fiilin ifade ettiği niteliğin bir varlıkta geçici değil, aksine sabit, kalıcı ve sürekli olarak bulunduğunu gösteren türemiş sıfat türüdür. İsmi faîllere benzese de kalıcılığıyla ayrılır; örneğin 'cemîl' (güzel) veya 'esved' (siyah) kelimeleri bu gruba girer.
İsm-i Tafdîl
— Bir niteliğin varlık veya nesnelerde diğerlerine göre daha fazla ya da en fazla bulunduğunu bildiren üstünlük derecesi sıfatıdır. Genellikle 'ef'al' vezniyle yapılır; metindeki 'ekber' (en büyük) veya 'asgar' (en küçük) kelimeleri buna örnektir.
Mübâlağa-i Fâ'il
— Bir işi veya eylemi yapan kişinin o işi çokça, aşırı derecede ve sürekli yaptığını anlatan abartılı etken sıfattır. 'Fa‘‘âl' ve 'fa'ûl' vezinleriyle türetilir; metinden 'kezzâb' (çok yalan söyleyen) veya 'cesûr' kelimeleri örnek gösterilebilir.
İsm-i Mensûb
— Kelimenin belirttiği vasfın herhangi bir yere, topluluğa veya kavrama ait olduğunu ve nispet edildiğini gösteren aitlik sıfatıdır. Kelime sonuna uzun 'î' sesi getirilerek yapılır; metindeki 'ilmî' veya 'Üsküdarî' kelimeleri tipik örnekleridir.
İsm-i Mekân
— Türedikleri fiilin gerçekleştirildiği, eylemin yapıldığı coğrafi yeri veya mekânı bildiren isim grubudur. Mef'al, mef'il ve mef'ale vezinleriyle elde edilir; metindeki 'mesken' (ev) veya 'mescid' kelimeleri mekân ismi teşkil eder.
İsm-i Zamân
— Fiilin gerçekleştiği zaman dilimini, vaktini gösteren kelimelerdir. İsm-i mekân ile aynı vezinleri (mef'al ve mef'il) paylaşır ve hangi anlama geldiği bağlamdan çıkarılır; metindeki 'mevlid' (doğum zamanı) buna örnektir.
İsm-i Âlet
— Bir fiilin ifade ettiği işi yapmaya vasıta olan, araç ve edevat adını bildiren ve sadece geçişli mastarlardan türetilen isimlerdir. Mif'al, mif'âl ve mif'ale vezinleriyle kurulur; metindeki 'miftâh' (anahtar) veya 'mıkrâz' (makas) bu gruptadır.
İsm-i Tasgîr
— İsmin küçüklük, sevgi veya acıma hâlini bildiren küçültme isimleridir. Türkçedeki -cık/-cilik eklerinin karşılığıdır ve Arapçada fu'ayl vezniyle yapılır; metindeki 'ubeyd' (kulcağız) kelimesi tasgîr örneğidir.
Harf-i Târîf
— Arapçada kelimelerin başına getirilerek onları belirli ve bilinen bir hale getiren (ال) takısıdır. İngilizcedeki 'the' edatına benzer; gün anlamına gelen yevm kelimesinin başına gelerek 'el-yevm' şeklini alması buna örnektir.
Hurûf-ı Şemsiyye (Güneş Harfleri)
— Başlarına harf-i târîf (el takısı) geldiğinde lam harfini okutmayarak kendilerine benzeştiren, yani leri yutan harfler grubudur. Metinde verilen 'Şems' kelimesinin 'eş-şems' olarak okunması bu kurala dayanır.
Hurûf-ı Kameriyye (Ay Harfleri)
— Başlarına harf-i târîf geldiğinde lam harfinin okunuşunu değiştirmeyen ve net bir şekilde seslendirilmesine izin veren harflerdir. Metindeki 'el-vatan' veya 'el-mülk' kelimelerinde olduğu gibi lam harfi net okunur.
Muzâf ve Muzâfun İleyh
— Arapça isim tamlamalarındaki unsurlardır; önce tamlanan (muzâf) gelir ve son harfi genellikle ötrelidir, ardından tamlayan (muzâfun ileyh) gelir ve başında harf-i târîf bulunur. 'Nûrü'ş-şems' (güneş ışığı) tamlaması bu yapıyı temsil eder.
İ'lâl
— Zayıf harf (illet harfleri olan vav, ye, elif) içeren köklerin vezinlere uygulanması sırasında ses ve harf değişimine uğraması kuralıdır. İsm-i tafdîl veya ism-i âlet yapımında 'mî'al' veya 'akvâ' örneklerinde görüldüğü gibi harf dönüşümlerini kapsar.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Arapça Sıfatlar ve İsimler
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım