Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Tarih Lisans Programı » Osmanlı Türkçesi Metinleri 1
← Ünite 4
Osmanlı Türkçesi Metinleri 1

Ünite 4: Metin Okuma ve Anlama: Matbu Metinler-IV

Metin Okuma ve Anlama: Matbu Metinler-IV - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 152
Hasan Kapudan'ın Yılan Adası Maceraları
Elli senesi başlarında Karadeniz'de görevli Donanma-yı Hümâyûn kancabaşları kaptanlarından Hasan Kapudan, Akkirman yolunda yakalandığı fırtına sonucu Süne Boğazı yakınlarında iki buçuk mil çevresindeki Yılan Adası'na sığınmış ve burada 7 aya yakın ölüm kalım savaşı vermiştir.
Yılan Adası'nda Hayatta Kalma Mücadelesi
Adada mahsur kalan yirmi beş kişiden yiyecekleri tükenince, bitkileri ve ardından mağaralardaki yılanlar ile büyük ayı balıklarını avlayarak hayatta kalmaya çalışmışlar, açlık doruğa ulaştığında ise dinî zaruret kaidelerine dayanarak vefat eden arkadaşlarının etlerini yemek zorunda kalmışlardır.
Avusturya (Nemçe) Taht Krizi
Avusturya çâsârının erkek evlat bırakmadan vefat etmesi üzerine devlet erkânı kızı çâsâriçe (kraliçe) seçmiş, ancak yedi-dokuz hersekten oluşan bu federatif yapıda erkek egemen geleneklerin bozulması büyük bir siyasi ihtilale ve kargaşaya zemin hazırlamıştır.
İngiltere ve Fransa Arasındaki Akdeniz Savaşları
Fransa'nın Avusturya'daki taht karışıklığından faydalanarak topraklarını genişletmek istemesi ve İngiltere'nin buna karşı çıkması üzerine iki devlet arasındaki dostluk savaşa dönüşmüş; çatışmalar Osmanlı denetimindeki Akdeniz sularına kadar sıçramıştır.

Anahtar Kavramlar

KancabaşOsmanlı donanmasında kullanılan bir tür hafif savaş ve nakliye gemisidir. Subhî Tarihi metninde Hasan Kapudan ve mürettebatının bindiği deniz taşıtı olarak geçer.
Med ve CezrDeniz sularının yer çekimi etkisiyle periyodik olarak alçalıp yükselmesi olayına (gelgit) denir. Metinde adanın kıyısındaki taşlık yapıyla birlikte gemilerin yanaşmasını zorlaştıran bir unsur olarak zikredilmiştir.
Ez-zarûrâtü tubîhü’l-mahzûrâtİslam hukuku kaidesi olup 'Zaruretler, yasak ve mahzurlu olan şeyleri mübah kılar' anlamına gelir. Metinde adada mahsur kalan denizcilerin hayatta kalabilmek için çaresizlikten vefat edenlerin etlerini yemek zorunda kalmasını açıklamak için kullanılmıştır.
Çâsâr (Kayzer / İmparator)Avusturya (Nemçe) imparatorlarına verilen unvandır. Metinde Nemçe tahtına oturan hükümdarların unvanı olarak belirtilir.
HersekAvusturya (Nemçe) devletini oluşturan özerk eyaletlerin yöneticilerine ve bu eyaletlerin kendilerine verilen isimdir. Toplam dokuz adet hükûmetten oluştuğu ifade edilmiştir.
İslâh-ı Zâtü’l-beynİki taraf veya devlet arasındaki soğukluğu, kırgınlığı veya düşmanlığı gidererek barışı ve dostluğu yeniden tesis etme anlamına gelen diplomatik bir terimdir.
BaylosVenedik Cumhuriyeti'nin İstanbul'da bulundurduğu ve elçilik görevini yürüten diplomatik temsilcilere verilen unvandır.
Kapı KethüdâsıOsmanlı başkentinde yabancı devletlerin veya eyalet yöneticilerinin işlerini takip etmek üzere bulundurdukları temsilci veya kâhyadır.
Medeniyyü’t-tab‘İnsanın yaradılışı gereği şehirli, toplum halinde ve medeni yaşama eğiliminde olan bir varlık olduğunu ifade eden felsefi bir kavramdır.
Sinn-i NemâBir bireyin veya devletin yaşam döngüsündeki büyüme, gelişme ve serpılme çağı anlamına gelir.
Sinn-i VukūfHayatın veya devletlerin gelişim sürecinde olgunluk, duraklanma ve denge dönemi demektir.
Sinn-i İnhitâtCanlıların veya devletlerin yaşlanma, gerileme ve çöküş dönemini ifade eden kavramdır.
Hükûmet-i MutlakaSiyasi yetkilerin ve yönetim gücünün hiçbir kayıt veya meclis sınırlaması olmaksızın tek bir hükümdarın elinde bulunduğu mutlakiyet rejimidir.
Hükûmet-i MeşrûtaHükümdarın yetkilerinin bir millet meclisi veya anayasa ile sınırlandığı, halkın da yönetime katıldığı rejim türüdür.
Hükûmet-i CumhûriyyDevlet başkanının irsi olarak değil, halkın oylarıyla belirli bir süre için seçildiği yönetim biçimidir.
Cem‘-i MükesserArapça kelimelerde tekil kelimenin kök harflerinin değişmesiyle kurulan kural dışı (düzensiz) çoğul şeklidir; örneğin 'esbâb' veya 'emvâc' gibi.
Sülâsî Mücerred MasdarAsıl kökü üç harften oluşan ve ek almamış yalın fiil köklerini veya isim fiilleri ifade eden Arapça dilbilgisi terimidir.
Mezîdünfîh MasdarSülâsî (üç harfli) köklere ek harfler getirilerek türetilen ve anlamı genişletilen Arapça türemiş masdar kalıplarıdır.
İsm-i MekânArapça dilbilgisinde eylemin gerçekleştiği yeri bildiren, genellikle 'mef'al' veya 'mef'il' vezninde türetilen kelimelerdir (Örn: Mahal, Medfen).
İsm-i FâilFiili gerçekleştiren, işi yapan kişiyi veya özneyi bildiren türemiş kelimedir (Örn: Hâkim, Zâbit, Kâbil).
İsm-i Mef‘ûlEylemden etkilenen nesneyi veya edilgen durumu bildiren kelime kalıbıdır (Örn: Mezbûr, Merkūm, Mesdûd).
TesniyeArapça dilbilgisinde iki adet varlığı veya nesneyi bildiren ikilik çoğul ekidir (Örn: Tarafeyn).
Sıfat-ı MüşebbeheVarlıkların kalıcı ve kalıtsal niteliklerini belirten, ism-i faile benzeyen sıfat türüdür (Örn: Hakîr, Karîb).
Mimli MasdarBaşında fazladan 'mim' harfi bulunan ve masdar anlamı taşıyan kelime kalıbıdır (Örn: Meşakkat, Merhamet).
Cem‘-i MüennesArapça kelimelerin sonuna '-ât' eki getirilerek yapılan düzenli dişil çoğul şeklidir (Örn: Me’kûlât, Nebâtât).

Diğer Önemli Bilgiler

Osmanlı Devleti'nin Arabuluculuk Girişimi

Avrupa devletleri arasındaki savaşlar yüzünden tüccar gemilerinin İstanbul'a ve İslam iskelelerine gelip gidememesi, çuka gibi malların kıtlığına ve gümrük gelirlerinin azalmasına yol açınca, Osmanlı sadrazamlığı Avrupalı devletlerin başgenerallerine barış mektupları göndermiştir.

Tersane-i Âmire'deki Diplomatik Görüşmeler

Sadrazam, Muharrem ayında sahil saraylarını ve Tersâne-i Âmire'yi ziyaret ettiği sırada İstanbul'da bulunan Fransa, Venedik, İsveç elçilerini, Nemçe ve Moskov kapı kethüdalarını davet ederek barış mektuplarını bizzat teslim etmiş ve sözlü müzakerelerde bulunmuştur.

Hatîb-i Bağdâdî ve Sahte Cizye Senedi

Abbasî Halifesi Kā’im bi-Emrillâh döneminde Hayber Yahudileri Hazret-i Ali'nin imzasını taşıdığını iddia ettikleri sahte bir cizye muafiyeti senedi getirmiş, müverrih Hatîb-i Bağdâdî şahitlerin ölüm ve İslamiyet'e giriş tarihlerindeki tutarsızlıkları bularak senedin sahteliğini kanıtlamıştır.

Fransa'da Rejim Değişiklikleri

Fransa, mutlak monarşi iken ihtilalle cumhuriyete dönmüş, ardından Napolyon Bonaparte'ın imparatorluğuyla yeniden mutlakiyete evrilmiş; 1265 senesindeki ihtilalle tekrar cumhur olup Luyi Napolyon'u dört yıllığına cumhurbaşkanı seçmişlerdir.

Fransa İhtilali Sonrası Aşırı Akımlar

1265 Fransa ihtilali sırasında bazı radikal gruplar mülkiyet ve evlilik hukukunu inkâr ederek herkesin her hususta mutlak eşit olması gerektiğini savunmuş, bu aşırılıklar halkın ve aydınların ürkmesine ve yeniden imparatorluğa yönelmesine yol açmıştır.

İslam Hilafeti ve Siyasi Yapısı

İslam hükûmeti hilafet ve saltanatı şahsında birleştirdiği, padişah da şeriatin koruyucusu ve saltanatın can vericisi olduğu için Abbasî dönemindeki geçici bölünmeler dışında genel olarak Avrupa'daki parçalanma ve çatırtılardan uzak kalmıştır.

Tarih-i Cevdet'in Başlangıç Tarihi

Ahmed Cevdet Paşa'nın eseri olan Târîh-i Cevdet'in mebde'i (başlangıcı) 1288 hicri senesi olup, bu tarih Osmanlı Devleti için olayların renginin değiştiği bir dönüm noktası (hadd-i fâsıl) kabul edilmiştir.

İngiltere'nin Çift Meclisli Yönetim Sistemi

İngiltere'de halkın her kazadan seçerek başkente gönderdiği mebuslardan oluşan bir millet meclisi ile soyluların yer aldığı zâdegân meclisi bulunmakta, önemli kanunlar bu parlamentoda görüşülüp kralın onayıyla yürürlüğe konulmaktadır.

Yılan Adası'nda Kurtuluş Anı

Yılan Adası'nda 7 aya yakın süre boyunca açlık, hastalık ve ayı balığı saldırılarıyla boğuşarak hayatta kalan son dört kişi (Murtaza Ağa, Hüseyin Mirzâ, bir hizmetçi ve Hüseyin Kaptan), adaya yaklaşan bir gemiyi fark edip ateş yakarak kurtarılmışlardır.

Subhî Târîhi'nin Yazarı ve Kaynağı

Subhî Mehmed Efendi tarafından kaleme alınan Subhî Târîhi, Sâmî ve Şâkir tarihleriyle birlikte basılmış olup, 18. yüzyıl başlarındaki Osmanlı denizcilik ve askerlik tarihine ışık tutan önemli matbu metinlerdendir.

İzzî Tarihi Eserinin Niteliği

İzzî Süleyman Efendi tarafından 1199 yılında yazılan İzzî Tarihi, dönemin uluslararası ilişkilerini, Avrupa'daki taht kavgalarını ve Osmanlı diplomasisinin barışçıl çabalarını gözler önüne seren temel bir Osmanlı Türkçesi kaynağıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Arapça çoğul kalıplarından 'cem‘-i mükesser' (kırık çoğul) ile düzensiz ek alan kelimeleri karıştırmayın; 'esbâb', 'emvâc', 'cibâl' gibi kelimelerin kırık çoğul olduğunu unutmayın.
  • İsm-i fâil (işi yapan özne) ile ism-i mef‘ûl (işten etkilenen nesne) kalıplarını ayırt ederken vezinlere dikkat edin; 'hâkim, zâbit' ism-i fâil iken, 'mezbûr, merkūm, mesdûd' ism-i mef‘ûldür.
  • Metinlerde geçen yabancı unvan ve terimlere (çâsâr, baylos, katoğıkos, kancabaş) dikkat edin; sınavda bu kavramların hangi kurum veya kişilere ait olduğu sıkça sorulmaktadır.
  • Zarûretler mahzurlu şeyleri mübah kılar ('Ez-zarûrâtü tubîhü’l-mahzûrât') kaidesinin Subhî Tarihi'nde hangi olağanüstü olay (yiyecek kalmayınca vefat edenlerin etinin yenilmesi) için kullanıldığını unutmayın.
  • Ahmed Cevdet Paşa'nın Târîh-i Cevdet adlı eserinde tarih ilminin önemini vurgulayan 'es-sa‛îdü men et‛aza bi-gayrihî' sözünün 'başkasından ders alan kişi mutuludur' anlamına geldiğini iyi kavrayın.
  • Hükûmet türlerinin tasnifinde İngiltere'nin 'meşrûta-i hasebiyye' (soylular sınıfının bulunduğu meşrutiyet), Rusya'nın ise 'hükûmet-i mutlaka' kategorisinde yer aldığını karıştırmayın.