Bugün Harezm Altın Ordu Türkçesinin dil özelliklerini konuşacağız, öncelikle ünsüz sisteminden başlayalım. Bu dönemin ünsüz yapısı genel olarak Karahanlı Türkçesiyle aynı ama dilde bazı değişim süreçleri de açıkça görülüyor. Mesela eskiden kullanılan bazı sesler zamanla bugünkü standart seslere dönüşmüş durumda. Kelime başındaki y sesinin kullanımı o dönemde oldukça baskın, bunu yırak, yip veya yulduz gibi örneklerde net bir şekilde görebiliyoruz. Ünsüz uyumuna baktığımızda ise biraz sınırlı bir tabloyla karşılaşıyoruz çünkü köklerdeki ünsüzler genellikle eski hallerini koruyor. Ancak eklere geldiğimizde işler biraz değişiyor, bazı eklerde uyum görülürken bazılarında hiç aranmıyor, bu da bize dilin ne kadar geçişken bir dönemde olduğunu gösteriyor. Ses olaylarına ve ünsüz değişmelerine göz atacak olursak kelime başındaki k ve t sesleri genellikle korunuyor ama bazen iç seslerde yumuşamalar olabiliyor. Sızıcılaşma ve tonsuzlaşma olayları da dilin fonetik evriminde oldukça önemli yer tutuyor. Mesela z sesinin s'ye döndüğünü ya da b'nin v'ye, ç'nin ş'ye dönüştüğü pek çok örnek bulabiliyoruz. Hatta kelime başında genizsilleşme olayları bile var, men veya min gibi kelimeler bunun en güzel kanıtı. Şimdi biraz da kelimelerin çekim eklerine geçelim. İsim çekiminde çokluk ekimiz bildiğimiz -lar -ler şeklinde ilerliyor. İyelik ekleri şahıslara göre gayet düzenli ama hal ekleri gerçekten çok zengin bir görünüm sunuyor. İlgi halinden yönelmeye, bulunmadan ayrılmaya kadar pek çok farklı eki metinlerde görebiliyoruz. Üstelik yönelme halindeyken araya zamir n'si girmesi gibi çok karakteristik ses olayları da karşımıza çıkıyor. Fiil çekimlerine geldiğimizde işin içine hem şahıs zamiri kökenli ekler hem de iyelik kökenli ekler giriyor. Geniş zaman, görülen ve anlatılan geçmiş zaman ile gelecek zaman ekleri oldukça zengin kalıplarla çekimleniyor. Emir kipinin ve dilek şart kiplerinin de kendi içinde gayet düzenli kuralları var. Tabii bu zamanların bir de hikâye ve rivayet gibi birleşik çekimleri var ki, erdi veya ermiş kelimeleriyle kurulan bu yapılar dili oldukça akıcı kılıyor. Ek-fiil kullanımında ise ister şahıs zamirleriyle ister tur- ve er- fiilleriyle yapılan olumlu ve olumsuz çekimleri rahatça görebiliyoruz. Fiilimsilere gelince sıfat-fiiller ve zarf-fiiller bakımından adeta bir zenginlik dönemi yaşıyoruz çünkü çok geniş bir ek kadrosu faal olarak kullanılıyor. Son olarak yapım eklerine ve kelime hazinesine bakalım. İsimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapan ekler son derece sistematik bir şekilde işliyor. Söz varlığının en heyecan verici tarafı ise diğer dönemlerde hiç geçmeyen ya da çok nadir görülen yepyeni kelimeleri barındırması. Ayrıca aynı kelimenin hem eski halinin hem de değişmiş yeni halinin yan yana kullanılabilmesi, dönemin dil profilini anlamamız için bize çok değerli ipuçları veriyor.