Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» 16. Yüzyıl Türk Edebiyatı
← Ünite 2
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Azeri ve Çağatay Sahası Türk Edebiyatı
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ünite 2: Azeri ve Çağatay Sahası Türk Edebiyatı — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 3
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Patronaj
Nazire
Dehname
Cönk ve Mecmua
Erbaîn Çıkarmak
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Kelime anlamı olarak 'on mektup' demektir. Âşık ile sevgilinin mektuplaşmalarını konu edinen mesnevi türündeki eserlerdir; Şah İsmail Hatayî’nin Dehname’si Azeri sahasındaki ilk örnektir.
Eski Türk edebiyatında ve halk edebiyatında şiirlerin, manzumelerin ve halk hikayelerinin kaydedildiği el yazması defterlerdir. Hatayî mahlaslı şiirlerin önemli bir kısmı bu cönk ve mecmualar vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır.
Tasavvufta dervişlerin tenha ve ıssız bir yere çekilip kırk gün kırk gece çetin bir perhiz, nefis terbiyesi ve az ibadet döneminden geçmeleridir. İbrahim Gülşenî Kudüs’te bu uygulamayı gerçekleştirmiştir.
Sanatçı ve edebiyatçıların hükümdarlar, devlet adamları veya zenginler tarafından maddi ve manevi olarak korunması, desteklenmesi sistemidir. Şah İsmail ve Uzun Hasan gibi liderler, çevrelerindeki şair ve dervişleri himaye ederek bu geleneğin en önemli uygulayıcıları olmuşlardır.
Bir şairin başka bir şaire ait bir şiirin ölçüsünü, kafiyesini ve redifini taklit ederek yazdığı benzer nitelikteki şiirdir. Şah İsmail’in Şeyhî, Ahmet Paşa ve Karamanlı Nizamî’ye nazireler yazması Osmanlı şiirine olan ilgisini gösterir.
Patronaj
— Sanatçı ve edebiyatçıların hükümdarlar, devlet adamları veya zenginler tarafından maddi ve manevi olarak korunması, desteklenmesi sistemidir. Şah İsmail ve Uzun Hasan gibi liderler, çevrelerindeki şair ve dervişleri himaye ederek bu geleneğin en önemli uygulayıcıları olmuşlardır.
Nazire
— Bir şairin başka bir şaire ait bir şiirin ölçüsünü, kafiyesini ve redifini taklit ederek yazdığı benzer nitelikteki şiirdir. Şah İsmail’in Şeyhî, Ahmet Paşa ve Karamanlı Nizamî’ye nazireler yazması Osmanlı şiirine olan ilgisini gösterir.
Dehname
— Kelime anlamı olarak 'on mektup' demektir. Âşık ile sevgilinin mektuplaşmalarını konu edinen mesnevi türündeki eserlerdir; Şah İsmail Hatayî’nin Dehname’si Azeri sahasındaki ilk örnektir.
Cönk ve Mecmua
— Eski Türk edebiyatında ve halk edebiyatında şiirlerin, manzumelerin ve halk hikayelerinin kaydedildiği el yazması defterlerdir. Hatayî mahlaslı şiirlerin önemli bir kısmı bu cönk ve mecmualar vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır.
Erbaîn Çıkarmak
— Tasavvufta dervişlerin tenha ve ıssız bir yere çekilip kırk gün kırk gece çetin bir perhiz, nefis terbiyesi ve az ibadet döneminden geçmeleridir. İbrahim Gülşenî Kudüs’te bu uygulamayı gerçekleştirmiştir.
Tapuğ
— Tanrı aşkını konu edinen, Tanrıyı övmek ve ona yalvarmak için yazılıp özel bir ezgiyle söylenen ilahilerdir. Gülşenî tarikatında ilahilere tapuğ adı verilmiştir.
Hüma Kuşu (Hümay)
— Divan edebiyatında cennet kuşu, devlet kuşu veya baht kuşu olarak anılan mitolojik bir kuştur. Gölgesinin kimin başına düşerse o kişinin padişah veya mutlu olacağına inanılır; Hatayî ve Babür şiirlerinde sıkça geçer.
Bezm-i Ezel (Elest Bezmi)
— Allah’ın evrende hiçbir şey yokken ruhlar âlemini yaratıp 'Ben sizin Rabbiniz değilimiyim?' diye sorduğu ve ruhların 'Kâlû bela (Evet)' diye cevap verdiği meclistir. Divan şairleri bu meclise sık sık telmihte bulunurlar.
Hatt-ı Babürî
— Babür Şah tarafından Uygur harfleri ve stili ile Arap harflerinin birleştirilmesiyle geliştirilen özel bir yazı çeşididir.
Sebk-i Hindî
— XVII. yüzyıldan itibaren Hindistan’daki Türk saraylarında (Babürlüler) mayalanan, anlamın derinleştiği, hayal dünyasının genişlediği ve ağır bir üslubun benimsendiği divan şiiri akımıdır.
Hurufilik
— Fazlullah-ı Astarâbî tarafından kurulmuş olan, harflerin gizli anlamlarına ve sayısal değerlerine (ebcet) dayanan bir batıni tasavvuf akımıdır; Nesimî ve Hatayî gibi şairleri etkilemiştir.
Aruz Risâlesi
— Ali Şir Nevayî ve Babür Şah gibi Çağatay sahası şairlerinin aruz vezinlerini ve nazım biçimlerini kuramsal olarak inceleyip Türkçe ve Farsça örnekler verdikleri eserlerdir.
Mübeyyen
— Babür Şah’ın çocukları Hümayun ve Kâmrân’a Hanefi fıkhı kurallarını öğretmek amacıyla mesnevi biçiminde yazdığı didaktik eseridir.
Sekt-i Melih
— Aruz vezninde kulak tırmalamayan, aksine ahenge ve müziğe katkı sağlayan vezin kırılması veya zühal durumudur; Hatayî’nin Dehname’sinde görülür.
Gülşenîlik
— İbrahim Gülşenî tarafından Halvetîliğe Mevlevîlik yorumu katılarak oluşturulan, Tebriz’den Kahire’ye ve Anadolu’ya kadar yayılan bir tasavvufi yoldur.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Azeri ve Çağatay Sahası Türk Edebiyatı
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım