Bu Ünitede Neler Öğrendik?myders hazırladı
Bu bölümde, on altıncı yüzyılda Anadolu sahasının dışında kalan Azeri ve Çağatay sahalarındaki parlak Türk edebiyatı gelişmeleri ele alınmıştır. Safevi, Timurlu ve Babürlü saraylarının himayesinde gelişen bu edebî faaliyetler, dönemin siyasî ve kültürel dinamikleriyle şekillenmiştir. Azeri sahası, Şah İsmail Hatayî ve İbrahim Gülşenî gibi hem tasavvufi hem de siyasî gücü elinde bulunduran figürlerin etrafında şekillenirken; Çağatay sahası, Ali Şir Nevayî'nin açtığı yolda Şeybaniler ve Babürlüler döneminde ikinci parlak devrini yaşamıştır.
Ünitede ilk olarak Safevi Devleti'nin kurucusu Şah İsmail Hatayî'nin hayatı, Çaldıran yenilgisi sonrasındaki süreci ve edebî kişiliği incelenmiştir. Hatayî mahlasıyla yazan şairin Türkçe Divanı, mesnevi türündeki Dehname ve dinî-tasavvufi öğütler içeren Nasihatname adlı eserleri tanıtılmıştır. Ardından, Gülşenîlik tarikatını kuran ve üç dilde eser veren İbrahim Gülşenî'nin hayatı, Türkçe Divanı, Pendname, Razname, Kıdemname, Çobanname ve Mevlânâ'nın eserine nazire olarak yazdığı Farsça Manevî adlı eseri üzerinde durulmuştur.
Son olarak, Çağatay sahasının en büyük temsilcilerinden Babür Şah'ın hayatı ve edebî mirası açıklanmıştır. Babür Şah'ın icat ettiği Hatt-ı Babürî yazısı ile dünya edebiyatında hatıra türünün en önemli örneklerinden biri olan Babürname eseri değerlendirilmiştir. Ayrıca sanatçının Babür Divanı, Aruz Risâlesi, Mübeyyen ve Risale-i Validiyye gibi diğer önemli eserleri de ünite kapsamında aktarılan temel konular arasındadır.
