Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» 16. Yüzyıl Türk Edebiyatı
← Ünite 4
Paylaş
←
Ünite 3 Eşleştirme
Ünite 4
Klasik Dönem Divan Şairleri-1
Ünite 5 Eşleştirme
→
Ünite 4: Klasik Dönem Divan Şairleri-1 — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 4
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Hercâyî
Fasl-ı Hazân
Andelîb
Hâr
Câize
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Bülbül demektir. Divan şiirinde dertli, sürekli feryat eden ve güle olan tutkusuyla bilinen âşık tipinin sembolik karşılığıdır.
Diken demektir. Divan şiirinde genellikle sevgilinin etrafında bulunan ve âşığı inciten rakip figürünü simgelemek için kullanılır.
Osmanlı döneminde şairlerin devlet büyüklerine (padişah, vezir) sundukları kaside ve şiirler karşılığında aldıkları para, kumaş veya çeşitli hediye türüdür; günümüzdeki telif ücreti veya sosyal güvence işlevi görür.
Kararsız, sevgide sebatsız, bir o güzele bir bu güzele meyleden kimse demektir. Divan şiirinde genellikle cefakar sevgilileri veya Hayalî ve Zatî örneklerinde olduğu gibi kontroledilmesi gereken aklı nitelemek için kullanılır.
Sonbahar, güz mevsimi anlamına gelir. Divan şiirinde bitkilerin sararıp solması, doğanın canını kaybetmesi bağlamında âşığın beniz sarılığı ve ayrılık acısıyla ilişkilendirilir.
Hercâyî
— Kararsız, sevgide sebatsız, bir o güzele bir bu güzele meyleden kimse demektir. Divan şiirinde genellikle cefakar sevgilileri veya Hayalî ve Zatî örneklerinde olduğu gibi kontroledilmesi gereken aklı nitelemek için kullanılır.
Fasl-ı Hazân
— Sonbahar, güz mevsimi anlamına gelir. Divan şiirinde bitkilerin sararıp solması, doğanın canını kaybetmesi bağlamında âşığın beniz sarılığı ve ayrılık acısıyla ilişkilendirilir.
Andelîb
— Bülbül demektir. Divan şiirinde dertli, sürekli feryat eden ve güle olan tutkusuyla bilinen âşık tipinin sembolik karşılığıdır.
Hâr
— Diken demektir. Divan şiirinde genellikle sevgilinin etrafında bulunan ve âşığı inciten rakip figürünü simgelemek için kullanılır.
Câize
— Osmanlı döneminde şairlerin devlet büyüklerine (padişah, vezir) sundukları kaside ve şiirler karşılığında aldıkları para, kumaş veya çeşitli hediye türüdür; günümüzdeki telif ücreti veya sosyal güvence işlevi görür.
Muamma
— Anlamı gizli, güç anlaşılır manzum bilmecedir. Edebiyatta genellikle bir insan adının çözüleceği şekilde harflerin biçimsel veya sayısal özelliklerine dayanılarak yazılır.
Melâmet
— Kınanma, ayıplanma anlamına gelir. Tasavvufi bir terim olarak dervişin dış dünyanın kınamalarına kulak asmadan, rikatsiz ve sadece Hak ile olma halini, melâmet mülkünün sultanı ise bu yolu seçen âşığı ifade eder.
Tuğ ve Otağ
— Tuğ, at teli bağlanmış ucu yaldızlı mızrak; otağ ise padişah çadırıdır. Hayalî bir beytinde saçlarını tuğa, yaralarını ise otağa benzeterek melâmet mülkünün sultanı olduğunu vurgulamıştır.
Sidre (Sidretü'l-Münteha)
— İnsan bilgisinin ve idrakinin ulaştığı son sınır, arştaki kutsal ağaçtır. Divan şiirinde Miraç hadisesine ve ilahi mertebelere gönderme yapmak için kullanılır.
İbn-i Vakt
— Anı yaşayan, geleceğin kaygısıyla bugünü zehir etmeyen, zamana ve o anın ilahi tecellisine uyum sağlayan tasavvufi tip/derviş demektir.
Harâbât
— Harabeler, viraneler ve tasavvufi dilde meyhaneler demektir. Zahitlerin aksine kendinden geçmiş dervişlerin, rindlerin sığındığı manevi huzur mekânını ifade eder.
Zâhid
— Takva sahibi, ibadete düşkün ancak kaba sofu, şekilci din adamıdır. Divan şiirinde rindi ve aşk ehlini eleştiren, aşkı ve esrikliği anlamayan tip olarak yer alır.
Şehrengiz
— Bir şehrin güzellerini, mesire yerlerini ve sosyal hayatını konu edinen manzum şehir tasvirleridir. Zatî’nin Edirne Şehrengiz’i Anadolu’daki ilk örneklerindendir.
Netayicü'l-Fünûn
— Nevî’nin kaleme aldığı, çeşitli bilim dallarından söz eden ansiklopedi niteliğindeki ünlü mensur eseridir.
Cism-i Nizâr
— Zayıflamış, arık düşmüş, çile ve aşk acısından erimiş beden demektir.
Berceste Mısra
— Anlam bakımından derin, söyleyişi kusursuz ve hafızalarda yer eden, dilden dile dolaşan en güzel mısra demektir.
Leff ü Neşr
— Bir beyirde öncelikle verilen birkaç kavram veya hususun ardından, bunlarla ilgili benzerlikleri veya karşılıkları düzenli veya düzensiz bir şekilde sıralama sanatıdır.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 3 Eşleştirme
Ünite 4
Klasik Dönem Divan Şairleri-1
Ünite 5 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım