Ünite 2: Edebiyat-ı Cedide Şiiri — Sınav Hazırlık Notları
Tevfik Fikret’in ilk şiirlerinde Muallim Naci etkisinde kaldığı, ancak olgunluk döneminde Servet-i Fünun’da bireyci ve karamsar bir çizgiye ulaştığı, 1901 sonrasında ise tamamen toplumcu/siyasal eleştiriye yöneldiği kronolojisi sınavda sıkça sorulur.
Cenap Şehabettin’in 'Elhân-ı Şitâ' şiirinin kış ve kar manzarasını işlemesi ile Halit Ziya’nın 'Mâi ve Siyah' romanı arasındaki tema benzerliğine dikkat edin.
Edebiyat-ı Cedide şairlerinin kullandığı takma adları karıştırmayın: Ali Ekrem (Ayn Nadir), Cenap Şehabettin (Dahhâk-ı Mazlûm), Hüseyin Sîret (Ömer Senih), Süleyman Nazif (İbrahim Cehdî), Hüseyin Suat (Gâve-i Zâlim).
Tevfik Fikret’in İttihat ve Terakkî’yi eleştirdiği şiirlerin ('Hân-ı Yağma', 'Doksanbeşe Doğru', 'Revzen-i Mahlû') II. Abdülhamit’e karşı yazdığı 'Sis' ve 'Tarih-i Kadîm' şiirleriyle karıştırılmaması gerekir.
Fâik Âli Ozansoy’un 'Fânî Teselliler' kitabının ön sözünün Abdülhak Hâmit’in 'Makber Mukaddimesi’ne benzetildiği bilgisi sınavda ayırt edici bir detaydır.
Edebiyat-ı Cedide şairlerinin ilk dönemde 'sanat sanat için' anlayışıyla bireysel temalar (aşk, tabiat, ölüm, melâl) işlediği, 1908 Meşrutiyet’ten sonra ise 'sanat toplum için' anlayışıyla vatan, millet ve kahramanlığa yöneldiği temel ayrım unutulmamalıdır.