Moğollar döneminde yaşayan Sadi-yi Şirazi, ahlaki ve didaktik mesnevi türündeki Bostan ile manzum-mensur karışık hikayelerden oluşan Gülistan eserleriyle dünya çapında şöhret kazanmıştır.
Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara'nın Herat'taki sarayında Cami, Ali Şir Nevai, Behzad ve Devletşah gibi isimlerin katılımıyla oluşan meclisler, edebiyat tarihine 'Herat mektebi' olarak geçmiştir.
Ahamenşler dönemine ait, I. Daryuş'un yaşamından, ulusu için yaptıklarından ve soyundan bahseden, üç dille (Pers, Elam, Babil) yazılmış en önemli çivi yazılı kaya kitabelerindendir.
Sadi-yi Şirazi'nin Bostan ve Gülistan eserleri Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuş, XVI. yüzyılda Sudi, Süruri ve Şem'î gibi bilginler tarafından şerh edilmiştir.
Fars edebiyatının 'lisanü’l-gayb' lakaplı büyük gazel şairi Hafız'ın tek eseri olan Divanı, herkesleyici kapsayıcı lirik şiirler içermesi sebebiyle yüzyıllarca fal kitabı olarak da kullanılagelmiştir.
Safeviler döneminde yetişen Muhteşem-i Kaşani, Ehlibeyt'i öven şiirleri ve özellikle Kerbela şehitleri için yazdığı mukatta ve terkib-bent nazmındaki mersiyeleriyle büyük şöhret kazanmıştır.
Timurlular döneminin son büyük mutasavvıf şairi Abdurrahman Cami, Nizami'nin Hamsesine nazire olarak Tuhfetü’l-ahrâr, Yûsuf u Züleyhâ ve Leylî vü Mecnûn gibi eserlerin bulunduğu 'Heft-evreng' adlı yedi mesnevisini yazmıştır.
Selçuklu döneminin önemli bilgin ve şairi Ömer Hayyam, dört mısra içinde felsefi inançlarını, yaşamın sırrını ve 'anı yaşamak' (epikürcü felsefe) düşüncesini işlediği rubaileriyle dünya çapında ün kazanmıştır.
Gazneliler döneminde hac dönüşü tasavvufi şiirler yazmaya başlayan Senaî-yi Gaznevî, Fars tasavvuf edebiyatının ilk tasavvufi mesnevisi kabul edilen Hadîkatu’l-hakîka'yı kaleme almıştır.
Timurlular döneminde vezirlik yapan Ali Şir Nevai, dört divanı, hamsesi ve ilmî araştırmalarıyla Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu ispatlamış ve 'Türk Rönesansı'nın öncüsü olmuştur.