Geleneksel halk kültüründe fal niyetli mâni uygulamalarının özgün bir örneğidir. Âşık Ferkî, yazdığı mânileri üzerine dizdiği ve giydiği bir peştemalla satış yaparak veya tavşan gibi hayvanlara çektirerek fal bakma geleneğini yaşatmıştır.
Göktürk kağanlarının ölümü üzerine düzenlenen yuğ törenlerinde profesyonel sığıtçıların (ağıtçıların) görev yaptığını belirten tarihî belgelerdir. Türklerde ağıt yakma geleneğinin köklerinin binlerce yıl öncesine uzandığını kanıtlar.
1960'lı yıllardan sonra Avrupa'ya giden veya Doğu Anadolu'dan göç eden kişilerin, trafik kazası gibi ani kayıplar sonrasında âşıklara para karşılığı kaset/bantlara ağıt-destanlar yaptırtıp aile içinde dinleyerek yas tutma geleneğidir.
2001 yılında yayımlanan bu eser, ninnilerin tasnifi, yapısal özellikleri ve coğrafi varyantları konusunda metne akademik temel oluşturan önemli bir çalışmadır.
2004 yılında yayımlanan bu kitap, özellikle mânilerin sosyo-kültürel bağlamlarına göre tasnif edilmesi (niyet, iş, bekçi, satıcı, mektup mânileri vb.) konusunda ünitenin ana kaynakları arasındadır.
Kaşgarlı Mahmud’un eserinde geçen 'balu balu' ifadesi, Türkçede ninniler için kullanılan bilinen en eski tarihî kayıttır ve XI. yüzyıla dayanır.
Âşıklık geleneğinin şehirlerde zayıflamasıyla birlikte tulumbacılara istinaden ortaya çıkan, müşterilerin cinaslı mâniler atışarak eğlendiği geleneksel kahvehanelerdir.
Doğu Karadeniz bölgesinde iki grubun veya kişinin karşılıklı soru-cevap ve atışma şeklinde icra ettiği türkülere (atma türküler) verilen yöresel ad.
Ölen kişinin çamaşırlarının yer aldığı bir bohçanın ortaya konularak, eşyalardan hareketle ölenin övülmesi ve feryat edilmesi şeklinde düzenlenen geleneksel yas töreni uygulaması.
XIX. yüzyılın yarısından itibaren A4 kağıdı büyüklüğünde basılarak halka satılan, genellikle sansasyonel olayları ve ağıt-destanları içeren yazılı kültür ürünleridir.
Mânilerin toplumdaki işlevlerini, sevgi bağlarını, törenlerdeki rollerini ve yayılım mekanizmalarını inceleyen klasikleşmiş inceleme kitabı.