İnfografik
← Ünite 1
Halk Edebiyatına Giriş 2

Ünite 1: Halk Edebiyatında Söylemelik Türler: Türküler, Ağıtlar, Ninniler ve Mâniler

Alp Er Tunga Sagusu
Türk kültür tarihinin en eski yazılı yas örneklerinden biridir ve Dîvânu Lugâti’t-Türk’te yer alır. Sakra Türklerinin hükümdarı Alp Er Tunga'nın ölümü üzerine söylenen bu sagu, İslâmiyet öncesi yuğ törenlerinin ve ağıt geleneğinin en somut kanıtıdır.
Hikmet Dizdaroğlu'nun 'Halk Şiirinde Türler' Eseri
1969 yılında TDK tarafından yayımlanan bu eser, Türk halk şiirindeki türkü yapıları ve sınıflandırmaları konusunda en temel akademik referans kitaplarından biridir. Ünitedeki türkü yapılarının tasnifinde bu kitaptan geniş ölçüde yararlanılmıştır.
Ayvalık'taki 'Kara Ferhat' ve 'Ak Ferhat'
1965-1985 yılları arasında Ayvalık'ta nane şekeri satarak hayatını kazanan ve halkı eğlendirmek için saatlerce mâni atışmaları yapan iki yerel sokak satıcısının adıdır. Sokak satıcılarının halk edebiyatındaki canlı icrasına somut bir örnektir.
Özkul Çobanoğlu'nun 'Âşık Tarzı Kültür Geleneği'
2000 yılında yayımlanan bu akademik çalışma, Türk halk kültüründe ağıtların dokuz farklı kategoride sınıflandırılmasını ve ağıt-destan geleneklerini ayrıntılı olarak inceleyen temel kaynaklardan biridir.

Anahtar Kavramlar

TürküSabit bir nazım şekli olmayan, geleneksel ezgileri veya besteleriyle anılan, ezgi ağırlıklı en yaygın Anonim Halk Edebiyatı türüdür. Örnek olarak 'Erzurum dağları kar ile boran' dizeleriyle başlayan ezgili metinler verilebilir.
Kavuştak (Nakarat / Bağlama)Türkülerde ve bazı ağıt/ninnilerde bentlerin sonunda tekrarlanan, hafızalarda kalıcılığı sağlayan müzikal ve yapısal bölümdür. Örneğin, türkü bentlerinin ardından yinelenen 'Aman felek hasretime kavuştur' mısrası kavuştaktır.
Usulsüz Ezgiler (Uzun Hava)Belli bir usule (ritme) bağlı kalmaksızın serbest okunan türkü ezgileridir. Bozlak, kayabaşı, maya, hoyrat ve divan gibi türleri bu gruba girer.
Usullü EzgilerBelirli bir ritmi ve ölçüsü olan, genellikle oyun havaları olarak icra edilen türkü ezgileridir. Zeybek, horon, karşılama ve oturak bu gruba örnektir.
AğıtÖlen insan, hayvan veya kaybedilen vatan toprakları için yas tutturmak ve ağlatmak amacıyla söylenen manzum veya mensur ürünlerdir. Çanakkale'de yakılan savaş ağıtları bu türün somut örneklerindendir.
YuğEski Türklerde ünlü bir kişinin ölümünden sonra düzenlenen dinsel yas törenleridir. Bu törenlerde sığıtçılar tarafından sagular söylenirdi.
Saguİslâmiyet öncesi Türk edebiyatında yuğ törenlerinde söylenen, ölünün iyiliklerini ve kahramanlıklarını anlatan şiir türüdür. Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki Alp Er Tunga sagusu en bilinen örneğidir.
NinniBebekleri emzirirken veya uyuturken anne ve yakınları tarafından tizden pese doğru söylenen özel ezgili anonim ürünlerdir. 'Uyusun da büyüsün ninni' sözleriyle biten manzumelerdir.
MâniYedi heceli, dört mısradan oluşan, aaxa düzeninde kafiyelenen Türk anonim halk şiirinin en küçük ve en yaygın nazım şeklidir. 'Bahçede hanımeli / Derdinden oldum deli' mânisi düz maniye örnektir.
Düz Mâni (Tam Mâni)Dört mısradan oluşan, yedili hece ölçüsüyle yazılan ve aaxa şeklinde kafiyelenen klasik mâni türüdür. 'Ana başa tac imiş / Her derd ilac imiş' düz manidir.
Cinaslı Mâni (Kesik Mâni)İlk mısraı yedili heceden kısa, cinasli kafiyelerin kullanıldığı ve 'adam aman' gibi hitaplarla başlayan mâni türüdür. 'Yâr dayandı / Sineme yâr dayandı' mısralarıyla kurulur.
Yedekli Mâni (Artık Mâni)Dört mısradan uzun (beş veya daha fazla mısrayla) kurulan ve cinas barındırmayan mâni çeşididir. 'Şu dağlar garip dağlar / İçinde garip ağlar' şeklinde uzatılır.
Atma Türkü (Karşılıklı Türkü)İki kişinin veya grubun karşılıklı soru-cevap, iğneleme ve şakalaşma amacıyla söyledikleri türkülerdir. Doğu Karadeniz'de 'karşı-beri' olarak adlandırılır.
BentTürkülerin asıl sözlerinin bulunduğu, kavuştaktan önceki bölümdür. Kendi aralarında uyaklanarak yapıyı oluşturur.
Varyant (Çeşitleme)Sözlü kültür ortamında kuşaktan kuşağa ve yöreden yöreye aktarılan türkülerin sözlerinde veya ezgilerinde meydana gelen değişimlerle oluşan farklı versiyonlarıdır.
Semaî Kahvesi Mânileriİstanbul'da semai kahvelerinde müşterilerin birbirleriyle cinaslı mâniler atışarak hobi haline getirdikleri eğlence ürünleridir.
İş MânileriHalı dokurken, bulgur çekerken veya tarlada çalışırken işi kolaylaştırmak ve iletişim kurmak için söylenen mânilerdir. 'Halı dokurum halı / Bitmiyor gavur malı' örnektir.
Niyet / Fal MânileriHıdrellez veya Nevruz gibi özel günlerde küplere atılan eşyalar çekilirken söylenen ve fal yorumlanan mânilerdir.
Mezartaşı MânileriMezartaşlarına kazınan, çoğunlukla ölen kişinin ağzından söylenmiş gibi düzenlenen hüzünlü ve ibret verici mânilerdir. 'Ölüm gelmiştir aha / Gerek yok aha vaha' şeklindedir.
SığıtçıEski Türklerde yuğ törenlerinde profesyonel olarak ağıt yakan, ölen kişinin erdemlerini öven kimselerdir.
MersiyeDivan şiirinde ölen önemli kişilerin ardından yazılan şiir türüdür; halk şiirindeki ağıtın divan edebiyatındaki karşılığıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Prizrenli Âşık Ferkî'nin Fal Mânileri Uygulaması

Geleneksel halk kültüründe fal niyetli mâni uygulamalarının özgün bir örneğidir. Âşık Ferkî, yazdığı mânileri üzerine dizdiği ve giydiği bir peştemalla satış yaparak veya tavşan gibi hayvanlara çektirerek fal bakma geleneğini yaşatmıştır.

Orhun Yazıtlarında Sığıtçılar

Göktürk kağanlarının ölümü üzerine düzenlenen yuğ törenlerinde profesyonel sığıtçıların (ağıtçıların) görev yaptığını belirten tarihî belgelerdir. Türklerde ağıt yakma geleneğinin köklerinin binlerce yıl öncesine uzandığını kanıtlar.

Avrupa'ya Göç Eden Türk İşçilerinin Ağıt-Destanları

1960'lı yıllardan sonra Avrupa'ya giden veya Doğu Anadolu'dan göç eden kişilerin, trafik kazası gibi ani kayıplar sonrasında âşıklara para karşılığı kaset/bantlara ağıt-destanlar yaptırtıp aile içinde dinleyerek yas tutma geleneğidir.

Şükrü Elçin'in 'Halk Edebiyatına Giriş' Eseri

2001 yılında yayımlanan bu eser, ninnilerin tasnifi, yapısal özellikleri ve coğrafi varyantları konusunda metne akademik temel oluşturan önemli bir çalışmadır.

Erman Artun'un 'Türk Halk Edebiyatına Giriş' Kitabı

2004 yılında yayımlanan bu kitap, özellikle mânilerin sosyo-kültürel bağlamlarına göre tasnif edilmesi (niyet, iş, bekçi, satıcı, mektup mânileri vb.) konusunda ünitenin ana kaynakları arasındadır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Ninni Karşılığı ('Balu Balu')

Kaşgarlı Mahmud’un eserinde geçen 'balu balu' ifadesi, Türkçede ninniler için kullanılan bilinen en eski tarihî kayıttır ve XI. yüzyıla dayanır.

İstanbul Semaî Kahveleri

Âşıklık geleneğinin şehirlerde zayıflamasıyla birlikte tulumbacılara istinaden ortaya çıkan, müşterilerin cinaslı mâniler atışarak eğlendiği geleneksel kahvehanelerdir.

Doğu Karadeniz 'Karşı-Beri' Geleneği

Doğu Karadeniz bölgesinde iki grubun veya kişinin karşılıklı soru-cevap ve atışma şeklinde icra ettiği türkülere (atma türküler) verilen yöresel ad.

Toroslar ve Çukurova'da Bohça ile Ağıt Yakma

Ölen kişinin çamaşırlarının yer aldığı bir bohçanın ortaya konularak, eşyalardan hareketle ölenin övülmesi ve feryat edilmesi şeklinde düzenlenen geleneksel yas töreni uygulaması.

Yaprak Destanlar (Yazılı Ortam Âşık Destanları)

XIX. yüzyılın yarısından itibaren A4 kağıdı büyüklüğünde basılarak halka satılan, genellikle sansasyonel olayları ve ağıt-destanları içeren yazılı kültür ürünleridir.

İlhan Başgöz'ün 'Mânilerimiz' Eseri (1957)

Mânilerin toplumdaki işlevlerini, sevgi bağlarını, törenlerdeki rollerini ve yayılım mekanizmalarını inceleyen klasikleşmiş inceleme kitabı.

Sınavda Dikkat Et

  • Türkülerin sabit bir nazım şekli yoktur; bu nedenle sınavda türküleri şekil yönünden sınırlamaya çalışan önermelere dikkat edin.
  • İslâmiyet öncesi yas törenlerinin adı 'yuğ', bu törenlerde söylenen şiirlerin adı ise 'sagu'dur; bu iki kavram sınavda sıklıkla karıştırılır.
  • Mânilerin yapılarına göre 'düz', 'cinaslı (kesik)' ve 'yedekli (artık)' olmak üzere üç gruba ayrıldığını ve cinaslı mânilerin ilk mısraının kısa olduğunu unutmayın.
  • Ninnilerin Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki karşılığının 'balu balu' olduğunu ve çoğunlukla yedili hece ölçüsüyle söylendiğini akılda tutun.
  • Türkülerde tekrarın (nakarat/kavuştak) hafızalarda kalıcı metin oluşturma ve 'biz' bilinci sağlama işlevi sınavda soru olarak gelebilir.
  • Doğu Karadeniz'deki atma türkülere 'karşı-beri' denildiğini ve cinaslı mânilerin semai kahveleriyle ilişkisini göz ardı etmeyin.
  • Ağıtların anonim olanlarının halk şiirinde, âşıklarca yazılanların ise koşma/destan biçiminde âşık şiirinde yer aldığını unutmayın.