Ünite 4: Tanzimat ve Islahat Fermanları — Önemli Kavramlar
Daimi Elçilik
Osmanlı Devleti'nin daha önce geçici (fevkalade) elçiler gönderme geleneğinden vazgeçerek Avrupa başkentlerindeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla III. Selim döneminde (1794'ten itibaren Londra, Paris, Berlin ve Viyana'da) sürekli olarak kurduğu diplomatik temsilciliklerdir.
Ayan
Anadolu ve Balkanlarda şehrin ileri gelenlerinden oluşan, devlet adına vergi toplama yetkisini elinde bulunduran ve merkezî otoritenin zayıfladığı dönemlerde yarı feodal bir güç haline gelen yerel beylerdir. Örnek olarak Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa verilebilir.
Sened-i İttifak
1808 yılında Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa ile ayanlar arasında imzalanan, devlet ile tebaa arasındaki ilk anlaşmadır. Padişahın yetkilerini kısıtlaması yönüyle İngiltere'deki Magna Carta ile karşılaştırılan bu metin, merkezi otoriteyi zayıflatan bir nitelik taşımıştır.
Şark Meselesi
İlk defa 1815 Viyana Kongresi'nde politik bir terim olarak kullanılan, yüzyılın ilk yarısında Osmanlı toprak bütünlüğünün korunmasını, ikinci yarısında ise imparatorluk topraklarının paylaşılmasını ifade eden Batılı devletlerin politika kavramıdır.
Megalo İdea
1814'te kurulan gizli Etniki Eterya örgütü tarafından ortaya atılan, Mora ve çevresinde bağımsız bir Yunan devleti kurduktan sonra İstanbul'u alarak Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmayı hedefleyen Rum milliyetçi siyasi ideolojisidir.
İltizam
Osmanlı Devleti'nde bazı vergilerin ihale yoluyla peşin olarak mültezim adı verilen kişiler tarafından toplanması sistemidir. Halk üzerinde zulüm ve haksızlıklara yol açtığı için Tanzimat ve Islahat fermanları ile kaldırılması hedeflenmiştir.
Müsedere
Osmanlı'da devlet memurlarının veya zengin kişilerin mallarına devlet tarafından el konulması uygulamasıdır. Tanzimat Fermanı ile bu haksız uygulama kaldırılarak memurların can ve mal güvenliği güvence altına alınmıştır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Gülhane Hatt-ı Hümayunu
Tanzimat Fermanı'nın okunduğu yer olan Gülhane Parkı'na izafen verilen diğer adıdır. Mustafa Reşit Paşa tarafından 3 Kasım 1839'da okunmuş olup Türk anayasal tarihinin başlangıcı kabul edilir.
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
II. Mahmut döneminde 1838 yılında kurulan, yasama ve yargı görevlerini üstlenen, Tanzimat Fermanı ile üye sayısı artırılarak kanunların görüşüldüğü ve bürokratların katıldığı üst düzey devlet meclisidir.
Millet Sistemi
Fatih Sultan Mehmet'ten itibaren uygulanan, Osmanlı yönetimi altındaki halkın din ve mezhep esaslarına göre (Ortodoks milleti, Ermeni milleti, Yahudi milleti vb.) cemaatlere ayrılarak kendi iç hukuklarını uygulamalarına ve ibadet serbestliğine sahip olmalarına dayanan idari sistemdir.
Kameralizm
18. yüzyıldan itibaren Avrupa'da gelişen, mülkiyet haklarının garanti altına alınması ve eğitimin yaygınlaştırılması gibi özellikler taşıyan, Şerif Mardin'e göre Tanzimat düzenlemelerine esin kaynağı olan millî devlete gidiş anlayışıdır.
Kırım Savaşı
1853-1856 yılları arasında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında kutsal yerler meselesi yüzünden çıkan, İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı yanında müdahil olduğu ve sonucunda Islahat Fermanı'nın ilan edildiği büyük Avrupalı çatışmasıdır.
Islahat Fermanı
Tanzimat Fermanı'nın devamı niteliğinde, Kırım Savaşı sonrasında 28 Şubat 1856'da Sadrazam Mehmet Emin Ali Paşa tarafından ilan edilen; gayrimüslimlere geniş haklar ve eşitlikler tanıyan, Paris Antlaşması'na konu olmuş reform belgesidir.
Paris Antlaşması
1856 yılında Kırım Savaşı'nı sona erdirmek için imzalanan, Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleri hukukundan yararlanacağını ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altında olacağını öngören uluslararası antlaşmadır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Şûrâ-yı Devlet
Tanzimat sonrasında kurulan, günümüzdeki Danıştay'ın görevini üstlenen, yönetimle ilgili idari ve hukuki anlaşmazlıkları çözmekle görevli yüksek yargı organıdır.
Ahkâm-ı Adliye
Tanzimat sonrasında yargı alanındaki düzenlemeler çerçevesinde günümüzdeki Yargıtay'ın görevini üstlenen, adli yargı konularını ele alarak hükme bağlayan yüksek mahkemedir.
Zihniyet İkiliği
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın vurguladığı, Tanzimat ve sonrasında Batı tarzı kurumların ve yeniliklerin ülkeye sokulmasına rağmen geleneksel toplum yapısının ve eski zihniyetin varlığını sürdürmesiyle ortaya çıkan toplumsal ve kültürel çelişkidir.