← Ünite 2
Theories Of International Relations 1

Ünite 2: Realist Theory of International Relations

Soğuk Savaş Dönemi Bipolar İstikrar Örnekleri
Kenneth Waltz, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki iki kutuplu sistemin Kore, Formosa Boğazı, Küba, Berlin ve Hint-Çin gibi farklı krizlere rağmen nükleer caydırıcılık ve büyük güçlerin baskıyı absorbe etme kapasitesi sayesinde küresel bir dünya savaşını önleyerek görece istikrar sağladığını savunur.
Berlin Duvarı'nın Yıkılması ve Realizmin Sarsılması
1990'ların başında Berlin Duvarı'nın yıkılması ve liberal ile kapitalist değerlerin zaferi, dünyada realizmin ölümünün ilan edilmesine ve Francis Fukuyama'nın tarihin sonu tezini öne sürmesine neden olan dönüm noktasıdır.
11 Eylül (9/11) Terör Saldırıları
2001 yılında ABD'de gerçekleşen 11 Eylül terör saldırıları, liberal iyimserliği ve tarihin sonu mitini sarsmış; John Mearsheimer'ın deyimiyle realizmin uluslararası ilişkiler teorisinde 'çarpan bir geri dönüş' yapmasını tetiklemiştir.
Stephen Walt'un Tehdit Dengesi Teorisi (1987)
Stephen Walt, 1987 yılında yayımladığı 'The Origins of Alliances' adlı eserinde devletlerin güç dengesine değil, coğrafi yakınlık, taarruz niyetleri ve askeri kapasitelerle ölçülen tehdit dengesine göre ittifak kurduklarını kanıtlamıştır.

Anahtar Kavramlar

Anarchy (Anarşi)Uluslararası sistemde devletlerin üstünde onları denetleyecek veya koruyacak merkezi bir otoritenin veya dünya hükümetinin bulunmaması durumudur. Realist teoriye göre anarşi, uluslararası ilişkilerde sürekli bir güvensizlik ve kendi kendine yardım (self-help) ortamı yaratır.
Bipolarity (Çift Kutupluluk)Uluslararası sistemde iki büyük süper güç ile çevresel veya üçüncü büyük aktörlerin bulunmadığı güç dağılımı yapısıdır. Kenneth Waltz, Soğuk Savaş dönemi ABD-Sovyet ilişkilerinde görüldüğü gibi bu yapının göreceli bir istikrar sağladığını savunur.
Relative Gains (Göreceli Kazançlar)Devletlerin iş birliği yaparken diğer tarafların ne kadar kazandığıyla ilgilenmesi ve kendi kazancını rakibininkile kıyaslaması durumudur. Realistler, anarşik sistemde devletlerin mutlak kazançlardan ziyade göreceli kazançlara öncelik verdiğini belirtir.
Power Optimization (Güç Optimizasyonu)Devletlerin hayatta kalmak ve güvenliği sağlamak için güçlerini maksimize etmek yerine optimize etmesi (ihtiyaç duyulduğu kadar dengeli tutması) gerektiği savunusudur. Aşırı gücün düşmanca ittifakları tetikleyebileceği varsayımına dayanır.
Defensive Realism (Savunmacı Realizm)Kenneth Waltz ve Stephen Walt gibi teorisyenlerin savunduğu, devletlerin amacının hegemonya kurmak değil, mevcut statükoyu korumak ve hayatta kalmak için yeterli güce sahip olmak olduğunu öne süren realist alt daldır.
Balance of Threat Theory (Tehdit Dengesi Teorisi)Stephen Walt tarafından geliştirilen, devletlerin salt güç dengesizliklerine değil, coğrafi yakınlık, niyet, göreceli güç ve saldırı-savunma dengesi gibi unsurlarla oluşan 'tehdit dengesizliğine' karşı ittifak kurduğunu savunan teoridir.
Offensive Realism (Taarruzi Realizm)John Mearsheimer'ın öncülüğünü yaptığı, uluslararası sistemin belirsizlik ve anarşi barındırması nedeniyle devletlerin sürekli olarak rakiplerine üstünlük sağlamaya çalıştığını ve nihai hedeflerinin bölgesel hegemonya olduğunu savunan teoridir.
Neoclassical Realism (Neoklasik Realizm)Uluslararası sistemin yapısal kısıtlamaları (maddi güç dağılımı) ile iç düzeydeki değişkenleri (lider algıları, stratejik kültür, devlet-toplum ilişkileri) birleştirerek devletlerin dış politika davranışlarını açıklayan çağdaş realist yaklaşımdır.
Intervening Variables (Müdahale Edici Değişkenler)Neoklasik realist analizde, sistemik güç baskılarının devletin dış politikasını şekillendirirken süzüldüğü iç düzey etkenleri (lider algıları, iç kurumlar ve stratejik kültür gibi) ifade eden kavramdır.
Unitary Actor (Yekpare Aktör)Devletlerin uluslararası arenada iç siyasi ayrılıklarını geride bırakarak tek bir sesle konuştuğunu ve her meselede bütünleşik bir politika izlediğini savunan realist varsayımdır.
High Politics (Yüksek Politika)Devletlerin ulusal güvenliği, askeri ve stratejik meseleleri ile hayatta kalmalarını doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan ve siyasi hiyerarşinin en üstünde yer alan politika alanıdır.
Low Politics (Düşük Politika)Sosyo-ekonomik, kültürel ve idari konuları içeren, ulusal güvenlik kadar hayati görülmeyen ve politikanın ikincil alanında yer alan konular bütünüdür.
Security Dilemma (Güvenlik İkilemi)Bir devletin kendi güvenliğini artırmak için attığı adımların (silahlanma vb.), diğer devletlerde yarattığı tehdit algısı nedeniyle onların da güvenlik önlemi almasına yol açması ve sonuçta herkesin eskisinden daha güvensiz hale gelmesi durumudur.
Bandwagoning (Kervana Katılma)Zayıf devletlerin tehdit oluşturan baskın güce karşı dengeleme yapmak yerine, onunla iş birliği yaparak kazanç elde etme veya hayatta kalma stratejisidir.
Balancing (Dengeleme)Devletlerin tehdit oluşturan veya hegemonya kurmaya çalışan güçlü bir aktöre karşı diğer devletlerle ittifak kurarak veya kendi askeri kapasitelerini artırarak güç dengelemeye çalışması stratejisidir.
Regional Hegemon (Bölgesel Hegemon)Taarruzi realizme göre devletlerin ulaşmak istediği nihai hedef olan, başka hiçbir büyük gücün kendi coğrafi bölgesinde kendisine meydan okuyamayacağı üstün güç konumudur.
Voluntarist Approach (Gönüllü Yaklaşım)Klasik realizmde güç dengesinin otomatik olarak değil, devlet adamlarının bilinçli tercihleri, diplomatik hamleleri ve kararları sonucunda insan eliyle inşa edildiğini savunan görüştür.
Homo Homini Lupus Estİnsanın insana kurt olması anlamına gelen, Hobbescu ve realist düşüncede insanın egoist doğasını ve anarşik ortamdaki güvensizlik durumunu özetleyen Latincede kullanılan temel felsefi ilkedir.
Self-Help (Kendi Kendine Yardım)Merkezi bir otoritenin bulunmadığı anarşik uluslararası sistemde devletlerin hayatta kalabilmek ve güvenliklerini koruyabilmek için başkalarına güvenmeyip kendi güç kapasitelerine dayanmak zorunda olmasıdır.
Status Quo Powers (Statüko Güçleri)Uluslararası sistemdeki mevcut güç dağılımını ve düzeni korumaya çalışan, revizyonist olmayan devletleri tanımlamak için kullanılan realist kavramdır.
Statecraft (Devlet Adamlığı / Devlet Yönetimi)Devlet adamlarının dış politika yürütürken kullandıkları beceri, bilgelik, ihtiyat (prudence) ve etik kuralların yönetimi sanatıdır; özellikle klasik realizmde büyük önem taşır.
Prudence (İhtiyat / Ölçülülük)Hans Morgenthau'nun prensiplerinde yer alan, uluslararası politikada evrensel soyut ahlaktan ziyade eylemlerin olası sonuçlarını tartarak ölçülü ve akılcı karar almayı gerektiren erdemdir.
Rogue States (Haydut Devletler)Post-Soğuk Savaş döneminde bölgesel barışa ve uluslararası güvenliğe tehdit oluşturan, uluslararası normları hiçe sayan çevre devletleri tanımlamak için kullanılan Jackson ve Sorensen kavramıdır.
Failed States (Başarısız Devletler)Merkezi hükümet otoritesini yitirmiş, kamu hizmeti veremeyen, vatandaşlarının can güvenliğini sağlayamayarak uluslararası güvenlik krizlerine yol açan devlet yapılarıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

John Mearsheimer'ın Taarruzi Realizm Tezi (2001)

Mearsheimer, 2001 tarihli 'Tragedy of Great Power Politics' kitabında büyük güçlerin statükodan memnun olmadığını, anarşik yapının onları sürekli güç aramaya ittiğini ve nihai hedeflerinin bölgesel hegemonya olduğunu savunmuştur.

Gideon Rose ve Neoklasik Realizm (1998)

Gideon Rose, 1998 yılında kaleme aldığı makalesinde 'neoklasik realizm' terimini popülerleştirerek, bu yaklaşımın hem dış hem de iç değişkenleri birleştirerek klasik realizmin içgörülerini güncellediğini ortaya koymuştur.

Post-Soğuk Savaş Döneminde Neorealizmin Açıklayamadığı Dört Sorun

Jackson ve Sorensen, neorealist lensin; ABD'nin rakipsiz süper güç olarak ortaya çıkışını, çevredeki 'haydut devlet' tehditlerini, 'başarısız devletler' ile insan haklarını koruma sorumluluğunu ve uluslararası terörizm krizlerini açıklamakta zorlandığını belirtir.

Randall Schweller'in Neoklasik Realizm Vurgusu (2003)

Randall Schweller, 2003 yılında neoklasik realizmin günümüz ve gelecekteki realist nesiller için 'kasabadaki esasen tek oyun' (only game in town) olduğunu savunarak teorinin açıklayıcı gücünü vurgulamıştır.

Ripsman, Taliaferro ve Lobell'in Dört Müdahale Edici Değişkeni

Ripsman, Taliaferro ve Lobell (2016), neoklasik realizmin dış politika analizinde kullandığı iç düzey değişkenleri; liderlerin imaj ve algıları, stratejik kültür, devlet-toplum ilişkileri ve iç kurumsal düzenlemeler olmak üzere dört başlıkta sınıflandırmıştır.

Kenneth Waltz'un 'The Stability of a Bipolar World' Makalesi

Waltz (2006), iki kutuplu bir sistemde çevre bölgelerin olmaması, krizlerin sürekli baskı yaratarak büyük savaşları önlemesi ve süper güçlerin devrimsel değişimleri absorbe etmesi gibi dört istikrar faktörünü detaylandırmıştır.

Robert Jackson ve Georg Sorensen'in Tablo Karşılaştırması

Jackson ve Sorensen (2013), klasik realizm, neorealizm ve neoklasik realizmi anarşi, devlet gücü, liderlik, devlet adamlığı ahlakı, iç toplum ve sosyal bilimsellik kriterlerine göre karşılaştırarak aralarındaki nüansları ortaya koymuştur.

Colin Dueck'in İkinci ve Üçüncü Görüntü Analizi (2009)

Colin Dueck, neoklasik realizmin iç ve dış politika arasındaki mekansal bölünmeyi ortadan kaldırarak ikinci (iç) ve üçüncü (uluslararası sistem) seviye analizler arasındaki boşluğu köprülediğini ifade etmiştir.

Behr ve Heath'in Neorealizm Eleştirisi (2009)

Behr ve Heath (2009), neorealizmin belirli akademisyenler tarafından bir uluslararası politika teorisinden ziyade bir ideoloji olarak değerlendirildiği yönündeki tartışmaları akademik incelemeye açmıştır.

John Mearsheimer'ın Avrupa'nın Geleceği Makalesi (1993)

Mearsheimer, 1993 tarihli 'Back to the Future' makalesinde süper güçlerin çekildiği multipolar (çok kutuplu) bir Avrupa'nın Soğuk Savaş dönemine kıyasla çatışmaya çok daha açık ve şiddet eğilimli olacağını savunmuştur.

Tayyar Arı'nın Uluslararası İlişkiler Teorileri Kitabı (2013)

Tayyar Arı (2013), Türkiye'deki uluslararası ilişkiler yazınında savunmacı realizm ile taarruzi realizm arasındaki ayrımları, tehdit dengesini ve devletlerin güç maximizasyonu stratejilerini detaylıca incelemiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Waltz'un yapısal realizmi ile Mearsheimer'ın taarruzi realizmini karıştırma: Waltz gücün optimize edilmesini ve savunmacı duruşu savunurken, Mearsheimer güç maksimizasyonunu ve bölgesel hegemonya hedefleyen agresif yapıyı savunur.
  • Stephen Walt'un 'tehdit dengesi' (balance of threat) kavramının salt 'güç dengesinden' (balance of power) farklı olduğunu unutma; tehdit algısında coğrafi yakınlık ve niyet gibi unsurlar da etkilidir.
  • Neoklasik realizmin en belirgin özelliğinin 'iç (domestik) ve dış (sistemik) faktörleri' birleştirdiğini, yani hem sistemik maddi gücü hem de lider algıları/iç kurumları harmanladığını her zaman hatırla.
  • Realist teoride devletlerin mutlak kazançlara değil, anarşik yapı nedeniyle her zaman göreceli kazançlara (relative gains) odaklandığını unutma.
  • Realistlerin devleti yekpare (unitary) ve rasyonel bir aktör olarak gördüğünü, uluslararası politikada askeri güvenliği (yüksek politika) merkeze yerleştirdiğini aklından çıkarma.
  • 11 Eylül (9/11) saldırılarının realizmin Soğuk Savaş sonrasındaki 'çarpan geri dönüşü' için milat olduğunu ve neorealizmin açıklayamadığı krizlerin (terörizm, başarısız devletler) neoklasik/klasik realizmle yorumlandığını bil.