Özet
← Ünite 14

Ünite 14: Biyotin (B7 Vitamini) ve Özellikleri — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Biyotin (B7 Vitamini) ve Özellikleri

Biyotin, birbiriyle kondanse olmuş bir imidazol ve bir tiyofen halkasından meydana gelmiş olan ve vücutta kritik metabolik görevler üstlenen bir B grubu vitaminidir. Bu önemli vitamin ilk olarak 1935 yılında karaciğer ekstraktlarından izole edilmiştir ve canlı organizmalarda enzimlere lizin amino asidi ile bağlanarak kovalent bir form oluşturur; bu bağlı forma biyositin adı verilmektedir.

Pirüvat karboksilaz enzimi, ATP ve biyotin varlığında vücuttaki temel karboksilasyon reaksiyonlarını katalizler. Biyotin eksikliği durumunda insanlarda dermatit, halsizlik, iştahsızlık, adale ağrıları ve ileri safhalarda bulantı ile anemi (kansızlık) gibi klinik bulgular ortaya çıkmaktadır.

Günlük yaşamda fazla miktarda çiğ yumurta tüketen kişilerde biyotin eksikliğine sıkça rastlanır. Bunun temel sebebi, yumurta akında bulunan avidin adlı proteinin biyotini güçlü bir şekilde bağlayarak bağırsaklardan emilmesini engellemesidir. Ancak yumurta pişirildiğinde avidin proteini denatüre olarak aktivitesini kaybeder ve biyotini bağlayamaz hale gelir.

2Siyanokobalamin (B12 Vitamini) Yapısı ve Fonksiyonları

Siyanokobalamin veya yaygın adıyla B12 vitamini, 1926 yılında keşfedilmiş ancak saf olarak izolasyonu ancak 1948 yılında gerçekleştirilebilmiştir. Karaciğerden kırmızı renkli kristaller şeklinde elde edilen bu bileşik, ne bitkiler ne de hayvanlar tarafından doğrudan sentezlenebilir; sadece bazı özel mikroorganizmalar tarafından üretilir ve ticari olarak bu yolla elde edilir.

B12 vitamininin yapısı iki ana kısımdan oluşur: korin halkası ve 5,6-dimetilbenzimidazol ribonükleotit. Korin halka sisteminin merkezinde bir kobalt atomu bulunur ve çevresinde 4 tane pirol halkası yer alır; bu yapı hem grubundaki porfirin halkasına oldukça benzer.

Bu vitamin, metilmalonil-CoA mutaz enziminin temel koenzimidir ve metil malonil-CoA'nın süksinil-CoA'ya çevrilmesini katalizler. Ayrıca homosistein-metiyonin ve urasil-timin dönüşümlerinde görev alır, metilfolattan metil grubunu alarak folik asidin tek karbonlu birimleri taşımasını sağlar. Absorpsiyonu için mide asidi ve intrinsik faktör adı verilen glikoprotein şarttır.

3Askorbik Asit (C Vitamini) ve Etki Mekanizmaları

C vitamini, limon suyundan 1932 yılında kristal halde izole edilmiş olan altı karbonlu basit bir yapıdır ve yapısında bir endiollakton halkası barındırır. Asit özelliği, üçüncü karbondaki enolik hidrojenin kolaylıkla verilmesinden kaynaklanır; endiol grubu çok kararsızdır ve iki hidrojen vererek kolayca dehidroaskorbik aside yükseltgenir.

Canlılardaki en önemli rolü güçlü bir indirgeyici olmasından kaynaklanır. Destek dokular için kollajen proteinlerinin yapımında doğrudan etkilidir; deride, adale ve eklem bağlarında, damar duvarında, kemik ve dişlerde bulunan kollajen dokuların sağlığı C vitaminine bağlıdır. Ayrıca tirozinin yıkılmasını, bağırsaklardan demir emilimini ve besinlerdeki folik asidin dayanıklı kalmasını sağlar.

Böbrek üstü bezlerinden salgılanan stres hormonları anında C vitamini tüketimi artar. Nitrit gibi karsinojenik maddelerin etkilerini önler, yaraların iyileşmesini hızlandırır, ağır metallerin olumsuz etkilerini engeller. Nötrofil hücrelerini ve interferon maddesini artırarak savunma sistemini güçlendirirken, histamin yapımını azaltarak alerjik reaksiyonların şiddetini düşürür.

4Yağda Çözünen Vitaminler: A Vitamini (Retinol)

A vitamini diterpen yapısında bir bileşiktir ve yapısında büyük bir hidrofobik karbon iskeleti barındırdığı için yan zincir ucundaki OH grubu molekülün suda çözünmesini sağlayamaz; bu nedenle yalnızca yağda ve apolar çözücülerde çözünür. A1 ve A2 olmak üzere iki formda bulunur ve pro-vitamin şekli yeşil, kırmızı, sarı renkli karotenlerdir.

Karotenlerin bağırsaktan absorbe olabilmesi için mutlaka safra tuzlarına ihtiyaç vardır; ardından enzimatik olarak bölünerek A vitaminine dönüşürler. Simetrik bir molekül olan beta-karotenden iki molekül retinol oluşur. Yapısındaki çift bağlar nedeniyle atmosferik oksijen ve UV ışık tarafından kolayca yükseltgenip inaktive edilebilir, ancak ısıya karşı dayanıklıdır.

Retinol, balık karaciğerinde ve diğer hayvansal kaynaklarda doymamış yağ asitleri ile esterleşmiş halde bulunur. İnsanlar tarafından tüketildiğinde pankreatik enzimler tarafından hidroliz edilir ve serbest kalan retinol hızla bağırsak mukozasına absorplanır.

5D Vitamini ve E Vitamini (Tokoferoller)

D vitamini beyaz, kristal yapılı, ısıya ve yükseltgenmeye dayanıklı bir bileşiktir; en önemlileri D2 (ergokalsiferol) ve D3 (kolekalsiferol) vitaminleridir. Kolesterol sentezi sırasında ara ürün olarak meydana gelen 7-dehidrokolesterolden UV ışık etkisiyle deride sentezlenir. Etkisi hormonlara benzer ve kalsiyum ile fosfor metabolizmalarında düzenleyici rol oynar, bağırsaklarda özel protein sentezini uyararak kemikleşmeyi sağlar.

E vitaminin farklı şekilleri genel olarak tokoferoller adını alır ve aralarından alfa-tokoferol en önemlisidir. Tokoferollerin yapısında izopren birimleri ve bir benzen ile bir piran halkasından oluşan kroman çekirdeği bulunur; farklı tokoferol türleri benzen halkasına bağlı metil gruplarının sayısı ile birbirinden ayrılır.

E vitamininin en belirgin ve hayati özelliği güçlü bir antioksidan olmasıdır. Doymamış yağ asitlerinin yükseltgenmelerini önleyerek peroksit oluşumunu engeller ve iskelet ile kalp kaslarının normal çalışması için mutlaka gereklidir.

6K Vitamini ve Kan Pıhtılaşmasındaki Rolü

K vitamini, canlılarda kanın pıhtılaşması (koagülasyon) sürecinde hayati görevler üstlendiği için bu adla anılmaktadır ve ilk kez 1939 yılında yonca bitkisinden izole edilmiştir. Farklı formları doğada bulunmakta olup lahana, ıspanak, domates gibi sebzeler ile süt, peynir, yumurta sarısı ve karaciğer gibi hayvansal gıdalarda bolca yer alır.

Yeni doğmuş bebeklerde K vitamini eksikliği görülebilmekte ve buna bağlı olarak hemorajik hastalıklar yani tehlikeli kanamalar meydana gelebilmektedir. Bebeklerdeki bu riskleri ortadan kaldırmak için hamilelik sürecinde anneye K vitamini takviyesi yapılması önerilmektedir.

K vitamini vücutta bağırsak bakterileri tarafından da sentezlendiği için saf diyete bağlı eksiklik belirtilerine normal şartlarda pek rastlanmaz. Ancak sindirim sistemindeki bazı absorpsiyon bozuklukları neticesinde eksiklik halleri ortaya çıkabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250