Özet
← Ünite 13

Ünite 13: Vitaminlerin Genel Tanımı ve Sınıflandırılması — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Vitaminlerin Genel Tanımı ve Sınıflandırılması

Hücresel metabolik reaksiyonlar için çok az miktarları yeterli olan ve eksikliklerinde çeşitli metabolik sorunlara neden olan organik bileşiklere vitamin adı verilir. Kelime anlamı 'hayat amini' olan bu maddelerin birçoğu günümüzde amin yapısında olmamasına rağmen geleneksel olarak bu isimle anılmaktadır. Diğer organik besin maddelerinden farklı olarak dokuların yapısına katılmazlar ve organizmaya doğrudan enerji sağlayamazlar.

Organizmanın bu maddeleri sentezleyememesi nedeniyle dışarıdan alınmaları zorunludur; bu yüzden eksojen maddeler olarak kabul edilirler. Bazı vitaminler besinlerde doğrudan aktif şekilde bulunurken, bazıları ise organizmada sonradan aktif hale dönüştürülen provitamin formunda yer alır.

Vitaminler çözünürlük özelliklerine göre temel olarak iki büyük sınıfa ayrılır: Suda çözünen vitaminler ve yağda çözünen vitaminler. Bu sınıflandırma, onların vücuttaki emilim, taşınma ve depolanma mekanizmalarını doğrudan belirler.

2Suda Çözünen Vitaminler: Tiyamin (B1) ve Riboflavin (B2)

Suda çözünen vitaminlerin ilk üyesi olan Tiyamin (B1 Vitamini), moleküler yapısı 1935 yılında aydınlatılmış, suda kolay çözünen beyaz ve kristal yapılı bir bileşiktir. Yapısında sübstitüe bir pirimidin halkası, sübstitüe bir tiyazol halkasına metilen köprüsüyle bağlanmıştır; ayrıca tiyaminpirofosfatın (TPP) öncül maddesidir.

Riboflavin (B2 Vitamini) ilk kez hayvansal dokular, süt ve yumurtadan elde edilmiştir. Sarı renkli, sıcaklığa dayanıklı ancak ışığa karşı oldukça hassas kristal yapıdaki bu bileşik, insanlar için önemli bir büyüme faktörüdür ve yapısında üçlü izoalloksazin halkası barındırır.

Riboflavin, flavinmononükleotit (FMN) ve flavinadenindinükleotit (FAD) adlı iki önemli koenzimin öncül maddesidir. Flavinükleotidler, redoks reaksiyonlarını katalizleyen flavoproteinlerin prostetik grubunu oluşturur ve solunum zincirinde hidrojen ile elektron taşınmasında kritik rol oynar.

3Niyasin (Nikotinik Asit - B5) ve Pantotenik Asit (B3)

Niyasinamit olarak da bilinen ve B5 vitamini kapsamında değerlendirilen Niyasin, beyaz, iğne şeklinde kristaller veren sıcaklığa dayanıklı bir bileşiktir. Organizma içinde nikotinamitadenindinükleotit (NAD+) ve nikotinamitadenindinükleotit fosfat (NADP+) koenzimlerinin yapısına girerek dehidrogenaz enzimlerine koenzimlik yapar.

Bu nükleotitler, tersinir olarak hidrojen alıp vererek proton ve elektronların molekülden moleküle taşınmasını sağlar. Niyasin noksanlığı, insanlarda pellegra adı verilen ciddi hastalığın ortaya çıkmasına yol açar.

Kükürt içeren bir büyüme faktörü olan Pantotenik Asit (B3 Vitamini), pantoik asit ile beta-alaninin amid bağıyla birleşmesinden oluşur. İnsan ve hayvan organizmasındaki en büyük önemi, çok kritik bir açil ve asetil grubu taşıyıcısı olan Koenzim A'nın (CoASH) yapısına girmesinden kaynaklanır.

4Piridoksin (B6), Folik Asit (B9) ve Lipoik Asit

Piridoksin (B6 Vitamini) bir piridin türevidir ve biyolojik olarak piridoksal ile piridoksamine dönüşebilir. Aktif koenzimleri olan piridoksal fosfat (PLP) ve piridoksamin fosfat, amino asit metabolizmasında hayati önem taşıyan tüm transaminasyon reaksiyonlarına koenzim olarak katılır.

İlk kez ıspanak yapraklarından izole edilen Folik Asit (B9 Vitamini); pteridin, p-amino benzoik asit ve glutamik asit moleküllerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Folat, tek karbon ünitelerinin (metanol, formaldehit, formik asit gibi) taşınmasını sağlayan tetrahidrofolat (THF) koenziminin öncül maddesidir.

Karaciğerden 1953 yılında izole edilen Lipoik Asit (Tioktik Asit), sekiz karbonlu basit bir yapıya sahiptir. Halkalı disülfür şeklindeki lipoik asit ile bunun indirgenmesiyle oluşan dihidrolipoik asit formları, koenzim olarak görev yaparken birbirlerine kolayca dönüşebilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250