Alman fizikçi Röntgen'in 1895 yılında X-ışınlarını keşfetmesi, kristallerin dış biçiminden iç dünyasına (kafes yapısına) geçiş yollarını açmıştır.
1915 yılında X-Ray çalışmalarının minerallerin iç yapısını incelemede kullanılması, baba-oğul iki fizikçi olan Bragg'lara prestijli bir Nobel ödülü kazandırmıştır.
Norveçli mineralog V.M.Goldschmidt, 1926 yılında yayınladığı eserinde farklı element atomlarının mineral oluşturmak üzere bir araya geliş ilkelerini açıklamıştır.
1960'lı yıllardan itibaren mineraloglar, minerallerin karmaşık iç yapılarını çok daha detaylı inceleyebilmek amacıyla elektron mikroskoplarını kullanmaya başlamışlardır.
Metinde görsel ve mekansal bağlamda devasa boyutlardaki doğal kristal oluşumlarına örnek olarak Meksika'daki dev kristal mağarasına (Giant Crystal Cave) atıfta bulunulmuştur.