Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Çocuk gelişiminde gelişim; sürekli, sıralı ve ilerleyici bir özellik gösterir. Bu özellik fiziksel büyüme ve gelişmede çok belirgin görünse de benzer durum sosyal ve psikolojik gelişim için de geçerlidir. Fiziksel gelişimde belirli bir sıra olması, gelişimin baştan ayağa (cephalo-caudal) ve merkezden dışa doğru (proksimo-distal) yönünün olması biçiminde görülür. Çocuk ilk önce başını kaldırmayı, sonra oturmayı ve yürümeyi başarır.
Büyüme, vücudumuzdaki organların boy, kilo ve hacimce artmasıdır. Her organın değişik hızlarda büyüme süreci bulunmaktadır. Çocuk büyürken dıştan görünen oranları da değişir ve bu değişikliklere iç organ ve dokuların yapısındaki gelişimler eşlik eder. Örneğin bebek doğduğunda kalp atım hızı dakikada 120 kez iken, kalbin büyümesi ve kas gücünün artmasıyla bir kerede daha çok kanı dolaşıma atabildiğinden kalp atım hızı dakikada 100'e düşer.
Gelişme ise biyolojik, sosyal, duygusal ve bilişsel alanlarda kalıtım ve çevreyle etkileşimler sonucu bireyin dünyaya uyumunu artıran sistemli ve düzenli değişimlerin bütünüdür. Olgunlaşma, fiziksel gelişimle birlikte bireyin yüksek düzey becerileri yapabilme ve çevreye daha iyi uyum yapabilir hâle gelmesidir. Olgunlaşma çevreden bağımsız, kalıtıma bağlı biyolojik değişimlerin sonucudur. Öğrenme ise bireyin çevresel etkilerle edindiği tecrübeler sonucu oluşan kalıcı izli davranış değişiklikleridir.
Hazır bulunuşluk, bir öğrenme durumunu gerçekleştirebilmek için bireyin bilişsel, sosyal, fiziksel ve duyuşsal olarak hazır olma durumudur. Kritik dönemler ise bireyin belli yaşlarda ve dönemlerde öğrenmeye daha hazırlıklı olduğu zaman dilimleridir. Bu dönemler kaçırıldığında, çocuk o davranışı başka dönemlerde kazanamaz. Örneğin bebeklik dönemi temel güven duygusunun kazanıldığı kritik dönemdir ve bebeklerin yaklaşık 12-15 ay arasında konuşmayı başarması gerekir.
Bebeklerin doğum sonrası takibinde vücut ağırlığı, boy uzunluğu, baş çevresi ve göğüs çevresinin ölçümü fiziksel gelişimin en önemli göstergeleridir. Bebekler doğduklarında fizyolojik hipertoni vardır ve ayakları karnına doğru çekilidir. Birinci ayını tamamladığında başını 15 saniye dik tutabilir. 3 aylık olduğunda gövdesinin üst kısmıyla beraber başını daha uzun süre kaldırabilir. Bunu sıralı bir gelişimle destekli oturma, desteksiz oturma, sıralama ve yürüme izler. Buna kaba motor gelişim denir.
Gelişimin merkezden dışa doğru olması, çocuğun ilk önce orta hattı kullanmayı başarması, daha sonra omuzunu, kollarını, ellerini ve parmaklarını kullanabilmesidir. Buna ise ince motor gelişim denir. Miadında doğmuş normal bebeklerin ağırlığı yaklaşık 3000-3500 gramdır. İlk 6 ay içinde büyüme çok hızlıdır. Bebeklerin 6 aylık olana kadar aylık 600-780 gram kilo kazanması ve 6. ayda doğum ağırlığının iki katına çıkmış olması beklenir. Bir yaşına kadar doğum ağırlığının üç katına çıkar ve yaklaşık 9.75 kg olur.
Miadında doğmuş normal bebeklerin boyu yaklaşık 50 cm'dir. İlk 6 ayda aylık 2.5 cm boy uzaması olur. İkinci 6 ayda ise bunun yarısı kadar uzar. Bir yaşında boy yaklaşık 74 cm'ye ulaşır. İki yaşından küçüklerde 1 aydan uzun süreli yetersiz büyüme veya ağırlık kazanımı, büyümede duraklama belirtisidir. 2 yaşın sonuna kadar yatar pozisyonda boy ölçümü önerilirken, 2 yaştan sonra boy ayakta ölçülür.
Bebeğin doğumda baş çevresi göğüs çevresinden 2 cm büyüktür ve 6 aylıkken eşitlenir. Baş çevresinin 18 aya kadar düzenli izlenmesi beynin gelişmesi açısından önemlidir. Yenidoğanda baş çevresi 33.0 - 35.5 cm arasındadır. Doğumda başın boya oranı 1/4 iken, vücut büyüdükçe bu oran 1/8'e iner. Beyin hacmi ilk 1 yılda hızla artarak 12. ayda erişkin değerinin %75'ine ulaşır. Bebeklerin ilk dişleri olan alt ön kesici dişler 6-9. aylarda çıkmaya başlar ve 24-30. aylar arasında 20 adet süt dişi tamamlanır.
Okul öncesi dönemde fiziksel büyüme yavaş ve istikrarlı devam eder. Çocuk yıllık ortalama 2.3 kg ağırlık kazanır ve boy uzunluğu yıllık 6.75 cm ile 7.5 cm arasında uzar. Genellikle gövdeden çok bacaklarda uzama daha belirgindir. Üç yaş civarında dakikada kalp atım hızı 105, solunum sayısı 24'tür. 6 yaşa doğru bu değerler azalır. Gece idrar ve bağırsak kontrolü gelişmiştir. 6-7 yaşa doğru kalıcı dişler çıkmaya başlar.
Okul çağı döneminde boy ve kilo kazanımı yavaştır. Bu yaşlar arasında boy uzunluğu ortalama yıllık 2.5 ile 5 cm arasında artar, yıllık 3 kg kilo kazanımı olur. Kız ve erkek çocuklarında bu yaşlar arasında fiziksel büyüme eşit derecededir. Ancak dönemin sonuna doğru ölçülerde değişiklik başlar ve kızlar erkek çocuklarını geçer. Başın boya oranı azalmış, bacak uzunluğunun boya oranı artmıştır. Bu nedenle okul çağı çocukları ince uzun ve zarif görünür.
7. ve 8. yaşlarda kalıcı dişler çıkmaya devam eder. Süt dişlerinin en arkasından çıkan dört adet 1. büyük azı dişi (6 yaş dişleri) ömür boyu ağızda kalan ve çiğnemenin merkezi olan ilk kalıcı dişlerdir. Dönemin sonuna doğru kızlar 10 yaşında, erkekler ise 12 yaşında ergenliğe girmeye başlar. Kızlarda menstrual dönemin başlaması ile uzun kemiklerde epifiz açıklıkları kapanarak boy uzaması yavaşlar, kilo alma ve yağlanma artar.
Ergenlik döneminin başlaması kızlarda erkek çocuklarına göre yaklaşık 2 yıl daha erken görülür. Telarş (meme dokusunda gelişme), kızlarda pubertenin başlamasının ilk işaretidir. Ortalama telarş yaşı 9.8'dir ve gençlerin %99'unda meme gelişimi 8-13 yaşlar arasında başlar. Meme gelişimi Tanner Sınıflandırması kullanılarak tanımlanmakta ve değerlendirilmektedir.
Normal puberte kızlarda ortalama 10, erkeklerde 12.5 ile 14.5 yaşında hipotalamus-hipofiz-gonad aksının aktivasyonu ve artan seks steroidlerinin etkisi ile başlar. Pubertenin ilk bulgusu kızlarda meme dokusunda büyüme, erkeklerde testis volümündeki artıştır. Hormonların etkisiyle kızlarda ovülasyon, erkeklerde sperm üretimi başlar.
Ergenlikte çok dramatik bir büyüme (ergenlik fışkırması) görülür. Kızlarda 10-14 yaşlar arasında, erkeklerde 12-16 yaşlar arasında büyüme çok hızlıdır. Bu yaş aralığında erkek çocuklarında 10-30 cm boy ve 7-30 kg kilo artışı olur. Kızlarda ise 5-20 cm boy ve 7-25 kg kilo artışı görülür. Boy büyümesi kızlarda 16-17 yaşta, erkeklerde 18-20 yaşta sonlanır. Hormonal etkilerle deride apokrin yağ bezleri aktifleşir ve akne sorunu görülür.
Fiziksel gelişimin izlenmesinin amacı; çocuklardaki büyüme yetersizliğini erken dönemde saptamak ve beslenme sorunlarını (malnutrisyonu) önlemektir. Bebeklik döneminde hastaneden çıkmadan önce ilk takibi yapılan bebekler, 3. ve 5. gününde topuk kanı alımı ve sarılık kontrolü için izlenir. 15. ve 41. günlerde aile hekimleri tarafından izlemler yapılır. 41. gün izleminde Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) taraması yapılması zorunludur.
İzlem sıklığı; bebek 6 aylık olana kadar ayda bir, sonraki 6 ayda bir yaşına kadar üç ayda birdir. Bir-üç yaş arasında altı ayda bir, üç-altı yaş arasında yılda bir kez izlem yapılır. Altı yaşından sonra ergenlik sonuna kadar yılda bir kez okul taramaları uygulanır. Büyüme yetersizliğinden söz edebilmek için çocuğun önceki persentil ölçümünden iki önemli derece düşmesi gerekir (örneğin 75. persentilden 10. persentile düşüş).
Fiziksel gelişimi etkileyen faktörler; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası faktörler olarak ayrılır. Doğum öncesinde gebeliğin ilk 3 ayı (organogenezis) teratojenik etkilere (röntgen, ilaç, TORCH enfeksiyonları) hassastır. Doğum sırasında kordon dolanması, oksijensiz kalma (asfiksi) serebral palsiye yol açabilir. Doğum sonrasında ise beslenme (ilk 6 ay sadece anne sütü), tiroid hormonları (eksikliğinde hipotiroidi ve zihinsel gerilik), genetik yapı, kronik hastalıklar ve aktivite düzeyi gelişimi etkiler.