← Ünite 5
Medeni Hukuk 2

Ünite 5: Geniş Anlamda Aile İlişkileri ve Vesayet

Kardeşlerin Nafaka Yükümlülüğü Şartı
TMK m. 364/2 uyarınca, kardeşlerin yoksulluğa düşen diğer kardeşlerine yardım nafakası ödeme yükümlülüğü, kendilerinin refah içinde bulunması şartına bağlıdır. Altsoy ve üstsoyda bu şart aranmazken, kardeşler arasındaki yükümlülükte refah seviyesinin tespiti tamamen davanın açıldığı aile mahkemesi hâkiminin takdirindedir.
Nafaka Davalarında Sıralama Kuralı
TMK m. 365/1 gereğince yardım nafakası davaları mirasçılıktaki yasal sıra göz önünde tutularak açılır. Kişi, öncelikle altsoyundan (çocuk, torun), sonra ana-babasından, daha sonra kardeşlerinden ve en son büyükanne/büyükbabalarından nafaka talep edebilir. Bu sıraya uyulmadan doğrudan kardeşten nafaka istenemez.
Ev Başkanının Kusursuz Sorumluluğu
TMK m. 369 uyarınca ev başkanı; ev halkından olan küçüklerin, kısıtlıların, akıl hastalarının veya akıl zayıflığı bulunanların üçüncü kişilere verdiği zararlardan kusuru olmasa dahi sorumludur. Bu sorumluluk türü, tehlike esasına ve objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluk halidir.
Akıl Hastalığında Kısıtlama Şartı
TMK m. 405 ve m. 409/2 uyarınca, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle bir erginin kısıtlanabilmesi için mutlaka resmi bir sağlık kurulu raporunun bulunması zorunludur. Hâkim, bu rapor olmadan sadece kendi gözlemleriyle kısıtlama kararı veremez.

Anahtar Kavramlar

Yardım NafakasıHerkesin, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoyu, üstsoyu ve kardeşlerine ödemekle yükümlü olduğu nafaka türüdür. Örneğin, geliri olmayan bir üniversite öğrencisinin çalışan babasından talep ettiği nafaka bu kapsamdadır.
Ev BaşkanıAile hâlinde bir arada yaşayan kişilerin oluşturduğu topluluğun kanun, sözleşme veya örfe göre belirlenen ve evi yönetme yetkisine sahip olan lideridir. Örneğin, dede, büyükanne, anne ve babanın bir arada yaşadığı bir evde örfe göre dede ev başkanıdır.
Kusursuz SorumlulukKişinin doğrudan bir kusuru olmasa bile, kanunun öngördüğü belirli risk veya özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle doğan zararlardan sorumlu tutulmasıdır. Ev başkanının, ev halkından olan küçüğün veya kısıtlının verdiği zararlardan sorumlu olması bu duruma örnektir.
Kurtuluş KanıtıKusursuz sorumluluk hallerinde, sorumlunun gerekli tüm özen ve dikkati gösterdiğini veya özeni gösterseydi dahi zararın önlenemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulmasını sağlayan kanıttır. Ev başkanının, çocuğun zarar vermesini engellemek için her türlü tedbiri aldığını ispatlaması buna örnektir.
Aile VakfıAile üyelerinin eğitim, öğrenim, donanım ve desteklenmesi gibi özel amaçların karşılanması için kurulan, kişisel ve miras hukuku hükümlerine tabi özel vakıf türüdür.
Aile YurduBir kimsenin, ailesinin barınmasını veya geçimini sağlamak amacıyla bir taşınmazını devredilemez, rehnedilemez ve haczedilemez hale getirmesidir.
VesayetVelayet altında bulunmayan küçüklerin ve mahkeme kararıyla kısıtlanan erginlerin kişisel ve mali menfaatlerini korumak amacıyla kurulan kamusal koruma kurumudur.
KısıtlılıkErgin bir kişinin kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerden biriyle, mahkeme kararı doğrultusunda fiil ehliyetinin sınırlandırılması veya kaldırılması durumudur.
Vesayet MakamıKamu vesayetinde vesayete ilişkin kararları alan, vasiyi atayan ve ilk derece denetimi gerçekleştiren Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Denetim MakamıVesayet makamının kararlarına karşı yapılan itirazları inceleyen ve belirli önemli işlemlerde onay veren Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Özel VesayetVesayet altındaki kişinin menfaatlerinin korunması amacıyla, vesayet yetki ve görevlerinin sulh mahkemesi yerine hısımlardan oluşan bir aile meclisine verilmesidir.
Aile MeclisiÖzel vesayette denetim makamı tarafından dört yıl için atanan, en az üç hısımdan oluşan ve vesayet makamı gibi görev yapan kuruldur.
VasiVesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili tüm menfaatlerini korumak ve onu hukuki işlemlerde temsil etmekle yükümlü olan kişidir.
KayyımBelirli bir işin yürütülmesi veya belirli bir malvarlığının yönetilmesi amacıyla vesayet makamı tarafından atanan geçici veya sınırlı yetkili temsilcidir.
Temsil KayyımıYasal temsilci ile küçüğün/kısıtlının menfaatlerinin çatışması gibi durumlarda, belirli bir hukuki işlemi gerçekleştirmek üzere atanan kayyımdır.
Yönetim KayyımıSahibi uzun süredir bulunamayan veya malvarlığını kendi başına yönetemeyen kişilerin mallarını idare etmek üzere atanan kayyımdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Özgürlüğü Bağlayıcı Cezada Kısıtlama

TMK m. 407/2 uyarınca, toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, kendi isteği olmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması amacıyla vesayet makamı tarafından resen kısıtlanabilir.

Kısıtlama Kararının İlanı

TMK m. 410/1 uyarınca kısıtlama kararı kesinleştiğinde, derhal kısıtlının hem yerleşim yerinde hem de nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilir. Bu ilan, üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunmasını engellemek ve hukuki işlem güvenliğini sağlamak amacıyla yapılır.

Özel Vesayette Aile Meclisi

Özel vesayette denetim makamı tarafından 4 yıl için atanan en az 3 hısımdan oluşan aile meclisi kurulur. Bu meclis kurulduğunda, sulh hukuk mahkemesinin sahip olduğu tüm yetki ve sorumluluklar aile meclisine geçer.

Vasilikten Kaçınma Süresi

TMK m. 422/1 uyarınca, vesayet makamı tarafından vasiliğe atanan kişi, bu atama kararının kendisine tebliğ edildiği günden başlayarak on gün içinde vasilik görevinden kaçınma hakkını yazılı olarak kullanabilir.

Vasinin Mutlak Yasak İşlemleri

TMK m. 449 uyarınca vasinin, vesayet altındaki kişi adına kefil olması, vakıf kurması ve önemli bağışlarda bulunması mutlak olarak yasaklanmıştır. Bu işlemler vesayet dairelerinin izniyle dahi yapılamaz, yapılması halinde kesin hükümsüzdür.

Vasinin Görev Süresi

TMK m. 456 uyarınca vasinin görev süresi kural olarak iki yıldır. Vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Kesintisiz dört yıl görev yapan vasi, sürenin sonunda vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

Vesayette Devletin Sorumluluğu

TMK m. 468 uyarınca, vasinin kusurlu davranışıyla verdiği ancak vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan devlet doğrudan sorumludur. Devlet, ödediği bu tazminatı daha sonra kusurlu vasiye veya vesayet dairesi görevlilerine rücu eder.

Vesayette Tazminat Zamanaşımı

TMK m. 492 ve m. 493 uyarınca, vesayetten doğan tazminat davaları, kesin hesabın vasi tarafından verilip tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Her halükarda bu davalar on yıllık mutlak zamanaşımı süresine tabidir.

Sınavda Dikkat Et

  • Kardeşlerin yardım nafakası borcu 'refah içinde bulunma' şartına bağlıdır; altsoy ve üstsoyda ise bu şart aranmaz, sadece yoksulluğa düşmeme sınırı gözetilir.
  • Ev başkanının sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk halidir ancak ev başkanına 'kurtuluş kanıtı' getirme imkanı tanınmıştır.
  • Kamu vesayetinde vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi, denetim makamı ise Asliye Hukuk Mahkemesidir; bu ikili ayrımı sınavda karıştırmayın.
  • Vasinin kefil olması, vakıf kurması ve önemli bağışlarda bulunması mutlak olarak yasaktır; mahkeme izniyle dahi bu işlemler yapılamaz.
  • Küçüklük ve hapis cezası nedenli kısıtlılıkta vesayet kendiliğinden sona ererken; akıl hastalığı, savurganlık gibi diğer kısıtlılık hallerinde mahkeme kararı şarttır.