Alacaklının borçluya bir ihtar göndermesi borçluyu temerrüde düşürür. Alacaklı sadece borcu hatırlatmak amacıyla ihtar çekmiş olsa bile, temerrüt hukuki işlem benzeri bir fiil olarak alacaklının iradesinden bağımsız şekilde kanunen gerçekleşir.
Türk Medeni Kanunu m.772'ye göre defineyi bulan kimse, definenin değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir. Bu durum iradeye değil doğrudan meydana getirilen maddi fiile (maddi değişikliğe) hukuk düzenince sonuç bağlandığını gösterir.
Kural olarak susma bir irade açıklaması sayılmaz. Ancak TBK m.6 uyarınca öneren taraf, durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse ve öneri uygun bir süre içinde reddedilmemişse sözleşme kurulmuş kabul edilir.
Taşınmaz satım sözleşmesinin tapu memuru önünde resmi senetle yapılması gerekir (TMK m.706). Ancak Noterlik Kanunu'nda 2023 yılında yapılan değişiklikle birlikte taşınmaz satış sözleşmelerinin noterler huzurunda da yapılmasına imkân tanınmıştır.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın zayıflığından veya tecrübesizliğinden aşırı yararlanılması halinde bozulabilir geçerlilik söz konusudur. Etkilenen taraf zor durumun kalktığı tarihten itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir.
Türk Borçlar Kanunu m.584 uyarınca eşin yazılı izni alınmaksızın yapılan kefalet sözleşmesi noksan (askıda) değil, doğrudan doğruya kesin hükümsüzdür (mutlak butlanla sakattır).
Alacağın devri işlemi borçluya bildirilmemişse devir kendi içinde geçerlidir ancak borçluya karşı nisbi olarak etkisizdir. Durumdan habersiz iyiniyetli borçlunun eski alacaklıya yapacağı ödeme onu borcundan kurtarır.