TÜİK verilerine göre, 2018 yılında yaklaşık 8 milyon 383 bin Türk vatandaşı yurtdışına çıkış yapmıştır. Bu veri, Türkiye açısından da kültürlerarası iletişim yeterliliği konusunun güncelliğini ve önemini ortaya koymaktadır.
Chen ve Starosta tarafından geliştirilen bu ölçek, bireylerin kültürlerarası etkileşim öncesinde, esnasında ve sonrasında sergiledikleri olumlu duygusal tepkileri ve duyarlılık düzeylerini ölçmek amacıyla ampirik çalışmalarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Kim ve Chen tarafından 1995 yılında geliştirilen bu ölçüm aracı, bireylerin diğer kültürleri anlama, bilişsel olarak yorumlama ve kendi kültürel önyargılarını fark etme düzeylerini değerlendirmektedir.
Alman akademisyen Bolten, kültürlerarası yeterliliği profesyonel, stratejik, sosyal ve bireysel olmak üzere dört ana kategoriye ayırarak, her bir kategorinin alt bileşenlerini ve beceri setlerini detaylandırmıştır.
Byram, kültürlerarası yeterliliği yabancı dil öğretimi disiplini çerçevesine oturtarak, bireyin kendi anadili ve kültürel kodları ile hedef dilin sosyo-kültürel yapısı arasındaki ilişkiyi yönetme becerisi olarak tanımlamıştır.
Kaygı/Belirsizlik Yönetimi Teorisi, grup dışından bir yabancıyla iletişim kurarken ortaya çıkan bilişsel belirsizlik ile bunun yarattığı duygusal endişe (kaygı) düzeyinin iletişimin kalitesini nasıl belirlediğini inceler.
İki araştırmacının yaptığı çalışmalarda, kültürlerarası iletişimde en yetkin bireylerin ortak özellikleri empati, kültürlerarası deneyim/eğitim, motivasyon, küresel tutum ve iyi dinleme becerisi olarak saptanmıştır.