Sosyal hizmet uygulama becerileri tarihsel gelişim içinde üç ana kategoriye ayrılmıştır: Bireylerle yapılan mikro düzeydeki 'vaka çalışması', gruplarla yapılan 'mezzo düzey uygulama becerileri' ve organizasyonlar ile toplulukları hedef alan 'toplum örgütlenmesi' becerileridir.
Sosyal hizmet literatüründe uygulama becerileri Danish ve arkadaşları (1994), Kirst-Ashman ve Hull (1998) gibi yazarlar tarafından derlenerek; empati, açık uçlu soru sorma, yorumlama, sessizliği kullanma ve kendini açığa vurma gibi iletişimsel ve müdahale odaklı tekniklerle sistemleştirilmiştir.
Genelci sosyal hizmet uygulamasında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak amacıyla ev, iş, okul ve kurum ziyaretleri gerçekleştirilir. Aile mülakatları ve kaynak kişilerle yapılan görüşmeler, uzmanın sorun çözme sürecinde sıklıkla başvurduğu temel bilgi toplama araçlarıdır.
Sosyal hizmet uygulamasında uzmanın yetkinliği beş ana alanla karakterize edilir: İlişkilerin başlatılması ve muktedir kılma, sorunları değerlendirme ve planlama, müdahale etme ve hizmet sunma, örgüt içinde çalışma, mesleği ve uygulamayı geliştirme.
Uygulamanın amaçları; baş etme kapasitesini artırmak, insanları sistemlerle ilişkilendirmek, sistemlerin etkinliğini ve insani yönünü özendirmek, sosyal politikaları geliştirmek ve son olarak toplumun genel refahını ve iyilik hâlini yükseltmektir.