Ünite 6: Osmanlı İktisadî Sisteminin Temel Özellikleri — Önemli Kavramlar
İaşe (Provizyonizm)
Ekonomik faaliyetlere tüketici açısından yaklaşarak piyasada mal arzını en yüksek seviyede tutmayı, halkın ihtiyaçlarını bol, kaliteli ve ucuza temin etmeyi amaçlayan temel Osmanlı iktisat ilkesidir. Örneğin, devlet bu ilke gereği temel gıda maddelerinin il dışına çıkarılmasını yasaklayarak öncelikle yerel halkın doyurulmasını sağlamıştır.
Gelircilik (Fiskalizm)
Hazineye ait gelirleri olabilecek en yüksek düzeye çıkarmak ve devlet harcamalarını en alt seviyede tutmak esasına dayanan iktisadi ilkedir. Bütün ekonomik faaliyetlere yalnızca devlete sağlayacağı vergi geliri açısından bakan bu yaklaşım fiskosantrik olarak da adlandırılır.
Gelenekçilik (Tradisyonalizm)
Sosyal ve ekonomik hayattaki mevcut düzeni, dengeleri ve eğilimleri korumayı, kadim olanı devam ettirmeyi amaçlayan ilkedir. Üretim ve tüketim dengesinin bozulup kıtlık çıkmasını önlemek için israfın yasaklanması ve işletmelerin büyütülmemesi bu ilkeyle sağlanmıştır.
Mîrî Toprak
Osmanlılarda mülkiyeti devlete ait olan ve çiftçilere kiralanan tarım arazilerini ifade eden kavramdır. Arazinin babadan oğula geçmesi mümkünken alımı, satımı ve vakfedilmesi devletin sıkı kontrolüne tabidir.
Kazâ
Osmanlı Devleti'nde tarımsal üretimin temel merkezi olan, bugünkü ilçe idari taksimatına karşılık gelen birimdir. Etrafında üç bin ile yirmi bin nüfus barındıran kasaba ve köylerden oluşan 40-60 km çapındaki alanı kapsar.
Men-i İsrâfât
Gelenekçilik ilkesi gereği lüks tüketimin sınırlandırılması ve israfın yasaklanması amacıyla getirilen düzenlemelerdir. Amaç tüketim artışını önleyerek piyasadaki kıtlık riskini ortadan kaldırmaktır.
Mukataa
Devlete ait bir gelir veya araziyi kira karşılığında ve başkasına satmamak şartıyla geçici mülk olarak bir kimseye devretme anlamına gelen mali terimdir. Reform çağında timar ve zeametlerin mukataalaştırılması hızlandırılmıştır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Fiskosantrik Eğilim
Tüm ekonomik faaliyetlere sadece devlete getireceği vergi geliri açısından bakan ve bunun ötesini önemsemeyen Osmanlı iktisadi düşünce yapısıdır. Bu eğilim, Türk burjuvazisinin oluşumunu ve bağımsız sermaye birikimini engellemiştir.
Teamül-i Kadim
Osmanlı ekonomik ve sosyal hayatında eski usullere göre iş görme, geleneksel kurallara ve eskiden beri gelen uygulamalara bağlı kalma anlayışıdır. Reform çağında bu anlayışın yerini merkeziyetçi ve yenilikçi pratikler almıştır.
Baltalimanı Ticaret Muahedesi
1838 yılında İngiltere ile imzalanan ve Osmanlı sanayisini yabancı rekabeti karşısında savunmasız bırakarak ülkeyi yarı sömürge haline getirdiği kabul edilen uluslararası ticaret antlaşmasıdır. Bu antlaşmada ithal gümrüğü yüzde 5, ihraç gümrüğü ise yüzde 12 olarak belirlenmiştir.
Kanlıca Ticaret Muahedeleri
1861 yılı ve sonrasında Fransa, İngiltere ve Rusya gibi Avrupalı devletlerle imzalanan, ihracat gümrüklerinin kademeli olarak yüzde 1'e düşürülmesini öngören ve iaşe ilkesinin evrenselliğini bitiren ticaret antlaşmaları serisidir.