← Ünite 10

Ünite 10: Kuzey Amerika: Bölgeler — Sesli Özet

Metni oku

Bugün sizlerle Kuzey Amerika'nın bölgesel yapısını inceleyeceğiz. Aslında bu devasa kıtada bölgeleri ayırırken işe sadece saf dillere veya geleneklere bakarak başlamıyoruz, çünkü asıl belirleyici olan çevresel ve fiziki özellikler. Tabii dünyanın en çok şehirlileşmiş ve doğası en çok değiştirilmiş yerlerinden biri olduğu için beşerî özellikler de bölge ayrımlarında artık çok ağır basıyor. Biz dersimiz boyunca McKnight'ın yaptığı on beş bölge ayrımını baz alarak ilerleyeceğiz. Kıtanın genelinde güçlü bir ulusal ekonomi ve kültürel benzerlik görsek de, hem Amerikalılar hem de Kanadalılar kendi bölgesel kimliklerine sımsıkı sarılıyorlar. Doğal ortamın insana sunduğu imkânlar farklı olunca, kıtayı alt bölge bölge ele almak kaçınılmaz oluyor. Hadi kuzeydoğu ile başlayalım. Amerika'daki New England ile Kanada'nın Atlantik Eyaletleri bir araya gelerek Atlantik Kuzeydoğu bölgesini oluşturuyor. Burası şiddetli buzullaşma görmüş, göllerle ve alçak dağlarla kaplı bir yer. Mandıracılığın yanı sıra patates ve elma üretimi oldukça yaygın. Bir de Grand Banks var ki, Labrador ve Gulf Stream akıntılarının kesiştiği bu yer dünyanın en zengin balık yataklarından birine ev sahipliği yapıyor. Şimdilerde ise ekonomi daha çok turizme kaymış durumda, Halifax ve St. John’s bu bölgenin önemli metropolleri arasında. Hemen yanımızda Fransız Kanadası var, yani Quebec'in Fransızca konuşulan kesimi. Nüfusun büyük kısmı Fransız kökenli ve anadilleri Fransızca. Zaten bu yönüyle kültür kriteri alınarak ayrılmış tek bölge burası diyebiliriz. Tarımda elma, tütün ve akçaağaç şurubu öne çıkarken, Montréal sanayi ve finans alanında parlıyor. Atlas Okyanusu kıyısına indiğimizde karşımıza Megalopolis çıkıyor. Yüzölçümü olarak çok küçük ama toplamda yüzde birden bile az bir alanda elli milyondan fazla insanın üst üste yığıldığı devasa bir şehirsel kuşak burası. New York, Boston, Philadelphia ve başkent Washington hep bu kuşağın içinde ve burası ülkenin tam anlamıyla mali ve yönetim kalbi. Biraz içerilere doğru gittiğimizde Appalaş yaylaları ve Ozarklar'ı görüyoruz. Appalaşlar dik yamaçları ve ormanlarıyla bilinir, yerleşmeler hep vadilerde toplanmıştır ve dışarıya göç veren bir sahadır. Ozarklar'da ise arazi arızalı olduğu için tarım pek gelişmemiştir ama hayvancılık önemlidir ve ormanlar büyük ölçüde korunmuştur. Güneyin iç kesimlerine baktığımızda tipik bir güneyli karakter görüyoruz. Piedmont sahasında aile işletmesi mandıralar var, Atlanta ve Dallas ise bölgenin ticaret başkentleri gibi çalışıyor. Güneydoğu Kıyı Bölgesi ve Körfez Kıyı Ovası subtropikal iklimin etkisinde. Mesela Florida, yıl boyu süren büyüme mevsimi sayesinde hem turunçgillerin merkezi olmuş hem de emeklilerin akınına uğramış durumda. Körfez kıyısında pamuk ve pirinç yetişirken, Houston NASA merkezinin de bulunduğu kritik bir liman kenti olarak dikkat çekiyor. Amerika'nın orta kesimlerine yani Çekirdek Alana geldiğimizde karşımıza büyük bir sanayi ve tarım merkezi çıkıyor. Soya üretiminin üçte ikisi ve tahılın büyük kısmı buradan sağlanıyor, tam ortasında da Mısır Kuşağı yer alıyor. Biraz daha batıda Büyük Ovalar ve Preriler var. Kanada'da preri denilen bu yerler geniş tahıl ve hayvancılık sahalarıdır. Teksas'ta petrol çıkarımı çok yoğunken, Denver ve San Antonio buranın önemli şehirleridir. Biraz da dağlara bakalım. Kayalık Dağlar dik yamaçları, ormanları, vahşi yaşamı, kayak merkezleri ve dünyanın ilk ulusal parkı olan Yellowstone ile devasa bir dağlık kuştur. Bu dağların arasında kalan havzalar ise üç yüksek platodan oluşuyor. Columbia Platosunda elma ve buğday yetişirken, Büyük Havza'da Salt Lake City ve hızla büyüyen Las Vegas yer alıyor. Colorado Platosu ise madenleri ve büyük Kızılderili rezervasyonlarıyla biliniyor. Batı kıyısına ulaştığımızda Kaliforniya karşımıza çıkıyor. Yazları kurak geçen subtropikal iklimi, Hollywood'u ve kendine mahsus yaşam tarzıyla hemen kendini belli eder. Merkezi Vadi tarımda liderdir; Los Angeles, San Francisco ve San Diego ise bölgenin devasa şehirleridir. Kuzey Pasifik Kıyısı dediğimiz Pasifik Kuzeybatısı ise ormancılık, kerestecilik ve balıkçılıkla anılır. Alaska ise son yıllardaki petrol keşifleriyle hızla gelişen bir yer haline gelmiştir. Son olarak en kuzeye ve adacıklara uzanalım. Boreal Orman, okyanustan okyanusa uzanan ve Kanada'nın neredeyse yarısını kaplayan uçsuz bucaksız bir orman ve su ülkesidir. Tundra yani Arktik Bölge ise Eskimo ve Aleut halklarının yaşadığı, soğuk çöl özelliklerine sahip ama bir o kadar da dinamik bir coğrafyadır. Hawaii Adaları ise tamamen volkaniktir ve dünyanın en büyük aktif volkanı Mauna Loa buradadır. Polinezya kökenli ilk yerleşimlerin ardından Asyalı göçmenlerin de gelmesiyle ada adeta kültürel bir erime potasına dönüşmüştür.