Bu bölümde, Kuzey Amerika ele alınmıştır. Önce Kuzey Amerika’nın genel fiziki
özelliklerine değinilmiş, ardından bölge ülkelerinin genel özellikleri ile ilgili bir girişin
adından beşerî coğrafyasına geçilmiştir.
Kuzey Amerika alt-kıtası Kuzey Buz Denizi’nden Panama’ya kadar uzanan geniş ve
çeşitliliği olan bir bölge hâlindedir. Bölgenin kıyılarla bağlantılı önemli alanlarının başında
Meksika ve Alaska Körfezleri gelir; diğerleri doğu kıyısında St Lawrence Körfezi, Fundy
Körfezi ve Chesapeake Körfezi ile batıdaki Puget Sound, Cook Inlet, Bristol Bay, Norton
Sound ve Kotzebue Sound adlarını taşıyan körfezlerdir. Bölgeye bağlı en önemli ada grubu
Kanada Kuzey Kutbu Takımadaları’dır. Adaların en büyükleri Baffin ve Ellesmere olurken,
takımadalar Anglo-Amerika’nın en büyük 10 adasının 9’unu içermektedirler. Büyüklük
bakımından önemli diğer adalar St Lawrence Körfezi etrafında kümelenmişlerdir:
Newfoundland adası aynı adı taşıyan eyaletin bir parçasını oluşturur, Cape Breton adası Nova
Scotia ve Anticosti adası da Quebec eyaletlerine aittir. ABD’nin doğu kıyısı açıklarında
uzanan adalar oldukça küçüktür ve biri dışında çok seyrek nüfusludurlar. Bu istisna New
York’un bir parçası olan Long Island’dır ve 3,600 km2’lik yüzölçümünde 8 milyondan çok
nüfusu barındırmaktadır. Atlas Okyanusu ve Meksika Körfezi’ndeki diğer adaların hemen
hemen tümü uzun, dar ve alçak kum tepeleri biçimindedir. Pasifik kıyısının ada kalıbı ise
oldukça düzensizdir. Kıyının güney kesiminde çok az ada bulunurken, kıyının kuzeyinde
British Columbia ve güney Alaska geniş ölçüde adalarla çevrilidirler. Bunlar arasında en
dikkati çeken Kanada’nın en güneybatısı köşesini oluşturan Vancouver Adası’dır. Diğer
önemliler arasında British Columbia’nın Queen Charlotte adaları, güneydoğu Alaska’nın
Alexander Takımadaları, güney Alaska’nın Kodiak Adası ve oldukça uzakta kalan Aleut
grubu sayılabilir.
Kuzey Amerika’ya yer şekilleri açısından bakıldığında, açıkça ortaya çıkan fizyografik
bölgeler hemen ayırt edilirler. Örneğin, kıtanın batısında boydan boya uzanan Kayalık dağlar,
ortasındaki Büyük Ovalar ve doğudaki Appalaşlar gibi. Kuzey Amerika’nın yapısı ve yer
şekillerinde de, beşerî özelliklerinde olduğu gibi, ekonomik gelişmeyi teşvik eden hususlar
vardır. Kıtanın çekirdeğini oluşturan merkezi kalkan, diğer adıyla “Kanada Kalkanı” ile
içerideki alçak alanlar ve kenardaki dağlar arasında açık bir denge söz konusudur. Kuzey
Amerika’da, örneğin Afrika’daki gibi, kitlesel bir durum, Asya’daki gibi dağların ovaları
bölmesi ya da Avrupa’daki gibi yine dağların birbirlerinden ayrı üniteler hâlinde dağılmış
olması söz konusu değildir. Kuzey Amerika’da kütleler, ovalar ve dağlar birbirleriyle adeta
elele vererek insanın yararlanması için çok uygun bir ortam yaratmışlardır.
Amerikan şehirsel sisteminin büyümesi ve sanayi tabanlı ekonomisinin ulusal
entegrasyonu, istihdam olanakları yer değiştirdikçe buna uyum sağlamak üzere nüfus da yer
değiştirdiğinden, dramatik mekânsal değişimler yaratmıştır. En dikkat çeken bölgesel
dönüşüm yüzyılın başlarında kıta çekirdek alanının, yani Amerikan Sanayi Kuşağı’nın ortaya
çıkışıdır. Burası, gerek ABD’deki gerekse Kanada’daki sanayi faaliyetlerinde aslan payını
kapmıştır.
