Türk Ticaret Kanunu'na göre çek esasen bir ödeme aracıdır ve poliçe ile bonodan farklı olarak hukuki bir vadesi yoktur; çek bankaya ibraz edildiği anda (görüldüğünde) ödenmek zorundadır.
Uygulamada senet borçlularının vade gününde hemen ödeme yapmaması sıkça görülür. Finans kurumları, protesto çekmek için tanınan vade tarihinden itibaren iki iş günlük yasal süreyi beklemek durumunda kalırlar.
Devletlerin kısa vadeli borçlanma araçları olan Hazine bonoları piyasaya iskontolu olarak sunulur. Yatırımcı bonoyu nominal değerinden daha düşük bir fiyata satın alır ve vade sonunda nominal değeri tahsil ederek getiri sağlar.
Poliçe senedinde üç taraf bulunur: senedi düzenleyen keşideci, borcu ödeyecek olan muhatap ve ödemeyi alacak olan lehtar. Bu yönüyle ikili ilişki içeren bonodan ayrılır.
Bir işletme senedini kırdırdığında eline geçen net tutar sadece iskonto faizi kadar azalmaz; banka bu tutardan ayrıca KKDF, BSMV ve tahsilat komisyonu kesintilerini de düşer.
Basit iskonto hesaplamaları, basit faiz prensiplerine dayanır. Faiz bugünkü paranın gelecekteki değerini artırırken, iskonto gelecekteki paranın bugünkü değerini azaltma yönünde çalışır.
Ticari senetler, İcra İflas Kanunu kapsamında özel ve hızlı takip yollarına tabidir. Bu senetlere dayalı alacaklar için mahkeme süreci beklenmeksizin doğrudan icra takibi başlatılabilir.
Ticari senetlerin üzerinde imzası bulunan her bir kişi (keşideci, cirantalar, avalistler) senedin ödenmesinden zincirleme olarak sorumludur ve her imza bağımsız bir borç taahhüdünü temsil eder.