RönesansOrta Çağ'ın sonlarında Antik Yunan ve Latin kültürünün yeniden doğuşunu, teoloji karşıtlığını, doğanın keşfini ve akıl merkezli düşüncenin egemen olmasını ifade eden kültürel ve felsefi dönemdir. Metne göre bu dönem, Antikite'nin restorasyonu olmasının yanı sıra Orta Çağ'dan Descartes'a uzanan diyalektik bir devamlılık barındırır.
HümanizmTanrısal olan üzerine çalışmayı bir kenara bırakarak tamamen insani olana yoğunlaşılması gerektiğini savunan felsefi ve eğitimsel akımdır. İlk başta din adamları tarafından Yunan ve Latin klasiklerinin okunması amacıyla başlatılmış, zamanla tam anlamıyla sekülerleşme hareketine dönüşmüştür.
ReformHümanizmle birlikte gelen yeniliklerin kiliseyi değiştirmeye zorlaması ve Martin Luther'in öncülüğünde kilisenin Tanrı ile insan arasındaki tek aracı olma iddiasına karşı çıkmasıyla şekillenen dinsel ve toplumsal değişim hareketidir. Bu hareket, bireye verilen değerin dinsel alandaki yansımasıdır.
Geçiş Dönemi15. ve 16. yüzyılları kapsayan, pusula, barut ve matbaa gibi önemli icatlar ile coğrafi keşiflerin sığdırıldığı iki yüz yıllık dönemdir. Bu dönem Avrupa'nın geleceğini belirlemiş, sınırlı coğrafi alanı genişletmiş ve zihniyet dönüşümünün altyapısını kurmuştur.
SekülerleşmeDinî veya kutsal olan referansların hayatın ve eğitimin merkezinden çıkarılarak dünyevi, akli ve insani kurallara göre yeniden düzenlenmesi sürecidir. Hümanist eğitimin teolojiden uzaklaşarak tamamen seküler bir karaktere bürünmesi buna örnektir.
SkolastisizmOrta Çağ'da kilise dogmaları ile Aristoteles ve Platon felsefesinin sentezlenmeye çalışıldığı, tasimler ve ayrımlarla dolu, ruhban sınıfı tarafından şekillendirilmiş sıkıcı felsefi sistemdir. Rönesans hümanistleri tarafından skolastisizm reddedilmiştir.
Doğal Din Anlayışıİnsanla Tanrı arasında hiçbir aracıya gerek kalmadan dolaysız bir şekilde kurulan ilişkiyi öngören din anlayışıdır. Bu yaklaşım kilisenin aracı olma iddiasını reddeder ve tek tek insanların kendi doğalarında hissettikleri Tanrı inancına vurgu yapar.
MistisizmDoğa ötesi olana yapılan aşırı vurgu neticesinde ortaya çıkan gizemcilik öğretisidir. Rönesans döneminde teoloji karşıtlığı ve doğanın yeniden keşfiyle birlikte bu mistik ve doğaötesi yaklaşıma karşı bir tasfiye ve doğallaşma hareketi başlatılmıştır.
Stoacılıkİnsanı konu edinen, asil temalarla dolu, Orta Çağ'ın karmaşasına karşı sessiz ve sakin bir hayatı öneren felsefi akımdır. En önemli özelliklerinden biri doğaya uygun olarak yaşama zorunluluğunu felsefenin merkezine koymasıdır.
RasyonalizmAklı bilginin ve gerçeğin temel kaynağı olarak kabul eden felsefi yaklaşımdır. Rönesans döneminde Tanrı'nın yerini aklın almaya başlamasıyla birlikte rasyonalizm ön plana çıkmış, anti-tarihsel bir karakterden tarihsel realitelere dönüşüm göstermiştir.