| Hipotez | Doğruluğu henüz kanıtlanmamış, test edilmek üzere ortaya atılan geçici önerme. | Olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak. | Mantıksal tutarlılığa sahip ve test edilebilir olması şarttır. |
| Kuram (Teori) | Sistemli bir şekilde düzenlenmiş, olguları açıklayan kurallar bütünü. | Olayları tanımlamak, sınıflandırmak ve geleceğe dair tahmin yapmak. | Kısmen doğrulanmış ancak henüz kesinleşmemiş hipotezler dizgesidir. |
| Bilimsel Yasa | Aynı şartlar altında aynı sonuçları veren, kanıtlanmış değişmez ilişkiler. | Evrensel ve genel geçer doğruları ortaya koymak. | Matematiksel dille ifade edilebilen, kesinleşmiş ve değişmez yapısı. |
| Tümdengelim | Genelden özele, bütünden parçaya gidiş yöntemi. | Doğruluğu kabul edilen önermelerden özel sonuçlar çıkarmak. | Öncüller doğruysa ulaşılan sonuçların da kesinlikle doğru olması. |
| Tümevarım | Özelden genele, parçadan bütüne gidiş yöntemi. | Tek tek olgulardan yola çıkarak genel ilkelere ulaşmak. | Pozitivist yaklaşımın ve deneyciliğin temel yöntemi olması. |
| Hipotezli Tümdengelim | Genel ifadelerden dar önermeler üreterek bunları test etme yöntemi. | Kuram ile ampirik gözlem arasında köprü kurmak. | Geleneksel tümdengelimin sınanabilirlik kusurunu gidermesi. |
| Olgu | Meydana gelen, gözlenebilir ve kendine özgü örüntüsü olan gerçeklik. | Bilimsel araştırmalara nesnel ve somut zemin oluşturmak. | Nesnel olması ve nicel analizlere uygunluk göstermesi. |
| Veri | Araştırma için toplanan, işlenmemiş ham bilgiler. | Araştırma probleminin çözümü için kaynak oluşturmak. | Gözlem, ölçme veya deneyle elde edilen ham değerler olması. |
| Bulgu | Verilerin işlenip çözümlenmesiyle ulaşılan bilimsel sonuçlar. | Ham verileri anlamlı ve yorumlanabilir bilgilere dönüştürmek. | Araştırma sürecinin nihai ve işlenmiş çıktısı olması. |
| Değişken | Çeşitli değerler alabilen, değişebilen her türlü nitelik veya nicelik. | Olgular arasındaki etkileşimi ve neden-sonuç ilişkisini ölçmek. | Bağımlı (etkilenen) ve bağımsız (etki eden) olarak sınıflandırılması. |