Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » İktisat Lisans Programı » Muhasebe: Değerleme ve Dönem Sonu İşlemleri
← Ünite 7

Ünite 7: Stokların Envanteri — Konu Anlatımı

1Stokların Değerlemesi ve Temel Yöntemler

Stokların değerlemesi, işletmelerin dönem sonunda ellerinde bulunan ticari malların parasal değerini tespit etme sürecidir. Bu süreç, hem Türk Ticaret Kanunu hem de Vergi Usul Kanunu çerçevesinde belirli kurallara bağlanmıştır. İşletmeler, mal maliyetlerini takip etmek için stok kartları tutarlar. Bir stok kartında işlem tarihi, açıklama, giren malın miktarı/fiyatı/tutarı, çıkan malın miktarı/fiyatı/tutarı ve kalan malın miktarı/birim fiyatı/tutarı gibi bilgiler yer almalıdır.

Maliyet bedeli ile değerlemede kullanılan yöntemler oldukça çeşitlidir. Bunlar arasında Gerçek Maliyet Yöntemi, Ortalama Maliyet Yöntemleri (Basit, Ağırlıklı, Hareketli Ağırlıklı), FIFO (İlk Giren İlk Çıkar), LIFO (Son Giren İlk Çıkar) ve Standart Maliyet Yöntemi bulunur. Her yöntem, stokların maliyetini ve dolayısıyla dönem sonu kârını farklı şekillerde etkiler.

Özellikle 5024 sayılı Kanun ile hayatımıza giren enflasyon muhasebesi düzenlemeleri sonucunda, LIFO yöntemi Türkiye'de vergi mevzuatı açısından yasaklanmıştır. İşletmeler, kendi operasyonel yapılarına en uygun yöntemi seçmekte serbesttirler ancak seçilen yöntemin tutarlı bir şekilde uygulanması esastır.

2Ortalama Maliyet ve FIFO Yöntemleri

Ortalama maliyet yöntemleri, fiyat dalgalanmalarının olduğu ekonomilerde stok değerlemesini dengelemek için kullanılır. Basit ortalama maliyet yöntemi, dönem içindeki alış fiyatlarının toplamının alış sayısına bölünmesiyle bulunur; ancak bu yöntem dönem sonunu beklemeyi gerektirdiği için pratikte kısıtlıdır. Ağırlıklı ortalama maliyet ise toplam alış tutarının toplam miktara bölünmesiyle hesaplanır ve daha adil bir maliyet dağılımı sağlar.

Hareketli ağırlıklı ortalama maliyet yöntemi, devamlı envanter sistemini kullanan işletmeler için idealdir. Her yeni alış işleminden sonra stokların birim maliyeti yeniden hesaplanır. Bu sayede her satış anında güncel maliyet bilgisine ulaşılır. Bu yöntem, fiyatların sürekli arttığı ortamlarda dönem sonu stok değerini düşük, satılan malın maliyetini ise yüksek göstererek kârın daha düşük çıkmasına neden olabilir.

FIFO (İlk Giren İlk Çıkar) yöntemi, stoklara ilk giren malların ilk satıldığı varsayımına dayanır. Bu yöntem, özellikle çabuk bozulan veya demode olan mallar için en gerçekçi yaklaşımdır. Fiyatların yükseldiği dönemlerde FIFO yöntemi, dönem sonu stoklarını daha yüksek değerle gösterir, bu da satılan malın maliyetini düşürerek kârın daha yüksek görünmesine yol açar.

3Stok Sayımı, Değer Düşüklüğü ve Farklar

Dönem sonunda yapılan fiili sayım, kaydi stoklar ile gerçek stokların uyumunu kontrol etmek için kritiktir. Sayım sırasında mülkiyeti işletmeye ait olmayan mallar (konsinye gelenler) listeye dahil edilmezken, işletmenin mülkiyetinde olan ancak başka yerde bulunan mallar (rehinli veya konsinye gönderilenler) dahil edilmelidir.

Değeri düşen mallar; yangın, bozulma, kırılma gibi nedenlerle piyasa değerini %10 ve üzerinde kaybeden mallardır. Bu durumda emsal bedel ile değerleme yapılır. Değer düşüklüğü kesinleştiğinde 157 Diğer Stoklar hesabı kullanılır. Eğer değer düşüklüğü kesin değilse 158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı hesabı üzerinden işlem yapılır ve karşılık gideri ayrılır.

Sayım sonucunda çıkan fazlalıklar 397 Sayım ve Tesellüm Fazlalığı hesabında, noksanlıklar ise 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlığı hesabında geçici olarak izlenir. Bu farkların nedenleri araştırılır; örneğin bir alım faturasının kayda alınmaması fazlalığa, fire veya hatalı kayıtlar ise noksanlığa yol açabilir. Araştırma sonucunda bu hesaplar ilgili maliyet veya gelir hesaplarına devredilerek kapatılır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250