Roma döneminde yaşayan Cicero, tutkuları huzursuzluk, korku, zevk ve arzu olarak dört kategoride sınıflandırmıştır.
Percy Bridgman'ın bu eseri, psikolojide 'işlemselcilik' yaklaşımının benimsenmesine ve bilimsel yöntemin güçlenmesine yol açmıştır.
Nisbett'in çalışmasında Amerikalı çocuklar tavuk ve ineği hayvan kategorisinde gruplarken, Çinli çocuklar inek ve otu ilişki temelinde gruplamıştır.
1963 yılında gerçekleştirilen bu çalışmalar, bireylerin otoriteye karşı davranışlarını inceleyen önemli bir psikolojik dönüm noktasıdır.
1905 yılında yayınlanan bu çalışma, psikolojinin pratik hayatta ölçme ve değerlendirme aracı olarak kullanılmasının ilk örneklerindendir.
1910 yılında keşfedilen koşullanma süreci, davranışçı yaklaşımın temellerini güçlendiren önemli bir gelişmedir.
1885 yılında yayınlanan bu çalışmalar, psikolojinin deneysel bir bilim olarak ilerlemesinde önemli bir yer tutar.
1956 yılında ortaya çıkan bu yaklaşım, zihinsel süreçlerin (algı, dikkat, hafıza) bilimsel incelemesini merkeze almıştır.
1929'daki ekonomik kriz, klasik iktisat kuramlarının yetersizliğini göstermiş ve Keynesyen yaklaşıma geçişi zorunlu kılmıştır.