← Ünite 3
Yönetimde Güncel Yaklaşımlar

Ünite 3: ORGANİZASYONLARDA ÇEVREYE UYUM (ADAPTASYON) ve DEĞİŞİMLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR

Peter Drucker'in Yönetim Teorisi Görüşü
Yönetim biliminde teorinin uygulamadan önce gelmediğini, aksine teorinin uygulanmış ve kanıtlanmış olanı değerlendirerek yapıyı ve işleyişi sistemli biçimde açıkladığını belirten önemli bir yönetim düşünürüdür. Drucker'ın bu yaklaşımı, yönetim teorilerinin pratik uygulamalardan türediğini vurgulamaktadır.
Adaptasyon Yaklaşımlarının Yükselişi (1975'li Yıllar)
1975'li yılların ortalarından itibaren organizasyon teorisinde organizasyonların çevreleri ile ilişkilerini incelerken yöneticilerin bilinçli kararlarına dayanan adaptasyon modelleri ağırlık kazanmış, ancak hemen ardından çevrenin seçiciliğine odaklanan ekolojik yaklaşımlar da teorik literatüre dahil olmuştur.
Aldrich ve Pfeffer'in Kaynak Bağımlılığı Vurgusu
H. Aldrich ve J. Pfeffer, kaynak bağımlılığı yaklaşımının durumsalcı yaklaşımdan farklı olarak örgütlerin sadece çevreye uyum sağlamakla kalmadığını, dış baskılara karşı çıkarları doğrultusunda çevrelerini yönetmeye çalıştıklarını ve iç süreçlerinde siyasi güç mücadelesi barındırdıklarını öne sürmüşlerdir.
Miles, Snow, Chandler, Mintzberg ve Porter'ın Stratejik Katkısı
Örgütsel strateji yaklaşımının öncülüğünü yapan bu önemli isimler, üst kademe yönetimlerinin SWOT analizi yoluyla çevresel fırsat ve tehditleri değerlendirerek kurumsal, işletme ve fonksiyonel düzeyde stratejiler belirlemesi gerektiğini ortaya koymuşlardır.

Anahtar Kavramlar

Adaptasyon (Uyum) YaklaşımıOrganizasyonların yöneticileri tarafından bilinçli ve sistematik olarak alınan kararlarla çevrelerindeki değişimleri izleyerek yapı ve işleyişlerini değiştirmeleri ve çevrelerine uyum sağlamaları sürecini inceleyen görüşler bütünüdür. Örneğin, bir işletmenin sürekli değişen pazar koşullarına ayak uydurmak için organizasyon yapısını organik modele dönüştürmesi bu kapsamdadır.
Durumsallık (Koşul - Bağımlılık) Yaklaşımıİşletme organizasyonlarının yapı ve işleyişinin, içinde bulundukları çevre koşullarının özellikleri, kullanılan teknoloji ve büyüklükleri tarafından etkilendiğini savunan mikro bakış açılı uyum yaklaşımıdır. Örneğin, dinamik çevre koşullarında formallik derecesi az olan organik yapıların tercih edilmesi bu yaklaşımın bir gereğidir.
Genel Örgütsel Gruplaşma (Organizational Configuration)Organizasyonları ve performanslarını tek tek ve ilişkisiz teorilerle açıklamak yerine, verimlilikle ilişkili çeşitli özellikleri ve bunları etkileyen faktörleri gruplar halinde belirleyerek örgütsel konfigürasyonlar oluşturmayı amaçlayan yaklaşımdır. Örneğin, farklı endüstriyel yapılardaki başarılı işletme modellerinin ortak özelliklerini gruplandırarak incelemek bu kapsamdadır.
Kaynak Bağımlılığı Yaklaşımı (Resource Dependence Theory)Örgütlerin varlıklarını sürdürmek için dış çevrelerindeki kıt bilişsel, finansal ve fiziksel kaynaklara ihtiyaç duyması nedeniyle çevrelerindeki unsurlara bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığı kendi çıkarları doğrultusunda yönetmeye çalıştığını savunan yaklaşımdır. Örneğin, bir imalat firmasının hammadde tedarikindeki riski azaltmak için ana tedarikçisiyle uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurması bu teorinin örneğidir.
Örgütsel Strateji YaklaşımıÜst kademe yönetiminin çevresel fırsatları ve tehditleri, işletmenin güçlü ve zayıf yönleriyle birlikte analiz ederek (SWOT) formüle ettiği stratejileri uygulamasıyla çevreye uyum sağladığını savunan yaklaşımdır. Örneğin, bir perakende zincirinin pazar analizleri sonucunda e-ticaret alanına yatırım yaparak rekabet avantajı sağlaması bu yaklaşıma dayanır.
Bilgi İşleme YaklaşımıOrganizasyonları en alt kademeden en üst kademeye kadar bilgi işleyen ve karar üreten birimler ve iletişim sistemleri olarak ele alan, çevresel uyumun bilgi toplama ve işleme kapasitesiyle belirten yaklaşımdır. Örneğin, gelişmiş kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımları kullanan bir şirketin pazar değişimlerine anında tepki vermesi bu yaklaşımlarla açıklanır.
Vekâlet Yaklaşımı (Agency Theory)Amaçları ve çıkarları farklı olan vekâlet veren ile vekilin yardımlaşması durumunda ortaya çıkan motivasyon, kontrol ve bilgi akışı sorunlarını inceleyen yaklaşımdır. Örneğin, şirket hissedarlarının (vekâlet veren) profesyonel yöneticilerin (vekil) kendi çıkarlarına göre hareket etmesini engellemek için performans bazlı prim sistemi uygulaması bu duruma örnektir.
Bilgi AsimetrisiVekâlet ilişkisinde taraflardan birinin (genellikle vekilin) işler ve faaliyetler hakkında diğer tarafa (vekâlet verene) kıyasla daha fazla bilgiye sahip olması durumudur. Örneğin, bir şirketin genel müdürünün operasyonel detaylara yönetim kurulundan çok daha hakim olması bilgi asimetrisidir.
İşlem Maliyeti YaklaşımıAlternatif yönetişim kurumları olan pazar ve hiyerarşi arasındaki seçimin işlemlerin farklılığından kaynaklandığını savunan ve ekonomik örgütleri işlem maliyetlerini minimize edecek şekilde uyumlu hale getirmeyi amaçlayan kuramdır. Örneğin, bir otomotiv üreticisinin bazı parçaları dış pazardan tedarik etmek yerine kendi bünyesinde üretme (dikey entegrasyon) kararı alması bu kapsamdadır.
Varlık Özgüllüğüİşlem maliyeti yaklaşımında varlıkların alternatif kullanımlar için transfer edilebilme durumunu ifade eden, özgül olduğu durumlarda ilgili işlem dışında çok az değeri olan karakteristik özelliktir. Örneğin, belirli bir fabrika için özel olarak üretilmiş ve başka bir tesiste kullanılamayan özel makineler yüksek varlık özgüllüğüne sahiptir.
Kurumlaşma (Kurumsallaşma) YaklaşımıOrganizasyonların yapı ve davranışlarının sadece pazar koşulları tarafından değil, kurumsal baskılar, sosyal bekleyişler, devlet yönlendirmeleri ve inançlar tarafından etkilendiğini savunan yaklaşımdır. Örneğin, hastanelerin yasal düzenlemeler ve toplumsal beklentiler doğrultusunda belirli standartlarda kalite komiteleri kurması kurumsal baskıların sonucudur.
Eşbiçimlilik (İzomorfizm)Aynı endüstri dalında faaliyet gösteren organizasyonların benzer çevresel baskılara, yasal zorunluluklara ve sosyal bekleyişlere maruz kalarak zaman içinde yapı ve işleyiş özellikleri açısından birbirine benzer hale gelmesidir. Örneğin, bankacılık sektöründeki tüm kurumların benzer dijital güvenlik protokollerini ve şube tasarımlarını benimsemesi eşbiçimliliktir.
Popülasyon Ekolojisi (Örgütsel Ekoloji)Tek bir örgütü incelemek yerine örgüt topluluklarını ele alan, temel dayanağını evrimsel biyolojiden ve Darwin'in doğal ayıklamacılık kuramından alan, örgütlerin kaderinin çevreleri tarafından seçilme veya ellenme yoluyla tayin edildiğini savunan yaklaşımdır. Örneğin, ekonomik kriz dönemlerinde çevresel baskılara dayanamayan zayıf küçük işletmelerin kapanırken güçlülerin hayatta kalması ekolojik seçilimdir.

Diğer Önemli Bilgiler

Ronald Coase'nin 1937 Tarihli 'Firmaların Doğası' Makalesi

İşlem maliyeti ekonomisinin temel dayanak noktası olan bu eser, pazar ve hiyerarşi arasındaki seçimin işlemlerin farklılığından kaynaklandığını savunarak organizasyonel sınır kararlarını açıklamada devrim niteliğinde bir kuramsal çerçeve sunmuştur.

Oliver Williamson'ın İşlem Maliyeti Katkısı

Williamson, iktisadi örgütlerin karakteristikleri birbirinden farklı olan işlemleri, maliyet ve kapasiteleri farklı olan yönetişim yapılarıyla işlem maliyetlerini minimize edecek şekilde uyumlu hale getirme çabasında olduğunu kuramsallaştırmıştır.

Hannan ve Freeman'ın Örgütsel Ekoloji Modeli

Michael Hannan ve John Freeman, alt düzeydeki bir analiz biriminin üst düzeydeki çalışma birimini anlamadan tam olarak incelenemeyeceğini savunmuş, evrimsel biyoloji ve Darwin'in doğal ayıklamacılık kuramını örgütsel ekolojiye uyarlamışlardır.

Darwin'in Doğal Ayıklamacılık Kuramının Organizasyonlara Etkisi

Evrimsel biyolojiden esinlenen popülasyon ekolojisi yaklaşımı, doğadaki canlıların çeşitlenme ve uyum gösterme süreçleri gibi, ekonomik ekosistemdeki organizasyonların da çevreleri tarafından seçildiğini veya elimine edildiğini savunmaktadır.

Türkiye'de Kurumsallaşma ve Yazılı Prosedürler Algısı

Ülkemizde kurumsallaşma denildiğinde ilk akla gelen olgunun işlerle ilgili tanımların yapılması ve yazılı prosedürlerin hazırlanması olmasının nedeni, kurumlaşma yaklaşımının organizasyonlarda belirlilik sağlamak ve kişiden kişiye farklı uygulamaları önlemek amacıyla yazılı talimatlar geliştirilmesini öngörmesidir.

Bilimci ve Yönetimci İkiliği

Örgüt kuramının kökensel olarak 'bilim yapmak' (olgu ve modelleri açıklamak/anlamak) ile 'yöneticilere yol göstermek' (etkili ve verimli kılacak öneriler geliştirmek) arasında bir ikilik yaşadığı; koşul bağımlılık, kaynak bağımlılığı ve işlem maliyeti kuramlarının her iki amaca da hizmet ederken, ekolojik ve yeni kurumsal kuramların temel olarak bilimci bir anlayışa sahip olduğu belirtilmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Durumsallık (Koşul-Bağımlılık) yaklaşımının 'mikro' bir bakış açısına sahip olduğunu, Popülasyon Ekolojisi'nin ise 'makro' ve topluluk odaklı olduğunu karıştırmayın.
  • Kaynak Bağımlılığı kuramının sadece çevreye uyum sağlamakla kalmayıp, örgütlerin çevrelerini kendi çıkarları doğrultusunda yönetme ve siyasi güç kullanma çabasında olduğunu unutmayın.
  • Vekâlet yaklaşımında 'bilgi asimetrisinin' genellikle vekilin (yönetici/ast) lehine olduğunu ve taraflar arası çıkar çatışmalarını doğurduğunu sınavda göz ardı etmeyin.
  • İşlem Maliyeti Yaklaşımı'nın üç boyutunun (Varlık özgüllüğü, belirsizlik, sıklık) ve Ronald Coase'nin 'Firmaların Doğası' makalesinin sık sorulan teorik detaylar olduğunu unutmayın.
  • Kurumsallaşma yaklaşımında geçen 'eşbiçimlilik' (izomorfizm) kavramının, organizasyonların çevresel baskılar ve yasal bekleyişler yüzünden birbirine benzemesini ifade ettiğini iyi kavrayın.
  • Popülasyon Ekolojisi yaklaşımının temelini evrimsel biyoloji ve Darwin'in doğal seçilim kuramının oluşturduğunu, burada örgüt kaderini çevrenin tayin ettiğini kesinlikle aklınızda tutun.
  • Stratejik Yönetim yaklaşımının SWOT (Güçlü/Zayıf yönler, Fırsat/Tehditler) analizine dayandığını, Kaynak Bağımlılığı'nın ise kritik kaynaklar etrafındaki işbirliğine odaklandığını ayırt edin.