← Ünite 13
İktisada Giriş 1

Ünite 13: Sermayenin Geliri - Faiz

Sermayenin İki Temel Çeşidi
Sermaye, iktisat yazınında parasal sermaye ve sermaye malları olmak üzere ikiye ayrılır. Parasal sermaye yatırımda kullanılan fonları içerirken, sermaye malları üretimde kullanılan her türlü üretilmiş fiziki araç ve gereci kapsar.
Sermaye Arz Eğrisinin Eğimi
Sermaye arz eğrileri pozitif eğimlidir. Bunun temel nedeni, tasarruf yapmanın bugünkü tüketimden vazgeçme şeklinde bir fedakarlık gerektirmesi ve bu fedakarlığın karşılığının ancak daha yüksek faiz oranlarıyla ödenebilmesidir.
Az Gelişmiş Ülkelerde Sermaye Talebi
Az gelişmiş ülkelerde hızlı nüfus artışı, üretim araçlarının yenilenmesi ihtiyacı, hızlı kalkınma gereksinimi ve altyapı eksiklikleri nedeniyle sermaye talebi oldukça yüksek düzeydedir.
Gelişmiş Ülkelerde Sermaye Birikimi
Gelişmiş ülkelerde kişisel gelir düzeyinin yüksekliği, ülke parasının ve faiz oranlarının istikrarlı olması ile sosyal-siyasi istikrar, bireysel tasarrufları artırarak sermaye birikimini kolaylaştırmaktadır.

Anahtar Kavramlar

SermayeÜretime yardımcı olan ve kendileri de daha önce üretilmiş olan her türlü maddi ve manevi araçları kapsayan üretim faktörüdür. Örneğin, bir fabrikadaki makineler ve hammadde stokları sermaye kapsamında değerlendirilir.
Parasal SermayeYatırımların finanse edilmesi ve üretim sürecinin başlatılması için kullanılan nakit fonları ve finansal kaynakları ifade eden sermaye çeşididir.
Sermaye MallarıMal ve hizmet üretiminde doğrudan kullanılan, fabrikalar, binalar, makine, teçhizat ve donanım gibi üretilmiş fiziki araç ve gereçlerin tamamıdır.
Sermaye ArzıTasarruf sahiplerinin bugünkü tüketimlerinden vazgeçerek oluşturdukları ve faiz getirisi elde etmek amacıyla piyasaya sundukları fon akışıdır.
Sermaye TalebiFirmaların yatırım projelerini gerçekleştirmek ve üretim kapasitelerini artırmak amacıyla ihtiyaç duydukları sermaye mallarını satın almak için gösterdikleri dolaylı taleptir.
OtofinansmanFirmaların elde ettikleri dönem kârlarının tamamını ortaklara dağıtmayıp, dağıtılmayan kârlar şeklinde bünyelerinde tutarak yeni yatırımların finansmanında kullanmaları yöntemidir.
FaizSermayenin üretime katılması karşılığında elde ettiği gelir veya sermayenin belirli bir süre boyunca başkasına ödünç verilmesi karşılığında ödenen kullanım fiyatıdır.
Reel Faiz TeorisiFaiz oranının parasal faktörlerden bağımsız olarak, sadece reel tasarruf arzı ve reel yatırım talebinin eşitlendiği noktada belirlendiğini savunan Klasik iktisadi yaklaşımdır.
Parasal Faiz TeorisiFaizin tasarruf etmenin değil, parayı nakit tutmaktan (likiditeden) vazgeçmenin bedeli olduğunu ve para arzı ile para talebi tarafından belirlendiğini savunan Keynesyen teoridir.
Likidite TercihiEkonomik birimlerin muamele, ihtiyat veya spekülasyon amacıyla varlıklarını kolayca harcanabilir nakit para şeklinde ellerinde tutma isteğidir.
Ödünç Verilebilir Fonlar TeorisiFaiz oranının, reel ve parasal faktörleri birleştirerek ödünç verilebilir fon arzı ile ödünç verilebilir fon talebinin kesiştiği noktada belirlendiğini savunan genel teoridir.
TasarrufBireylerin veya kurumların elde ettikleri toplam gelirden tüketim harcamalarını çıkardıktan sonra geriye kalan ve yatırıma dönüşmeye hazır olan kısmettir.
Dolaylı (Türetilmiş) TaleptirSermaye talebinin doğrudan kendisi için değil, o sermaye malı kullanılarak üretilecek olan nihai tüketim mallarına olan talebe bağlı olarak ortaya çıkması durumudur.

Diğer Önemli Bilgiler

Klasik Dönemde Faiz ve Kâr Ayrımı

Klasik iktisatçılar döneminde sermaye piyasaları gelişmediği için sermaye sahipleri aynı zamanda girişimci kabul edilmiş, bu yüzden faiz ile kâr kavramları aynı kategoride değerlendirilmiştir.

Reel Faiz Teorisinde Denge Koşulu

Reel faiz teorisine göre faiz oranı, yatırım (I) ve tasarrufların (S) eşitlendiği noktada belirlenir. Bu teoride parasal değişkenlerin faiz üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

Keynes'in Faiz Tanımı

Keynes'e göre faiz, tasarruf etmenin bir karşılığı değil, parayı el altında nakit olarak tutma eğilimi olan likiditeden vazgeçmenin ve bunu ertelemenin bedelidir.

Para Talebinin Üç Temel Güdüsü

Keynesyen teoride bireyler parayı muamele (günlük işlemler), ihtiyat (beklenmedik durumlar) ve spekülasyon (kazanç elde etme) güdüleriyle ellerinde tutmak isterler.

Ödünç Verilebilir Fon Arzının Bileşenleri

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'ne göre fon arzı; tasarruflar, bankaların yarattığı krediler ve atıl olarak saklanan paraların sisteme dahil edilmesiyle oluşur.

Denge Faiz Oranından Sapmalar

Denge faiz oranının altına inildiğinde yatırım talebi artar ve ödünç alanların rekabeti faizi yükseltir; denge oranının üzerine çıkıldığında ise tasarruf arzı artar ve ödünç verenlerin rekabeti faizi düşürür.

Sınavda Dikkat Et

  • Sermayenin 'üretilmiş bir üretim faktörü' olduğunu unutmayın; bu özelliği onu toprak ve emek gibi doğal faktörlerden ayırır.
  • Sermaye talebinin 'dolaylı (türetilmiş) talep' olduğunu bilin; çünkü sermaye malları doğrudan tüketim için değil, tüketim malı üretmek için talep edilir.
  • Reel Faiz Teorisi ile Parasal Faiz Teorisi arasındaki temel farka dikkat edin: Klasikler faizi 'tasarrufun/fedakarlığın' karşılığı görürken, Keynes 'likiditeden vazgeçmenin' karşılığı görür.
  • Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi'nin sentez (genel) bir teori olduğunu ve hem reel (tasarruf-yatırım) hem de parasal (para arzı-talebi) değişkenleri içerdiğini sınavda mutlaka hatırlayın.
  • Faiz oranı ile yatırımlar arasında ters yönlü (negatif eğimli), tasarruflar arasında ise doğru yönlü (pozitif eğimli) ilişki olduğunu grafik soruları için aklınızda tutun.