← Ünite 10
Kurumsal İletişim

Ünite 10: Kişi Odaklı Kurum Kültürü ve Tutarlı İmaj (İzlenim) Yaratımı

Edward B. Tylor ve İlk Kapsamlı Kültür Tanımı
İngiliz antropolog Edward B. Tylor, kültür kavramının ilk açık ve kapsamlı tanımını yapmıştır. Kültürü; bilgi, inanç, sanat, hukuk, ahlak, adet, gelenek ve toplumun bir üyesi olarak kişinin yaşayarak kazandığı huylar ve yetenekler bütünü olarak tanımlamıştır.
TÜSİAD Türk Toplumunun Değerleri Araştırması (1991)
Türkiye’de değerler konusunda yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biridir. 1991 yılında yayınlanan bu araştırmada Türk toplumunun sosyo-ekonomik değerleri arasında riskten kaçınma, kadercilik, yakın çevre dışındakilere güvensizlik ve kanaatkarlık gibi özellikler tespit edilmiştir.
Raymond Williams ve BBC Kültür Yayıncılığı
İngiliz sosyolog Raymond Williams, 1950'lerden itibaren BBC'nin klasik müzik ve güzel sanatları halka sevdirmek için düzenlediği televizyon programlarını incelemiştir. Bu değerlendirmeler, kültürün sadece seçkin sanat olmadığını, gündelik yaşama dair dinamik bir alan olduğunu kanıtlamıştır.
Ziya Gökalp'in Kültür ve Uygarlık Ayrımı
Ziya Gökalp, Alman geleneğine uygun olarak kültür ve uygarlık ayrımı yapmıştır. Batı'nın bilim ve teknolojisinin (uygarlığın) alınmasını savunurken, milli din, dil, ahlak ve adetlerden oluşan kültürünün ise reddedilmesi gerektiğini öne sürmüştür.

Anahtar Kavramlar

KültürSosyolojik çerçevede bir yaşama biçimi olarak tanımlanan; bir toplumda öğrenilen davranış ve düşünce sistemlerinin, değerlerin ve inançların toplamıdır. Örneğin ne yendiği, ne okunduğu ve nelere tepki duyulduğu o toplumu karakterize eden kültür unsurlarıdır.
Kültür politikasıHalkın kültürel yaşama katılabilmesi için elverişli koşulların yaratılmasıdır. Toplumda her kişiye yaratıcılığını ortaya koyması ve geliştirmesi için alınan önlemler ile sağlanan ekonomik kolaylıkları kapsar.
İzlenim (İmaj)Başkaları tarafından algılanma ve değerlendirilme biçimidir. Bir bireyin, kurumun veya kuruluşun bilinen felsefe ve değerlerinin kamusal zihindeki yansımasıdır.
Maddi kültürBir toplumdaki elle tutulur, somut kültürel unsurları kapsayan yapıdır. Binalar, giysiler ve her türlü araç-gereç maddi kültürün örnekleridir.
Manevi kültürBir toplumun soyut değerlerini, inançlarını, gelenek, görenek ve düşünce biçimlerini içeren yapıdır. Maddi kültür ile manevi kültür arasında sürekli bir etkileşim vardır.
Kültürlemeİnsanların kendi kültürlerinden öğrendikleri, bilinçli ya da bilinçsiz olarak edindikleri toplumsallaşma ve eğitim sürecidir. Bireye kolay değiştirilemeyecek bir kişilik yapısı kazandırır.
Kültürleşmeİnsanların başka toplumlardan öğrendikleri veya farklı toplumların karşılıklı etkileşim sonucu değişime uğrayarak yeni sentezler yaratması sürecidir.
Özümseme (Asimilasyon)Kültürleşme sürecinin bir toplumun diğerini tamamen yutması ve sindirmesi sonucuna varmasıdır. Örneğin Amerika'ya göç eden Avrupalıların Amerikan kültürünü özümsemesi bu duruma örnektir.
KültürlenmeFarklı kültürel gruplar arasındaki temaslar sonucunda bir grubun veya her iki grubun diğerinin kültürünü benimseyerek yeni kültürel örüntüler edinmesi sürecidir.
Kültür şokuBir insanın kendi kültürüne yabancı, tümden farklı değerler ve normlar sistemi içine girdiği zaman yaşadığı şaşkınlık, yönsüzlük ve negatif tepki duygusudur.
Küresel kültür20. yüzyılın ikinci yarısından sonra iletişim teknolojileri ve çok uluslu medya holdingleri aracılığıyla yayılan Batı merkezli kozmopolit yaşam tarzı ve tüketimcilik kalıplarıdır.
Yerel kültürAynı ulusun vatandaşlarınca paylaşılan deneyimler, inançlar, sonradan öğrenilen davranış kalıpları ve değerlerin bütünüdür.
Ritüel medya olaylarıKitlesel medyanın milyonlarca kişinin coğrafi olarak dağınık olmalarına rağmen aynı kültürel ürünü veya olayı eş zamanlı tecrübe etmesine izin veren özel yayınlar ve olaylardır. Örneğin Dünya Kupası veya Prenses Diana'nın cenazesi.
Yabancılaşma (Bireylik yitimi)Kurum kültürünün yapısına bağlı olarak çalışanın insani erdemlerden uzaklaşması, güvenilirliğin ticari araca indirgenmesi ve değerlerinden dışlanması durumudur.
Kurumsal itibarKurum kimliğinin toplum nezdindeki yansıması olan imajın algılanmasıdır. Soyut bir değer olup, kurumu oluşturan bireylerin somut ilişkilerine ve dışa yansımalarına dayanır.
Kurumsal kimlikKurumun ya da örgütün kendini hedef gruplarına sunum biçimidir. Sembolizm, iletişim ve davranışın bütün ifade biçimlerini kapsayarak örgütün gerçek kişiliğini ortaya çıkarır.
Kurumsal imajKurumun tüm sosyal paydaşları tarafından ismi, logosu, vizyonu ve kendini ifade biçimleriyle zihinde algılanan görünümüdür.
NormDeğerlerin davranışlara yol gösteren temel ilkelerinden hareketle, belli bir durumda insanların nasıl davranması gerektiğine dair beklentiler ve yaptırımı olan kurallardır. Örneğin devlet memurlarının kılık-kıyafet zorunluluğu.
SembolBelirli bir durumu ya da olayı anlamlandıran göstergedir. Her kültür bayrak, marka, amblem gibi çok sayıda sembol üretir. Örneğin köpek bir kültürde dostken diğerinde yemek olabilir.
İnançDünya hakkında paylaşılan fikirlerdir. Sağ duyuyu, dini veya bilimi temel alabilir; örneğin ölümden sonra hayata inanmak veya sigaranın kanser riskini artırdığı inancı gibi.
Bilişsel çelişki kuramıBireyin tutumlarına ters düşen davranışlarda bulunması durumunda ortaya çıkan mantıksal tutarsızlığı ve bilişsel tutarlılık yönündeki eğilimini açıklayan kuramdır.
YönetişimKurumda insani değerlere dayalı etik iklimin yaratılmasını kolaylaştıran, katılımı ve etkili iletişimi savunan yönetim yaklaşımıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Japonya'nın Teknolojiyi Ritüelleştirme Modeli

Jean Baudrillard'ın Üçüncü Dünya ülkelerinin Batı değerlerini nakletmede başarısız olduğunu belirttiği görüşüne karşın, Japonya teknolojisini ritüelleştirmeyi başarmıştır. Bu sayede hem kendi ulusal kültürünü yitirmemiş hem de küresel düzlemde meydan okuyabilmiştir.

Turgut Özal Dönemi ve Neo-Liberal Pazar Değişimi

1980'li yıllardan önce Türkiye'de yabancı ürünlere kısıtlı ulaşılırken, Turgut Özal'ın neo-liberalizm anlayışıyla birlikte yabancı markalar Türk pazarına girmiştir. Bu süreç Levi's, Adidas ve Lumberjack gibi uluslararası markaların yerli pazarla buluşmasını ve kültürel tüketim alışkanlıklarının değişmesini sağlamıştır.

Almanya ve Arjantin 1990 Dünya Kupası Maçı

Kitlesel medyanın yarattığı 'ritüel medya olayları'na örnek olarak gösterilir. Almanya ile Arjantin arasındaki 1990 Dünya Kupası final maçının coğrafi olarak dağınık yaklaşık 1 milyar kişi tarafından ekran başında izlenildiği tahmin edilmektedir.

Starbucks ve Howard Schultz'un Çalışan Odaklı Felsefesi

Starbucks CEO'su Howard Schultz, markayı öncelikle çalışanlarla oluşturduklarını belirtmiştir. Şirket çalışanlarına 'barista' unvanı vererek onları birer partner yapmış, bu güçlü iç hikaye ve birleşik kültür dış hedef kitleye de yansıtılarak küresel marka sadakati yaratılmıştır.

Ken Cooper ve İzlenim Yaratan Yedi Görünüm

Ken Cooper, tutarlı izlenim yaratımının şartlarını incelemiştir. İzlenimi oluşturan unsurları kişi, kurum, hizmet ya da ürünün fiziksel, işlevsel, etiksel, davranışsal, uzamsal, süremsel ve güzelduyusal görünümleri olarak yedi kategoride ele almıştır.

Marshall McLuhan ve 'Araç Mesajdır' Söylemi

Ünlü iletişim kuramcısı Marshall McLuhan'ın 'araç mesajdır' söylemi, hedef kitleye yönelik kullanılan sözlü, yazılı ve davranışsal her türlü iletim aracının verdiği izlenime göre mesajın yorumlanabilirliğini ifade etmektedir.

Freedman'ın Tutum Değişikliği İçin Dört Koşulu

Freedman (1993), bireylerde tutum değişikliğinin gerçekleşebilmesi için dört temel koşul gerektiğini belirtmiştir: güçlü bir iletişim, inanılabilir bir kaynak, değişikliğe çok dirençli olmayan bir hedef ve kolaylaştırıcı ortamsal değişkenler.

Groiler-Webster Sözlüğü İmaj Tanımı

Groiler-Webster (1973) sözlüğüne göre imaj; bir bireyin, kurumun ya da kuruluşun bilinen prosedürlerinin, felsefesinin ya da değerlerinin kamusal izlenimlerinin bileşkesidir. Psikolojik anlamda ise mevcut olmayan bir şeyin ilk algılandığı andaki zihinsel temsilidir.

Ahmet Erimhan'ın Medya ve Kamuoyu Görüşü

Ahmet Erimhan (1996), medyanın düşünceler ve kamuoyu oluşturduğunu, etki alanının insan zihinleri olduğunu belirtmiştir. Medya zihinler üzerinde etki ederek insanların davranışlarını, inançlarını, yaşam biçimlerini ve seçimlerini yönlendirmektedir.

Prof. Dr. Bayramoğlu'na Göre Örgütsel Kişilik Araçları

Prof. Dr. Bayramoğlu'na göre kurumsal kişilik merkezde yer almaktadır. Kurumsal davranış, iletişim ve sembolizm örgütsel kişiliğin araçları olarak işlev görür ve bunların dışsal/içsel çevreye yansımaları kurumsal imajı meydana getirir.

Philip Kotler'in İletişim Yöneticisi Tanımı

Kotler'e göre iletişim yöneticisi kitle iletişimi ve promosyonu ile uğraşmalı, medya ve duyurum üzerinde kendini geliştirmelidir. Ayrıca kurum kültürünün belirlenmesi ve içsel iletişimin etkinleştirilmesi kurumsal iletişim çalışmalarının kapsamındadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Kültürün Edward B. Tylor tarafından yapılan ilk kapsamlı tanımı ile Ziya Gökalp'in kültür ve uygarlık ayrımı sınavda sıklıkla karıştırılmaktadır, dikkat edin.
  • Kültürleme, kültürleşme, kültürlenme ve özümseme (asimilasyon) kavramlarının birbirine benzediği ancak aralarında ince farklar (örneğin asimilasyonun kültürel yutma olması) olduğu unutulmamalıdır.
  • TÜSİAD'ın 1991 yılındaki 'Türk Toplumunun Değerleri Araştırması'nda yer alan kadercilik ve riskten kaçınma gibi bulgular soru potansiyeli yüksek noktalardır.
  • Ken Cooper'ın izlenimi oluşturan 7 görünümü (fiziksel, işlevsel, etiksel vb.) ile Freedman'ın tutum değişikliği koşulları sınavda detay soruları olarak gelebilir.
  • Marshall McLuhan'ın 'araç mesajdır' söyleminin anlamını ve kurumsal iletişimdeki yerini iyi kavrayın.
  • Yabancılaşma (bireylik yitimi) yaşayan çalışanların özellikleriyle, katkı kültüründeki çalışanların özelliklerinin zıt olduğunu unutmayın.
  • Kurumsal kimlik, kurumsal imaj ve kurumsal itibar kavramlarının birbirinin sebebi ve sonucu olduğu hiyerarşiyi gözden kaçırmayın.