← Ünite 8
Medya Etiği

Ünite 8: Osmanlı’dan Günümüze Anayasalar ile Basın Kanunları Bağlamında Basın Özgürlüğü Kavramı

1876 Kanun-i Esasi ve 12. Madde
Osmanlı'nın ilk anayasası olan 1876 Kanun-i Esasi'nin 12. maddesi 'Matbuat kanun dairesinde serbesttir' hükmünü getirerek basını ilk kez anayasal güvenceye kavuşturmuştur. Bu madde, sonraki tüm Türk anayasa geleneklerinin basınla ilgili maddelerine ilham kaynağı olmuştur.
1909 Basın Kanunu ve Ruhsat Usulünün Kaldırılması
II. Abdülhamit dönemindeki ağır sansür ve ruhsat zorunluluğuna karşı, II. Meşrutiyet'in ardından 1909 yılında çıkarılan Basın Kanunu ile gazete çıkarmak için izin alma zorunluluğuna son verilmiş ve beyan usulüne geçilmiştir.
1931 Basın Kanunu ve 50. Madde Kısıtlamaları
Tek parti iktidarının siyasi kontrolünü pekiştirmek amacıyla 25 Temmuz 1931'de kabul edilen Basın Kanunu'nun 50. maddesi, genel siyasetine dokunacak yayın yapan gazetelerin İcra Vekilleri Heyeti kararıyla kapatılmasına ve sahiplerine başka isimle gazete çıkarma yasağı getirilmesine imkan tanımıştır.
5680 Sayılı 1950 Basın Kanunu
Demokrat Parti'nin iktidara gelmesinden hemen sonra, 24 Temmuz 1950'de tek parti rejiminin baskıcı havasını dağıtmak amacıyla yürürlüğe konulan 5680 sayılı yasa, uzun yıllar boyunca Türk basınının temel çalışma kanunu olmuştur.

Anahtar Kavramlar

Kanun-i EsasiOsmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasası olup, 1876 yılında I. Meşrutiyet'in ilanıyla yürürlüğe girmiştir. Basın faaliyetlerini ilk kez anayasal koruma şemsiyesi altına alarak 'Matbuat kanun dairesinde serbesttir' ilkesini getirmiştir.
Kablettab Muayene ve TeftişBasılı eserlerin yayımlanmadan ve halka dağıtılmadan önce devlet memurları tarafından denetlenmesi ve sansür edilmesi anlamına gelen ön denetim usulüdür. II. Meşrutiyet döneminde anayasal olarak yasaklanmıştır.
Beyan UsulüGazete ve dergi gibi süreli yayınların çıkarılabilmesi için idareden önceden izin veya ruhsat alma zorunluluğunun kaldırılması, bunun yerine sadece yetkili makamlara beyanname verilmesinin yeterli sayılması sistemidir.
Teşkilat-ı Esasiye KanunuTürkiye Cumhuriyeti'nin 1924 yılında kabul edilen ilk anayasasıdır. Bu kanunun 77. maddesi, matbuatın kanun dairesinde serbest olduğunu ve basılmadan önce ön teftişe tabi tutulamayacağını garanti altına almıştır.
Basın Şeref Divanı1960 ihtilali sonrası dönemde basında etik ilkelerin uygulanmasını denetlemek ve meslek ahlakını korumak amacıyla kurulan öz denetim mekanizmasıdır.
Pozitif (Aktif) Özgürlük AnlayışıDevletin basına sadece müdahale etmemekle kalmayıp, aynı zamanda basın ve haber alma hürriyetinin gerçek anlamda kullanılabilmesi için gerekli hukuki ve fiili tedbirleri almasını öngören özgürlük anlayışıdır.
Sosyal Devlet (Toplumsal Devlet)Vatandaşların sosyal ve ekonomik refahını, hak ve özgürlüklerini güvence altına almayı devletin temel bir görevi sayan devlet modelidir. 1961 ve 1982 Anayasaları'nda basını koruyucu hükümlerde bu anlayış açıkça görülmektedir.
Süreli ve Süresiz YayınAnayasa hukukunda süreli yayın gazete ve dergileri ifade ederken, süresiz yayın kitap gibi belirli periyotlarla çıkmayan eserleri tanımlamak için kullanılan hukuki kategorilerdir.
Basın RejimiBir ülkede basının faaliyet gösterdiği hukuki, siyasi, ekonomik ve idari kurallar bütününü; devletin basına yaklaşım tarzını ve kısıtlama veya özgürlük dengesini ifade eden kavramdır.
MüsadereSuç aleti olduğu veya yasalara aykırı yayın yaptığı gerekçesiyle devlet tarafından basımevi, matbaa araçları veya basılı eserlere el konulması işlemidir. 1982 Anayasası'nın 30. maddesiyle belirli şartlar dışında bu durum yasaklanmıştır.

Diğer Önemli Bilgiler

1961 Anayasası ve TRT'nin Kuruluş Zemini

1961 Anayasası'nın 121. maddesi, radyo ve televizyon yayıncılığının 'özerk, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği' tarafından gerçekleştirilmesini hükme bağlamış ve bu madde TRT Kurumu'nun kurulmasına doğrudan zemin hazırlamıştır.

1982 Anayasası 28. Madde ve Demokles'in Kılıcı

Aşırı tepkisel bir yapıyla hazırlanan 1982 Anayasası'nın 28. maddesi 'Basın Hürriyeti'ni düzenlemesine rağmen, içerdiği çok sayıda istisnai kısıtlama ve ceza tehdidi nedeniyle basın camiası tarafından 'Demokles'in kılıcı' olarak nitelendirilmiştir.

2004 Basın Kanunu (5187 Sayılı Kanun)

09.06.2004 tarihinde kabul edilip 26.06.2004'te yürürlüğe giren yeni Basın Kanunu, 1950'den beri uygulanan 5680 sayılı yasayı mülga etmiş; basın özgürlüğünü bilgi edinme, yayma, eleştirme ve yorumlama haklarıyla birlikte tanımlarken muhabir tanımını da kanundan çıkarmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • I. Meşrutiyet (1876 Kanun-i Esasi) döneminde basın ilk kez anayasal güvenceye kavuşmuştur; sınavda bu ilk olma özelliğini karıştırmayın.
  • II. Meşrutiyet döneminde (1908) getirilen en büyük yenilik ön sansürün (kablettab muayene ve teftiş) yasaklanmasıdır, dikkat edin.
  • 1909 Basın Kanunu ile ruhsat usulünün kaldırılıp 'beyan usulü'ne geçildiğini unutmayın, soru potansiyeli yüksektir.
  • 1931 Basın Kanunu'nun tek parti rejimini desteklediğini ve 50. maddesiyle gazetelerin kapatılmasına yetki verdiğini sakın karıştırmayın (bu kanun çok partili hayatı desteklemez).
  • Demokrat Parti döneminde çıkarılan ve uzun yıllar yürürlükte kalan kanunun 5680 sayılı Basın Kanunu olduğunu iyi ezberleyin.
  • 1961 Anayasası'nın 121. maddesinin TRT Kurumu'nun kurulmasına zemin hazırladığını ve Basın Şeref Divanı'nın bu dönemde kurulduğunu unutmayın.
  • 1982 Anayasası'ndaki 'Devlet basın ve haber alma hürriyetini sağlayacak tedbirleri alır' hükmünün 'sosyal devlet' anlayışının bir ürünü olduğunu daima akılda tutun.