Sert rekabet ortamında global işletmelerin tüketiciye doğru mesajları vermesi, olumlu
tutum yaratabilmeleri ve rekabet avantajı elde etmeleri açısından çok önemlidir. Bir işletmenin
farklı kültürel ortamlarda başarılı olabilmesi, bulundukları ülkenin ekonomik, politik, yasal ve
kültürel özelliklerini tanımasına bağlıdır. Bu bağlamda bireylerin içinde yaşadıkları toplumun
değerleriyle düşünüp algılarının buna göre şekillendiği global işletmeler tarafından
unutulmamalıdır. Aksi takdirde iletişim modellerinde mesajın hedef kitleye ulaşmasının
önünde yer alan engeller olarak tanımlayabileceğimiz “parazitler” reklam sürecine hâkim olur.
