1995 yılında Fransa Kültür Bakanı Jacques Toubon’un yabancı dil kullanımına karşı çıkması ve yasalar getirmesi üzerine Nike, 'Just Do It' sloganını Fransız kültürünün yapısına uygun olarak 'Ta vie est a toi – Hayatın Senindir' şeklinde değiştirmek zorunda kalmıştır.
Gerber, Batı Afrika’da bebek maması satmaya başladığında kavanozun üzerine sevimli beyaz bebek resmi koymuştur; ancak bölgede 'kavanozun üzerinde ne varsa içinde de o vardır' inanışı bulunduğundan halk, çocuklarının beyaz bebeklerle beslenmesinin istendiğini sanarak isyan etmiş ve afişleri yakmıştır.
Bir fast-food şirketi Olimpiyatları kutlamak için kutuların üzerine katılan ülkelerin bayraklarını basmış, ancak Suudi bayrağının üzerinde İslam’ın en kutsal sembolü olan Kelime-i Tevhid (ayet) yer aldığı için bu durum Suudi takımının ve halkın büyük protestolarına yol açmıştır.
Gelişen ülkeler için düşük maliyetli kamyon olarak tasarlanan 'Ford Fiera', Fransızcada 'çirkin yaşlı kadın' anlamına geldiği için Fransızca konuşulan pazarlarda ciddi satış problemleriyle karşılaşmıştır.
Toyota MR2 modeli Fransa’da hızlı bir şekilde telaffuz edildiğinde Fransızcada 'insan dışkısı' anlamına gelen 'merde' kelimesine benzediği için Fransa pazarında modele acilen yeni bir isim verilmek zorunda kalınmıştır.
Alfa Romeo 164 modeli, Güney Çin dilinde rakamların okunuşu nedeniyle 'sonuna kadar ölüm' manasına geldiği algısı yarattığı için Hong Kong pazarında 168 olarak adlandırılmıştır.
Parisli bir ajansın Senegalliler için hazırladığı, sivrisinek ısırmasından dans ederek kurtulma temalı reklam, yerel halk tarafından sivrisineklerden korunmak için dans etmenin zorunlu olduğu büyüsel bir ritüel olarak algılanmış ve hiç satış yapamamıştır.
Pepsodent diş macunu, reklamlarında daha beyaz dişler vaat ettiği için Güneydoğu Asya’da başarısız olmuştur; çünkü yapılan araştırmalarda o bölgedeki toplumlarda sararmış dişlerin bir statü ve prestij simgesi olduğu ortaya çıkmıştır.
Amerika’da hazırlanan bir reklam kampanyasında yeşil rengin tonlarının yoğun olarak kullanılması Malezya’da beklenmedik bir tepki doğurmuştur; çünkü Malezya kültüründe yeşil renk çevreciliği değil, ölüm ve felaketi temsil etmektedir.
1995 yılında Fransa Kültür Bakanı Jacques Toubon, reklamlar ve kitle iletişim araçlarında İngilizce veya diğer yabancı dillerin kullanılmasını yasalaştırarak hapis cezası getiren tartışmalı bir düzenlemeyi onaylamıştır.
15. yüzyılda Johannes Gutenberg’in matbaayı icat etmesi, bugünkü anlamıyla modern reklamcılığın doğuşunda milat kabul edilmiş ve sanayi devrimi sonrasındaki kitlesel üretim artışının pazarlanmasında devrim yaratmıştır.