Nişan Hançer'in yönettiği ve Kıbrıs'ta katledilen bir Türk taburunu konu alan ilk Kıbrıs filmidir. Ancak 1959 Kıbrıs Antlaşması ve uluslararası hassasiyetler nedeniyle Sansür Kurulu tarafından gösterimi yasaklanmıştır.
Aydın Arakon'un yönettiği, deniz sahnelerinde 200 figüran ve 100 kişilik mehter takımının kullanıldığı bu iddialı yapım, Yeşilçam'da tarihi filmler dönemini ve Osmanlı akıncıları furyasını başlatan ilk büyük filmdir.
Ayhan Başoğlu'nun çizgi romanından Süreyya Duru tarafından sinemaya uyarlanan ve Cüneyt Arkın'ın başrolünde oynadığı filmdir. Yeşilçam'da tek başına orduları deviren yenilmez Türk kahramanı prototipini kurumsallaştırmıştır.
Türker İnanoğlu'nun yapımcılığında Natuk Baytan tarafından çekilen film, yedi devam filmiyle en uzun soluklu seriyal olmuştur. Özellikle Kıbrıs krizinin yaşandığı dönemde milliyetçi duyguları deşarj etmek amacıyla vizyona sokulmuştur.
Türkiye'nin NATO'ya girmek amacıyla Kore'ye asker göndermesinin ardından, Seyfi Havaeri'nin 'Kore'de Türk Kahramanları' ve 'Kore Gazileri' gibi filmleriyle başlayan, milliyetçi duyguları coşturan hızlı bir film furyası yaşanmıştır.
Tunç Başaran'ın, Amerikalı yönetmen John Sturges'in ünlü western filmi 'The Magnificent Seven'ı (Yedi Silahşörler) Kıbrıs'taki mücahitlerin mücadelesine uyarlayarak çektiği yenilikçi bir tarihi aksiyon filmidir.
Selim Sırrı Tarcan'ın İsveç'ten getirdiği bir melodiden esinlenerek hazırladığı 'Dağ Başını Duman Almış' marşı, Kemalist milliyetçiliği öven 'Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm' filminin jeneriğinde kullanılarak simgeleşmiştir.
Muhsin Ertuğrul'un çektiği, Türk sinemasının ikinci Kurtuluş Savaşı filmidir. Zorlu ekonomik ve teknik imkansızlıklar altında çekilmesine rağmen, coşkulu Türk halkı tarafından büyük ilgi görerek gişe rekorları kırmıştır.
Hayri Esen'in yönettiği, Atatürkçü Yüzbaşı Süha'nın vatan haini padişahçılarla mücadelesini anlatan filmdir. Jeneriğinde Atatürk ve Mehmetçik heykeli görselleriyle 'Milli Türk Filmi' sloganıyla sunulmuştur.
Osman F. Seden'in yönettiği filmde, Kıbrıs'ta gizli görevde bulunan üç mücahit arkadaşın (Kemal, Samim ve Kadir) kahramanlık öyküleri ile aşk ilişkileri iç içe anlatılarak popüler milliyetçi söylem üretilmiştir.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yasaklanan 'İzmir Ateşler İçinde' filmi, İstanbul Belediyesi'nin Ayvansaray'daki deposunda çıkan yangında yanarak kül olmuş ve sinema tarihine 'lanetli film' olarak geçmiştir.