← Ünite 3
Türk Sinema Tarihi

Ünite 3: Sinemacılar Dönemi (1950-1970)

Sinemacılar Dönemi (1950-1970) - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 62
Kanlı Feryat (1952)
Atıf Yılmaz'ın yarım kalan bir filmi devralarak tamamlamasıyla yönetmenliğe adım attığı ilk resmi filmidir.
Gelinin Muradı (1957)
Atıf Yılmaz'ın ilk kez gerçek bir edebiyattan uyarlama yaparak popüler piyasa romanlarından gerçekçi sinemaya geçiş yaptığı dönüm noktası filmidir.
Karanlık Dünya / Aşık Veysel’in Hayatı (1952)
Metin Erksan'ın 23 yaşında yönettiği, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun senaryosunu yazdığı ve Aşık Veysel'in görüntülerine yer verilerek yarı belgesel hale getirilen ilk filmidir.
Dokuz Dağın Efesi (1958)
Osmanlı hükümetine isyan eden Çakıcı Mehmet Efe'nin öyküsünü anlatan, Metin Erksan'ın ilk yetkin yapıtı kabul edilen ve sansüre maruz kalan filmidir.

Anahtar Kavramlar

Piyasa Romanı Uyarlaması GeleneğiAtıf Yılmaz'ın sinemaya giriş yıllarında popüler aşk romanlarını ardı ardına beyazperdeye aktarmasıyla Türk sinemasında başlattığı ve ticari açıdan oldukça tutulan uyarlama akımıdır. Örnek olarak 'Aşk Izdıraptır' ve 'Kadın Severse' gibi filmler gösterilebilir.
Toplumsal Gerçekçilik1950'ler ve 1960'larda Türk sinemasında köylü, işçi, göç, sömürü, yoksulluk ve mülkiyet gibi gerçek hayat sorunlarını sinema diline aktaran yaklaşımdır. Metin Erksan'ın 'Yılanların Öcü' ve Halit Refiğ'in 'Gurbet Kuşları' bu akımın temel örnekleridir.
Otantik Köy FilmiMetin Erksan'ın Türk sinemasında köy yaşamını ve köylünün gerçek sorunlarını yapaylıkten uzak, yerinde ve belgeselci öğelerle harmanlayarak aktarma çabasının ilk ürünüdür. 'Karanlık Dünya / Aşık Veysel’in Hayatı' bu anlayışın ilk denemesidir.
Mülkiyet ÜçlemesiMetin Erksan'ın kırsal ve kentsel yaşamdaki mülkiyet ilişkilerini sorguladığı üç filmini kapsayan kavramsal bütündür. Bu üçleme; toprak mülkiyetini işleyen 'Yılanların Öcü', su mülkiyetini işleyen 'Susuz Yaz' ve kadının mülkiyet/sahiplik ilişkisini sorgulayan 'Kuyu' filmlerinden oluşur.
Surete Âşık OlmaMetin Erksan'ın 'Sevmek Zamanı' filminde işlediği, kişinin asıl insan yerine onun resmine veya fotoğrafına duyduğu platonik ve soyut aşk durumudur. Filmde bu olgu düş ile gerçek arasındaki çatışmanın temelini oluşturur.
Şairane GerçekçilikÖzellikle Fransız sinemasında görülen, karamsar, şiirsel ve estetik görsel atmosferin ağır bastığı sinematografik akımdır. Metin Erksan'ın 'Sevmek Zamanı' filmi bu akımın görsel ve atmosferik izlerini taşır.
Ulusal SinemaHalit Refiğ ve Duygu Sağıroğlu gibi sinemacıların savunduğu, batı öykünmeciliğinden kurtularak kendi toplumunun kültürel, tarihi ve sosyolojik gerçeklerine dayanan filmler yapma ideolojisidir. Bu görüş Sinemacılar Dönemi'nde olgunlaşmıştır.
Erkeksi Kadın KahramanTürk sinemasında geleneksel pasif kadın figürünün dışına çıkarak kendi ayakları üzerinde duran, babasının kamyonunda şoförlük yaparak erkek egemen alanda var olan karakter tipidir. Metin Erksan'ın yönettiği 'Şoför Nebahat' filmi bu tipin ilk örneğidir.
SansürSinemacılar Dönemi'nde toplumsal gerçekleri, politik eleştirileri veya mülkiyet kavgalarını işleyen filmlerin devlet kurumları tarafından yasaklanması veya kesintiye uğratılması durumudur. Metin Erksan'ın 'Karanlık Dünya', 'Dokuz Dağın Efesi' ve 'Yılanların Öcü' filmleri bu baskıyla karşılaşmıştır.
Gurbet Kuşları TemasıKırsal kesimden büyük şehirlere göç eden ailelerin büyük kentin acımasız ekonomik ve sosyal koşullarında parçalanmasını ve yozlaşmasını anlatan sinemasal temadır. Halit Refiğ'in aynı adlı filmi bu konunun klasik örneğidir.
Yarı-Belgesel AnlatımKurmaca bir film öyküsü içine gerçek kişilerin, arşiv görüntülerinin veya gerçek mekanların dahil edilmesiyle oluşturulan biçimsel anlatımdır. Metin Erksan'ın ilk filmi olan 'Karanlık Dünya'da Aşık Veysel'in görüntülerine yer verilerek bu yöntem denenmiştir.
Aydın YabancılaşmasıEğitimli veya batılılaşmış bireylerin kendi toplumunun yerel değerlerinden, köylüsünden ve halkın gerçeklerinden koparak içine düştüğü ruhsal ve kültürel yabancılaşma durumudur. Halit Refiğ'in 'Şehirdeki Yabancı' filminde bu tema işlenmiştir.
MelodramDuygusal öğelerin, imkansız aşkların, gözyaşının ve abartılı dramatik çatışmaların ağırlıkta olduğu popüler sinema türüdür. Sinemacılar Dönemi'nde yönetmenler bazen bu türün kalıplarını kullanmış, bazen de bu kalıpları toplumsal eleştirilerle dönüştürmüştür.
Feodal KoşullarGüney doğu Anadolu gibi kırsal bölgelerde ağalık düzeninin, aşiret baskısının ve geleneksel kuralların insanları kaçakçılık gibi illegal yollara zorlayan toplumsal yapısıdır. Lütfi Akad'ın 'Hudutların Kanunu' filminde bu koşullar işlenmiştir.
Gölge-Işık KullanımıSiyah-beyaz sinemada aydınlatma ve gölgelendirme tekniklerinin dramatik etkiyi ve ruh halini artırmak için ustalıkça kullanılmasıdır. Metin Erksan filmlerindeki güçlü çerçeveleme ve ışık kullanımı bu alanda öne çıkar.
Plastik ÇalışmaSinema filminde biçimsel güzelliğin, kadraj kompozisyonunun ve görsel estetiğin üst düzey bir sanat eseri niteliğinde tasarlanmasıdır. Metin Erksan’ın 'Kuyu' filmi eleştirmenler tarafından emsalsiz bir plastik çalışma olarak nitelendirilmiştir.
Emekçi Sınıfın SinemalaştırılmasıFabrika işçilerinin, sendikaların, grevlerin ve hak arama mücadelelerinin ilk kez Türk filmlerinde başat unsur olarak ele alınmasıdır. Ertem Göreç'in 'Karanlıkta Uyananlar' filmi bu yaklaşımın öncüsüdür.
Kadın Filmleri YönetmeniKariyerinin büyük bölümünde kadınların toplumsal konumu, çektikleri acılar, hak arayışları ve psikolojik durumlarını merkeze alan filmler çeken yönetmenlere atfedilen unvandır. Atıf Yılmaz kariyerinin ilerleyen döneminde bu unvanla anılmıştır.

Diğer Önemli Bilgiler

Gecelerin Ötesi (1960)

Metin Erksan'ın o dönemin 'her mahallede bir milyoner yetiştireceğiz' resmi söylemini sorgulayan, bir soygunu ve mahalle arkadaşlarının trajedisini anlatan önemli filmidir.

Cemal Gürsel'in Özel İzni

Metin Erksan'ın 'Yılanların Öcü' filmi sansür kurulundan geçememiş, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in özel izni sayesinde sinemalarda gösterilebilmiştir.

Berlin Film Festivali Altın Ayı Ödülü (1964)

Necati Cumalı'nın romanından uyarlanan, su mülkiyetini ve Erol Taş'ın oyunculuğunu barındıran Metin Erksan'ın 'Susuz Yaz' filmi, Türk sinemasının kazandığı ilk uluslararası büyük ödüldür.

Su Mülkiyeti ve 1969 Yasası

Metin Erksan, 'Susuz Yaz' filminden sonra Türkiye'de su konusunda var olan bir sorunun çözüldüğünü, 1969'da çıkan kanunla tapulu mülkten çıkan suyun kamuya ait olduğunun kabul edildiğini belirtmiştir.

Sevmek Zamanı (1966)

Metin Erksan'ın surete aşık olma olgusunu işlediği, Fransız şairane gerçekçiliğinin izlerini taşıyan en kişisel ve estetik filmiidir.

Kuyu (1968)

Batı Anadolu'da gerçekten yaşanmış bir gazete haberinden esinlenen, Kur'an'ın Nisa suresindeki bir ayetten yorumlanan ve mülkiyet üçlemesinin son filmi olan yapıtıdır.

Karanlıkta Uyananlar (1964)

Vedat Türkali'nin senaryosunu yazdığı, emekçilerin dünyasına eğilen, yabancı sermaye, sendika, grev ve aydın-işçi dayanışmasını işleyen ilk Türk filmidir.

Gurbet Kuşları (1964)

Halit Refiğ'in yönettiği, kırsal kesimden İstanbul'a göç eden bir ailenin büyük kentte yaşadığı çözülüşü ve parçalanmayı konu edinen önemli toplumsal gerçekçi filmdir.

Üç Arkadaş (1958)

Memduh Ün'ün yönettiği, gözleri görmeyen genç bir kıza üç arkadaşın destek vermesini anlatan, sıradan insanların dünyasını gerçekçi gözlemlerle yansıtan dönemin en önemli filmlerindendir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Atıf Yılmaz'ın ilk önemli ve gerçekçi döneme geçiş filmi olarak 'Gelinin Muradı' (1957) sorulabilir; bu tarihi ve film adını karıştırmayın.
  • Metin Erksan'ın ilk filmi 'Karanlık Dünya / Aşık Veysel'in Hayatı'nın yarı-belgesel nitelikte olduğu ve sansüre uğradığı bilgisi sınavda sıklıkla karşınıza çıkabilir.
  • 'Susuz Yaz' filminin 1964 Berlin Altın Ayı ödülünü alarak Türk sinemasının ilk uluslararası büyük ödülünü kazandığı bilgisi kesinlikle ezberlenmelidir.
  • Metin Erksan'ın mülkiyet üçlemesinin (Yılanların Öcü, Susuz Yaz, Kuyu) sırasıyla toprak, su ve kadının sahipliği konularını işlediği unutulmamalıdır.
  • Ertem Göreç'in yönettiği ve Vedat Türkali'nin senaryosunu yazdığı 'Karanlıkta Uyananlar' filminin, emekçilerin dünyasını ve sendika/grev konularını işleyen ilk Türk filmi olduğu hususuna dikkat edin.
  • Halit Refiğ'in 'Gurbet Kuşları' filminin kırsaldan İstanbul'a göç eden ailenin yozlaşmasını anlattığı, Duygu Sağıroğlu'nun ise 'Bitmeyen Yol' ile benzer bir temayı işlediği karıştırılmamalıdır.
  • Atıf Yılmaz'ın kariyerinin ilerleyen dönemlerinde özellikle kadın filmleriyle anıldığı ('Selvi Boylum, Al Yazmalım', 'Utanç', 'Kuma') sınav sorularında ipucu olarak verilebilir.