← Ünite 2
Türk Sinema Tarihi

Ünite 2: Sinemacılar Dönemi-2 (1950-1970)

Sinemacılar Dönemi-2 (1950-1970) - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 42
1948 Vergi İndirimi ve Film Şirketi Artışı
1948 yılındaki vergi indirimi, Türkiye'de yerli film yapımcıları için büyük bir ekonomik teşvik oluşturmuş ve çok sayıda film şirketinin kurulmasını sağlayarak çekilen film sayısını, yönetmen ve oyuncu kadrolarını katlamıştır.
1950-1959 Yerli Yapımevi İstatistiği
1950-1959 yılları arasında Türkiye'de toplam 126 yerli yapımevi kurulmuş; 1950'de 5 olan yapımevi sayısı 1957 yılında zirve yaparak 21'e ulaşmıştır.
1950-1959 Film ve İzleyici Verileri
1950 yılında 23 yerli film çekilirken ve toplam seyirci sayısı 11.822.000 iken, bu sayı 1959'da 95 yerli filme çıkmış ve dönemin toplam sinema izleyicisi sürekli bir artış trendi izlemiştir.
1961 Anayasası ve Özgürlük Ortamı
1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü iklim, Türk sinemasında toplumsal ve yönetimsel eleştirilerin açıkça yapılabildiği sanat eserlerinin üretilmesine ve dağıtılmasına olanak tanımıştır.

Anahtar Kavramlar

Sinemacılar DönemiTürk sinemasında 1950'li yıllarla başlayan, sinema dilinin öğrenildiği, kendine özgü çekim-gösterim düzeneklerinin ve ticari bir sinema sisteminin oluştuğu evredir. Bu dönemde salonlar, yapım ve dağıtım şirketleri kurumsal bir yapı kazanmıştır.
Geçiş DönemiSinemacılar Dönemi'nden hemen önce yer alan, tiyatrocuların sinemadan çekildiği ve sinemaya özgü anlatım olanaklarının yavaş yavaş denenmeye başlandığı hazırlık evresidir.
El Yordamıyla SinemaSanat birikimi ve akademik eğitimi olmayan, sinemayı yalnızca karlı bir yatırım kapısı gören yapımcıların, usta-çırak ilişkisiyle ve tesadüfi yöntemlerle film üretmesi durumudur. 1950'li yılların Yeşilçam yapım mantığını özetler.
Toplumsal Gerçekçi Sinema1960-1965 yılları arasında ortaya çıkan, sinemanın eğlencenin ötesinde toplumun gerçek sorunlarını perdeye yansıtması gerektiğini savunan film yapım eğilimidir. Örnek olarak Lütfi Akad'ın köy ve göç temalı filmleri gösterilebilir.
Ulusal SinemaHalit Refiğ’in öncülüğünü yaptığı, Türk sinemasının Batı taklitçiliğinden sıyrılarak Türk toplumunun değerlerine, köklü geçmişine ve geleneksel sanatlarına dayanması gerektiğini savunan kuramsal yaklaşımdır.
Milli SinemaYücel Çakmaklı’nın öncülük ettiği, Türk toplumunun dinsel yapısını ve Müslüman kimliğini ön plana çıkararak İslam anlayışının sinema aracılığıyla yaşamın her alanına yerleşmesini savunan akımdır.
Devrimci SinemaSinematek Derneği çevresinde şekillenen, ticari gösterim şansı bulamayan Avrupa sanat sineması örneklerini gösteren ve sinema ile kapitalist sistem üzerine eleştirel yaklaşım geliştiren kuramsal görüştür.
Furya Filmleri1960'larda konu eksikliğini aşmak amacıyla sevilen popüler filmlerin ardından çekilen devam filmleri serisidir. Ayşecik, Cilalı İbo ve Turist Ömer bu akımın en bilinen örnekleridir.
Bölge İşletmeciliği1960'ların başında Anadolu'da sinema salonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte filmlerin taşraya dağıtımını ve pazarlanmasını düzenlemek üzere kurulan ticari sistemdir.
Film Yapma DönemiLütfi Ömer Akad'ın kariyerinin ilk yıllarını tanımlamak için kullandığı, film üretme konusunda her yöntemi denediği, her filmin bir sonrakine müsvedde teşkil ettiği deneysel evredir.
Sinema DönemiLütfi Ömer Akad'ın 'Hudutların Kanunu' filmiyle başlattığını belirttiği; anlatılacak konunun ve senaryonun titizlikle çalışıldığı, gerçekçi ve özgün bir sinema dilinin hedeflendiği olgunluk evresidir.
Köy ÜçlemesiLütfi Ömer Akad'ın yönettiği, kırsal kesimin sorunlarını, tefeciliği ve kan davalarını ele alan 'Hudutların Kanunu', 'Ana' ve 'Kızılırmak-Karakoyun' filmlerinden oluşan seridir.
Kent ÜçlemesiLütfi Ömer Akad'ın büyükşehirdeki insan ilişkilerini ve aşkları konu alarak çektiği 'Vesikalı Yarim', 'Kader Böyle İstedi' ve 'Seninle Ölmek İstiyorum' filmlerini kapsayan üçlemedir.
Göç ÜçlemesiLütfi Ömer Akad'ın taşradan büyükşehre göç eden ailelerin tutunma mücadelesini, sanayileşmeyi ve işçileşme sürecini anlatan 'Gelin', 'Düğün' ve 'Diyet' filmlerinden oluşan başyapıt serisidir.
Sinematek Derneği1965 yılında kurulan, Türkiye'de ticari şansı olmayan dünya ve Avrupa sanat sineması örneklerini gösteren, sinema ve kapitalizm eleştirileri yapan kültürel odaklı dernektir.
Tür Filmi1960'larda Yeşilçam'da popülerlik kazanan fantastik filmler, westernler, müzikli filmler, güldürüler ve melodramlar gibi belirli kalıplara ve formüllere dayanan yapıtlardır.
Vergi İndirimi1948 yılında gerçekleştirilen ve yerli film yapımcılarına ekonomik rahatlık sağlayarak çok sayıda film şirketinin kurulmasına ve çekilen film sayısının artmasına yol açan yasal düzenlemedir.
Magazinsel Söylem1950'lerde Amerika etkisiyle yaygınlaşan tüketim kültürünün sinemaya yansıması ve magazin dergilerinin düzenlediği yarışmalarla 'Yeşilçam Kral ve Kraliçeleri' gibi yıldızlar yaratan popüler kültürel süreçtir.

Diğer Önemli Bilgiler

1960-1975 Siyah-Beyaz ve Renkli Film Dönüşümü

1960 yılında çekilen 68 filmin tamamı siyah-beyaz iken, renkli film üretimi yavaşça artmış, 1971'de renkli film sayısı siyah-beyazı geçerek 138'e ulaşmış, 1975'e gelindiğinde ise tamamen renkli filme geçilmiştir.

Antalya Altın Portakal Film Festivali

1960'larda devletin desteğiyle sinema sanatını teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen ve günümüze kadar uzanan en köklü ulusal film şenliklerinden biridir.

Sinematek Derneği'nin Kuruluşu

1965 yılında kurulan dernek, ticari vizyon şansı bulamayan dünya sanat sineması örneklerini izleyicilerle buluşturmuş ve kapitalist sinema sistemi üzerine teorik tartışmalar yürütmüştür.

Vurun Kahpeye (1949)

Lütfi Ömer Akad'ın yönettiği, Halide Edib Adıvar'ın romanından uyarlanan film; tiyatro ile sinemanın kesin çizgilerle ayrılmasını sağlayan ve bir öğretmen olan Aliye'nin mücadelesini anlatan ilk çığır açıcı yapıttır.

Kanun Namına (1952)

Kemal Film adına çekilen, İstanbul'da gerçek bir olaydan esinlenen film; Lütfi Akad'ın kamerayı sokağa taşıdığı, tiyatro dışı oyuncularla çekilen ve Sinemacılar Dönemi'ni başlatan başyapıttır.

Hudutların Kanunu (1966)

Öyküsü Yılmaz Güney'e, senaryosu Lütfi Akad'a ait olan film; kaçakçılık yapmak zorunda kalan Hıdır'ın öyküsü üzerinden yöre halkının yaşamını gerçekçi bir dille ele alan, Akad'ın 'sinema dönemi'nin başlangıcıdır.

Vesikalı Yarim (1967)

Lütfi Akad'ın yönettiği, konsomatris bir kadın ile evli bir erkeğin imkansız aşkını yalın bir sinema diliyle anlatan Kent Üçlemesi'nin en beğenilen filmidir.

Gelin (1973)

Yozgat'tan İstanbul'a göç eden bir ailenin büyükşehirde tutunma çabasını, kapitalistleşme sürecini ve bir çocuğun trajedisini belge film gerçekliğinde anlatan, Göç Üçlemesi'nin en başarılı filmidir.

Diyet (1974)

Lütfi Akad'ın son sinema filmi olan Diyet, köyden kente göç edenlerin fabrikalardaki işçileşme sürecini ve dönemin yükselen sendikalaşma olgusunu ele alan yapıtıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Lütfi Ömer Akad'ın 'Vurun Kahpeye' (1949) ile tiyatro etkisinden ayrıldığını, 'Kanun Namına' (1952) ile Sinemacılar Dönemi'ni başlattığını kesinlikle karıştırmayın.
  • Lütfi Ömer Akad'ın üçlemelerini (Köy Üçlemesi, Kent Üçlemesi, Göç Üçlemesi) ve hangi filmlerin hangi üçlemeye ait olduğunu (özellikle Gelin-Düğün-Diyet'in Göç Üçlemesi olduğunu) ezberleyin.
  • Ulusal Sinema'nın öncüsünün Halit Refiğ, Milli Sinema'nın öncüsünün ise Yücel Çakmaklı olduğunu soru kaçırmamak için iyi ayırt edin.
  • 1948 vergi indiriminin yerli film şirketlerinin ve yapımcı sayısının artmasındaki kilit ekonomik faktör olduğunu unutmayın.
  • Akad'ın kariyerinde 'Hudutların Kanunu' (1966) filminden önceki evreyi 'film yapma dönemi', bu filmle başlayan evreyi ise 'sinema dönemi' olarak adlandırdığını mutlaka not edin.
  • 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlük ortamının 1960'larda toplumsal gerçekçi filmlerin ve kuramsal tartışmaların önünü açtığı bağlantısını gözden kaçırmayın.
  • Sinematek Derneği'nin 1965'te kurulduğunu ve Devrimci Sinema tezini savunan odak olduğunu soru havuzu için akılda tutun.