Zafer Cirhinlioğlu, 2010 yılındaki çalışmasında hastalığı nesnel olarak 'bir organın normal dışı çalışması' şeklinde tanımlarken; rahatsızlığı ise bu normal dışılığın birey tarafından nasıl algılandığına dair öznel bir süreç olarak ayırmıştır.
Sosyolog Joseph Fichter, 1990 yılındaki çalışmasında aile içindeki her üyenin yerine getirmesi gereken yinelenen davranış örüntülerini, görevleri (sorumluluklar) ve ayrıcalıkları (haklar) detaylandırarak rol teorisine katkı sunmuştur.
Erving Goffman, 2014 Türkçe basımlı eserinde belirli toplumsal normlara riayet eden bir gruptan hareketle, bu normlara bağlılık göstermeyen ve ortak değerleri paylaşmayan her üyeyi 'sapkın' olarak tanımlamıştır.
Arthur Kleinman, tıp literatüründe 'disease' kavramını doktorun ampirik ve klinik kanaati olarak nesnel boyuta yerleştirirken; 'illness' kavramını ise hastanın aile ve sosyal ağlarını içeren öznel yaşam deneyimi olarak konumlandırmıştır.
J.R. Butler, 1970 tarihli değerlendirmesinde Parsons'ın kuramına atıfta bulunarak, hastalığın toplumsal yapıyı ve işleyişi bozmaya yönelik bir tehdit oluşturması nedeniyle sosyolojik olarak 'sapkın bir durum' şeklinde algılandığını savunmuştur.
Rose Weitz'in aktardığına göre hekimin en kritik toplumsal rolü, hasta rolünü talep eden bireyin gerçekten hasta olup olmadığını denetleyen resmi bir gözlemci statüsüne sahip olmasıdır.
Erving Goffman'ın 'itilmiş sapkınlar' veya 'damgalanmışlar' olarak adlandırdığı gruplar arasında yer alan bazı dilenciler, engelli veya hasta rolü oynayarak toplumdan haksız maddi gelir elde etme amacı gütmektedirler.