Aslında bundan 30-40 yıl öncesine kadar “uluslararası örgüt ya da kuruluş” dendiğinde
hükümetler-arası kuruluşlar anlaşılırdı. Nitekim dünyanın ilk küresel sayılabilecek örgütü olan
Milletler Cemiyeti, iki savaş arası dönemde faaliyet göstermiş olan bir hükümetler-arası
örgüttü. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler, Kuzey Atlantik Antlaşması
Örgütü, Varşova Paktı gibi hükümetler-arası geniş çaplı örgütlenmelerin giderek önem
kazandıklarını görmekteyiz. Bu türden uluslararası örgütlerin günümüzde de önemlerini
korudukları, fakat artık uluslararası alandaki tek örgütlenme modeli olmadıkları söylenebilir.
Bilindiği gibi, günümüzdeki küreselleşme eğilimi çerçevesinde gerek siyasi gerekse
ekonomik alanda faaliyet gösteren örgütler arasına birçok hükümetler-dışı örgüt de söz
konusudur. Günümüz uluslararası örgütlenmesi içerisinde üyeleri arasında hükümetleri temsil
etmeyen üyeler de bulunan veya tamamen bu türden üyelerden oluşan örgütlere hükümetler-
dışı örgütler denmektedir. Çeşitli konularda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, günümüzün
küresellik ile iç içe geçmiş koşullarında kolaylıkla uluslararası temaslar yürütmekte ve/veya
doğrudan uluslararası düzeydeki federasyon veya konfederasyonlara üye olarak sürekli bir
şekilde bu türden bir konum elde etmektedirler.
