Günümüz dünyasındaki bazı sorunların ortaya çıkış nedenleri ve/veya çözümü için
yapılabilecekler ülkelerin sınırlarını aşmaktadır. Nitekim göç ve mültecilik konularını, yağmur
ormanlarının yok olmasını, küresel ısınmayı, ya da nükleer silahların yaygınlaşmasının
dünyada yaratabileceği riskleri önlemenin sadece bir, hatta birkaç ülkenin sınırları içerisinde
geliştirilecek önlemler aracılığı ile olmayacağı kolayca görülebilir. Bu türden küresel sorunların
kaynağı da çözümü de küresel olacaktır.
Dünyadaki silahlanma yarışının Soğuk Savaş döneminde büyük bir ivme kazanmasının
ardından 1960’lı yılların sonu ve 1970’li yılların başlarından itibaren bu nedenle bir dünya
savaşı çıkmasını önlemek için gerek nükleer gerekse konvansiyonel silahlar düzeyinde
silahların sınırlandırılması, azaltılması ve silahsızlanma çabaları yoğunlaşmaya başlamıştır. Bu
açıdan büyük önem taşıyan nükleer silahların sınırlandırılmasına ilişkin çalışmalar Soğuk Savaş
döneminde SALT, Soğuk Savaş sonrasında ise START anlaşmaları ile sonuçlanmıştır.
