Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » Tarih Lisans Programı » Osmanlı Teşkilat ve Kültür Tarihi
← Ünite 14

Ünite 14: Osmanlı MûsikîsiNe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Bu bölümde öncelikle Osmanlı musikisinin kuruluştan Cumhuriyet’e kadar gelişme ve değişme evrelerini ve bu dönemlere ünlü musikî üstadlarının katkılarını inceledik. Osmanlı mûsikîsinin gelişme safhaları, devletin siyasî ve iktisadî gelişme safhalarıyla her zaman paralellik göstermemiş olduğu gerçeğini de bu derste bizzat gözlemledik. II. Mahmud'dan Halîfe Abdülmecid'e kadar geçen 114 yıllık süre, sadece, Osmanlı mûsikîsinin son büyük bestekârlarının değil, aynı zamanda, geleceğin Türk mûsikîsini hazırlayan büyük mûsikîcilerin de yetiştiği bir tarih dilimidir. Bu dönemde, III. Selim'in başlayıp II. Mahmud'un tamamladığı yenilik hareketi ortamı, İsmail Dede, Şâkir Ağa, Zeki Mehmed Ağa, Dellâlzâde, Kazasker Osman Bey ve Yûsuf Paşa gibi son klasikleri yaratmıştır. Aynı zamanda klasik formlardaki (klasik güfteli ve büyük usûllü) eserlerin, yerlerini bir XVIII. yüzyıl şiir türü olan şarkı formundaki hafif eserlere bırakmasına da zemin hazırlamıştır. XIX. yüzyıl, Osmanlı mûsikîsinin, ilk ikisi neo-klasik üslûbu, diğer ikisi biri ses, biri sazda devrimci üslûbu benimsemiş olan dört büyük üstadın yaşadığı ve eserler verdiği dönemdir. Bunlar Zekâî Dede ile Tanbûrî Ali Efendi ve Hacı Arif Bey'le Tanbûrî Cemil Bey’dir. Cemil Bey’in saz mûsikîsinde yaptığı devrimi, Türk mûsikîsinin önemli sanatkârı Sâdeddin Kaynak (1895-1961) sözlü müzik besteciliğinde devam ettirmiştir. Osmanlı mûsikîsinin, nesilden nesile aktarımını meşk yoluyla sağlamıştır. Dersimizin ikinci bölümünde ise bu meşkin yapıldığı kurumlar incelenmiştir. Bunlar Mehterhâne, Mevlevihâne, Enderun, mûsikî esnafı loncaları ve özel meşkhaneler olmak üzere başlıca beş değişik mekânda yapılırdı. Dolayısıyla bu kurumlar, mûsikînin toplum içinde tanınıp sevilmesini, beste ve konserlerle yaygınlaşmasını sağlayan temel eğitim ve icra kurumu niteliğindeydiler.