← Ünite 12
Yaşlılarda Davranış Sorunları

Ünite 12: YAŞLILIKTA ÖLÜM KAYGISI

Kübler-Ross'un İnkâr Araştırması
Elisabeth Kübler-Ross, 1969 yılında ölümcül evredeki yaklaşık 200 hasta ile derinlemesine görüşmeler yapmıştır. Araştırma sonucunda hastaların sadece 3 tanesinin inkâr tutumunu sonuna kadar sürdürdüğü, geri kalan büyük çoğunluğun ise inkârın tampon işlevi bittikten sonra 'kısmi kabul' aşamasına geçtiği saptanmıştır.
Duke Üniversitesi Yaşlılık ve Ölüm Araştırması
Duke Üniversitesi'nde yaşları 60 ile 94 arasında değişen 140 yaşlı birey üzerinde yapılan araştırmada, katılımcıların %49'unun ölümü günde en az bir kez düşündüğü, %20'sinin haftada bir kez düşündüğü, %25'inin haftada birden az düşündüğü ve sadece %5'inin ölümü hiç düşünmediği belirlenmiştir.
Erich Fromm ve Mumyalama Ritüelleri
Erich Fromm'a göre, antik çağlardan beri uygulanan insan bedenini muhafaza etme, mumyalama ve ölüyü gömmeden önce süsleyip güzelleştirme törenleri, insanın ölümsüzlük arzusunu ve ölüme meydan okuma isteğini gösteren en eski kültürel kanıtlardır.
Martin Heidegger'in İçsel Tecrübe Görüşü
Filozof Heidegger, insanın ancak kendi ölümlülüğünü içsel bir tecrübeyle kavraması durumunda hayatın gerçek anlamını bulabileceğini ve 'ölüm yönünde varlık' bilinciyle dünyadaki sorumluluklarını üstlenebileceğini savunmuştur.

Anahtar Kavramlar

Ölüm KaygısıBireyin bir gün tamamen yok olacağı, sevdiklerini ve dünyadaki tüm kazanımlarını kaybedeceği gerçeğini fark etmesiyle doğumdan itibaren başlayan ve yaşam boyu süren çok boyutlu endişe hissidir.
Ölümü KabullenmemeBireyin ölüm gerçeğini tamamen inkâr ederek, onu aşılması gereken bir engel veya hastalık gibi görmesi ve 'Hayır, ben değil, doğru olamaz!' şeklinde ilk tepkiyi vermesidir.
Ölüme Meydan Okumaİnsanın sonsuza kadar var olma arzusuyla tehlikeli işlere girişmesi veya bedenini mumyalama, ölüyü süsleme gibi ritüellerle ölümün sınırlarını zorlama çabasıdır.
Ölümü İstemeBireyin bilinçli ya da bilinç dışı olarak cansız maddeye dönme eğilimi göstermesi, ağır acılar nedeniyle intihar/ötenaziye yönelmesi veya inancı gereği yaratıcıya kavuşmayı dilemesidir.
Ölümü KabullenmeÖlümün hayatın son derece doğal ve kaçınılmaz bir parçası olduğunu kabul ederek, bu gerçekle cesaretle yüzleşme ve yaşamı bu bilinçle anlamlı kılma tutumudur.
Ölüm İçgüdüsü (Thanatos)Freud tarafından ortaya atılan, canlı organizmanın doğası gereği en baştaki cansız, organik olmayan duruma geri dönme yönündeki bilinç dışı eğilimidir.
Ana Rahmine Dönüş ÖzlemiJung'un ölüm isteğini açıklarken kullandığı, bireyin bilinçaltında barındırdığı mutlak huzur, sessizlik ve güvende olma alanına (ana rahmine) geri dönme arzusunun sembolik ifadesidir.
Ölüm Yönünde VarlıkHeidegger'in varoluşçu felsefesinde geçen, insanın ancak kendi ölümlülüğünün bilincine varıp bunu içselleştirdiğinde dünyadaki sorumluluklarını fark edeceğini belirten kavramdır.
Benlik Bütünlüğüne Karşı UmutsuzlukErik Erikson'un gelişim kuramında yaşlılık dönemini tanımlayan, bireyin geçmişini değerlendirerek ya huzur bulduğu ya da pişmanlıklarla dolu bir umutsuzluğa kapıldığı son gelişim evresidir.
Belirsizlik KorkusuÖlüm anında ve ölümden sonraki süreçte tam olarak nelerin yaşanacağının bilinememesinden kaynaklanan yoğun varoluşsal endişe durumudur.
Dehşet Yönetim Teorisiİnsanın kaçınılmaz olan ölüm gerçeğinin yarattığı dehşetle baş edebilmek için kültürel dünya görüşlerine inanması ve bir grubun parçası olarak sembolik ölümsüzlük aramasıdır.
Bağımlı Benlik KurgusuBireyin kendisini bağımsız bir birim olarak değil, ait olduğu sosyal gruplar, aile ve yakın ilişkiler ağı üzerinden tanımladığı kültürel benlik yapılanmasıdır.
Özerk Benlik KurgusuBireyin kendisini diğer insanlardan bağımsız, kişisel hedefleri, sınırları ve sorumlulukları olan özgür bir varlık olarak tanımladığı benlik yapılanmasıdır.
Ölüm BelirginliğiBireyin çeşitli çevresel uyarıcılar, hastalıklar veya olaylar neticesinde kendi ölümlülüğü gerçeğiyle doğrudan ve kaçınılmaz bir şekilde yüz yüze gelmesi durumudur.
İyi ÖlümYaşlılık döneminde doğal nedenlerle, saygınlığı ve kişisel onuru kaybetmeden, acısız ve huzurlu bir şekilde gerçekleşen ölüm şeklini tanımlayan kavramdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Søren Kierkegaard ve Subjektif Ölüm

Kierkegaard, ölüm olgusunun nesnel değil, subjektif (öznel) yolla kavranmasının önemini vurgulamıştır. Bu öznel kavrayışın, insana ahlaki bir görev bilinci aşıladığını ve ahlaki hareketler için biricik vesile olduğunu belirtmiştir.

Erik Erikson'un Yaşlılık Tetikleyicileri

Erikson'a göre yaşlılık döneminde benlik bütünlüğü ile umutsuzluk arasındaki çatışmayı başlatan ve ölümü yakın hissettiren temel somut olaylar; çocukların evden ayrılması, emeklilik süreci ve akran ölümleridir.

Yaşlılıkta Ölüm Sonrası Planlama Girişimleri

Yaşlı bireyler, yalnızlık hissini telafi etmek ve geride kalıcı bir iz bırakarak sembolik olarak ölümsüzleşmek için miras düzenlemeleri yapmakta, gençlere maddi/manevi destek olmakta ve hayır işlerine yönelmektedir.

Bilişsel Kuramın Ölüm Kaygısı Açıklaması

Bilişsel kuramcılara göre ölüm kaygısı, bireyin ölüme yüklediği kontrol dışı, baş edilemez ve korkutucu gibi olumsuz atıflar, negatif düşünceler ve felaketleştirici genellemeler sonucunda yapay olarak artmaktadır.

Varoluşçu Yaklaşım ve Hiçlik Çatışması

Irvin Yalom ve diğer varoluşçu kuramcılar, insanın kaçamayacağı bir sonunun olması gerçeği ile var olma çabası (hiçlik ile varlık) arasındaki kaçınılmaz çatışmanın doğal bir sonucu olarak ölüm kaygısının doğduğunu savunurlar.

Dehşet Yönetimi ve Grup Aidiyeti

Dehşet Yönetim Teorisi'ne göre, ölümle ilgili bir uyarıcı veya mesajla karşılaşan (ölüm belirginliği yaşayan) bireyler, sembolik ölümsüzlük kazanmak amacıyla kendi iç gruplarına ve kültürel değerlerine daha sıkı bağlanırlar.

Bağımlı Benlik Kurgusunun Ölüm Tepkisi

Bağımlı benlik kurgusuna sahip bireyler, ölüm belirginliği karşısında kendi varlıklarını koruma altına almak amacıyla aile bağlarına, yakın ilişkilerine ve ait oldukları kültürel gruplara karşı aşırı sahiplenici bir tutum sergilerler.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Kübler-Ross'un araştırması sorulursa, ölümcül hastaların büyük çoğunluğunun inkârı sonuna kadar götürmediğini, tampon işlevinden sonra 'kısmi kabul' aşamasına geçtiğini unutmayın.
  • Freud ve Jung'un ölüm isteğine yaklaşımlarındaki farka dikkat edin; Freud bunu biyolojik cansız maddeye dönme içgüdüsüyle açıklarken, Jung ana rahmine dönüş özlemi olarak manevi boyutta açıklar.
  • Heidegger'in 'ölüm yönünde varlık' kavramını doğrudan varoluşçu felsefe ve insanın dünyadaki sorumluluklarını üstlenmesi bağlamıyla eşleştirin.
  • Dehşet Yönetim Teorisi sorularında anahtar kelimenin 'kültürel gruba aidiyet' ve 'sembolik ölümsüzlük' olduğunu unutmayın; ölüm belirginleştiğinde grup bağı artar.
  • Bağımlı benlik kurgusuna sahip olanların ölüm korkusu karşısında yakın ilişkilerine ve gruplarına daha çok sığındığını (sahiplenici olduğunu), özerk benlik kurgusuna sahip olanların ise bireysel hedeflere yöneldiğini mutlaka aklınızda tutun.