ŞizofreniDuygulanımda, davranışlarda ve düşünce yapısında meydana gelen ağır bozulmalarla karakterize; gerçeklik algısının yitirildiği, sanrı ve hezeyanların eşlik ettiği kronik ruhsal hastalıktır. Örneğin, hastanın kendisine ölü eti yedirildiğini iddia ederek burnuna sürekli ölü kokusu geldiğini söylemesi bu hastalığın düşünce ve algı boyutundaki bozulmasına somut bir örnektir.
Paleolojik DüşünceŞizofrenik bireylerin rasyonel Aristo mantığını terk ederek kullandıkları, özdeşlikler üzerinden hatalı ve ilkel çıkarımlar yapan düşünce biçimidir. Bu mantık yapısında ortak bir özellikten yola çıkılarak iki tamamen farklı kavram birbiriyle eşitlenir. Örneğin, 'Cumhurbaşkanı bir Türk vatandaşıdır, ben de bir Türk vatandaşıyım, o halde ben Cumhurbaşkanıyım' çıkarımı paleolojik düşüncenin ürünüdür.
KatatoniKişinin dışarıdan gelen uyarılara tamamen tepkisiz kalarak, belirli bir duruşta veya pozisyonda çok uzun süre hiç kıpırdamadan kalmasıyla karakterize motor davranış bozukluğudur. Katatonik durumdaki bir hasta günlerce yemeden, içmeden, konuşmadan ve gözlerini tek bir noktaya dikerek hareketsiz bir şekilde yatakta kalabilir.
Basit ŞizofreniSinsi ve yavaş bir başlangıç gösteren, aktif sanrı ve halüsinasyonların görülmediği, daha çok duygusal küntlük ve sosyal çekilme gibi negatif belirtilerin egemen olduğu şizofreni türüdür. Bu hastalar zamanla toplumun ve ailenin beklentilerine karşı tamamen vurdumduymaz hale gelerek amaçsızca aylak dolaşabilirler.
Hebefrenik ŞizofreniDüşünce ve davranışların aşırı derecede dağınık, düzensiz ve çocuksu olduğu, duygusal tepkilerde uygunsuz sırıtmalar ve ağlamaların görüldüğü şizofreni alt tipidir. Kişilikte yıkımın son derece hızlı gerçekleştiği bu tipte, hasta dış dünyadan tamamen koparak kendi uydurduğu kelimelerle anlamsız konuşmalar yapar.
Paranoid ŞizofreniVarsanıların (halüsinasyonların) olmadığı veya arka planda kaldığı, buna karşın kötülük görme veya büyüklük gibi sistematik, organize ve mantıklı görünen hezeyanların ön planda olduğu şizofreni türüdür. Bu hastalar sosyal ve mesleki işlevlerini kısmen korusalar da şüpheci yapıları nedeniyle çevreleriyle çok ciddi uyum sorunları yaşarlar.
Negatif BelirtilerŞizofrenide normal zihinsel ve sosyal işlevlerin azalması veya kaybolması durumunu ifade eden; duygulanımda donukluk, konuşma fakirliği ve amaca yönelik hareketleri başlatamama gibi belirtilerdir. Basit şizofrenide bu belirtiler hastalığın başından itibaren en baskın klinik özellikleri oluşturur.
Pozitif BelirtilerSağlıklı bireylerde olmayan ancak şizofreni hastalarında klinik tabloya eklenen; halüsinasyonlar (varsanılar), sanrılar (hezeyanlar) ve aşırı taşkın davranışlar gibi gürültülü belirtilerdir. Hebefrenik şizofreninin başlangıç aşamalarında bu renkli ve aktif belirtiler yoğun olarak gözlemlenir.
Hezeyan (Sanrı)Aksine gösterilen tüm mantıklı ve somut kanıtlara rağmen değiştirilmesi mümkün olmayan, kişinin kültürel ve sosyal arka planıyla uyumsuz, tamamen gerçek dışı inanç ve düşüncelerdir. Örneğin, hastanın polislerin kendisini casuslukla suçlayıp sürekli takip ettiğine sarsılmaz bir şekilde inanması bir kötülük görme hezeyanıdır.
Varsanı (Halüsinasyon)Dışarıda fiziksel olarak var olan bir uyarıcı olmaksızın, beş duyu organından biriyle gerçek bir algı varmış gibi hissetme durumudur. Şizofrenide en sık işitsel varsanılar görülür; hasta kulağına gaipten gelen, kendisine emirler veren veya hakaret eden sesler duyduğunu iddia eder.
Duygusal KüntlükKişinin dış olaylara karşı göstermesi gereken duygusal tepkilerin kalitesinde ve miktarında belirgin bir azalma, donuklaşma ve yetersizlik durumudur. Bu durumdaki bir şizofrenik yaşlı, en yakın aile üyesinin ölüm haberini aldığında bile sanki hava durumundan bahsediliyormuş gibi tamamen ifadesiz ve tepkisiz kalabilir.
Negativizm (Karşıtçılık)Katatonik şizofreni hastalarında sıklıkla görülen, dışarıdan kendilerine yönelik yapılan tüm fiziksel ve sözel yönlendirmelere, öğütlere veya hareket ettirme çabalarına karşı istemsiz ve güçlü bir direnç gösterme durumudur. Hasta kendisine verilen yemeği yemeyi veya yerinden kalkmayı kesin bir dille reddeder.
Eğindirim (Telkine Yatkınlık)Katatonik donakalım durumundaki bazı hastalarda görülen, dışarıdan gelen fiziksel yönlendirmelere aşırı derecede boyun eğme ve uyum sağlama eğilimidir. Bu durumdaki bir hastanın kolunu veya bacağını havaya kaldırdığınızda, hasta o rahatsız pozisyonu saatlerce hiç bozmadan aynen korur.