← Ünite 9
Yaşlılarda Davranış Sorunları

Ünite 9: YAŞLILIKTA AĞIR RUHSAL HASTALIKLAR

Dünya Genelinde Yaşlı Nüfusun Üç Kat Artışı
20. yüzyılın başından itibaren dünyadaki yaşlı insan sayısı tam üç kat artmıştır. Bu demografik dönüşüm, yaşlılık piramidini kökten değiştirerek yaşlılıkta ortaya çıkan ağır ruhsal hastalıkları ve sosyo-psikiyatrik sorunları sağlık sistemlerinin birinci önceliği haline getirmiştir.
Federal Almanya'daki Geriatrik Yatış Oranı
Federal Almanya'da psikiyatri hastanelerine ilk kez yatırılan hastalar üzerinde yapılan istatistiksel çalışmalarda, geriatrik (yaşlı) hastaların tüm yatışların tam 1/3'ünü (üçte birini) kapsadığı saptanmıştır. Bu veri, yaşlılık psikiyatrisinin hastaneler üzerindeki yükünü somut olarak ortaya koymaktadır.
İsveç'te 1931-1957 Yılları Arasındaki Psikoz Araştırması
İsveç'te 1931 ile 1957 yılları arasında gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmalar, o dönemdeki yaşlılık psikozlarında belirgin bir artış yaşanmadığını göstermiştir. Ancak günümüzde yapılan yeni araştırmalar, bu durumun aksine ileri yaş gruplarında ruhsal hastalık oranlarının hızla yükseldiğini kanıtlamaktadır.
Şizofreninin Tipik Başlangıç Yaş Aralığı
Klinik verilere göre şizofreni hastalığının ilk ortaya çıkış ve başlangıç yaşı genel olarak 15 ile 35 yaşları arasındadır. Hastalığın 50 ile 60 yaşından sonra ilk kez başlaması tıp literatüründe oldukça az görülen, nadir bir durum olarak kabul edilmektedir.

Anahtar Kavramlar

ŞizofreniDuygulanımda, davranışlarda ve düşünce yapısında meydana gelen ağır bozulmalarla karakterize; gerçeklik algısının yitirildiği, sanrı ve hezeyanların eşlik ettiği kronik ruhsal hastalıktır. Örneğin, hastanın kendisine ölü eti yedirildiğini iddia ederek burnuna sürekli ölü kokusu geldiğini söylemesi bu hastalığın düşünce ve algı boyutundaki bozulmasına somut bir örnektir.
Paleolojik DüşünceŞizofrenik bireylerin rasyonel Aristo mantığını terk ederek kullandıkları, özdeşlikler üzerinden hatalı ve ilkel çıkarımlar yapan düşünce biçimidir. Bu mantık yapısında ortak bir özellikten yola çıkılarak iki tamamen farklı kavram birbiriyle eşitlenir. Örneğin, 'Cumhurbaşkanı bir Türk vatandaşıdır, ben de bir Türk vatandaşıyım, o halde ben Cumhurbaşkanıyım' çıkarımı paleolojik düşüncenin ürünüdür.
KatatoniKişinin dışarıdan gelen uyarılara tamamen tepkisiz kalarak, belirli bir duruşta veya pozisyonda çok uzun süre hiç kıpırdamadan kalmasıyla karakterize motor davranış bozukluğudur. Katatonik durumdaki bir hasta günlerce yemeden, içmeden, konuşmadan ve gözlerini tek bir noktaya dikerek hareketsiz bir şekilde yatakta kalabilir.
Basit ŞizofreniSinsi ve yavaş bir başlangıç gösteren, aktif sanrı ve halüsinasyonların görülmediği, daha çok duygusal küntlük ve sosyal çekilme gibi negatif belirtilerin egemen olduğu şizofreni türüdür. Bu hastalar zamanla toplumun ve ailenin beklentilerine karşı tamamen vurdumduymaz hale gelerek amaçsızca aylak dolaşabilirler.
Hebefrenik ŞizofreniDüşünce ve davranışların aşırı derecede dağınık, düzensiz ve çocuksu olduğu, duygusal tepkilerde uygunsuz sırıtmalar ve ağlamaların görüldüğü şizofreni alt tipidir. Kişilikte yıkımın son derece hızlı gerçekleştiği bu tipte, hasta dış dünyadan tamamen koparak kendi uydurduğu kelimelerle anlamsız konuşmalar yapar.
Paranoid ŞizofreniVarsanıların (halüsinasyonların) olmadığı veya arka planda kaldığı, buna karşın kötülük görme veya büyüklük gibi sistematik, organize ve mantıklı görünen hezeyanların ön planda olduğu şizofreni türüdür. Bu hastalar sosyal ve mesleki işlevlerini kısmen korusalar da şüpheci yapıları nedeniyle çevreleriyle çok ciddi uyum sorunları yaşarlar.
Negatif BelirtilerŞizofrenide normal zihinsel ve sosyal işlevlerin azalması veya kaybolması durumunu ifade eden; duygulanımda donukluk, konuşma fakirliği ve amaca yönelik hareketleri başlatamama gibi belirtilerdir. Basit şizofrenide bu belirtiler hastalığın başından itibaren en baskın klinik özellikleri oluşturur.
Pozitif BelirtilerSağlıklı bireylerde olmayan ancak şizofreni hastalarında klinik tabloya eklenen; halüsinasyonlar (varsanılar), sanrılar (hezeyanlar) ve aşırı taşkın davranışlar gibi gürültülü belirtilerdir. Hebefrenik şizofreninin başlangıç aşamalarında bu renkli ve aktif belirtiler yoğun olarak gözlemlenir.
Hezeyan (Sanrı)Aksine gösterilen tüm mantıklı ve somut kanıtlara rağmen değiştirilmesi mümkün olmayan, kişinin kültürel ve sosyal arka planıyla uyumsuz, tamamen gerçek dışı inanç ve düşüncelerdir. Örneğin, hastanın polislerin kendisini casuslukla suçlayıp sürekli takip ettiğine sarsılmaz bir şekilde inanması bir kötülük görme hezeyanıdır.
Varsanı (Halüsinasyon)Dışarıda fiziksel olarak var olan bir uyarıcı olmaksızın, beş duyu organından biriyle gerçek bir algı varmış gibi hissetme durumudur. Şizofrenide en sık işitsel varsanılar görülür; hasta kulağına gaipten gelen, kendisine emirler veren veya hakaret eden sesler duyduğunu iddia eder.
Duygusal KüntlükKişinin dış olaylara karşı göstermesi gereken duygusal tepkilerin kalitesinde ve miktarında belirgin bir azalma, donuklaşma ve yetersizlik durumudur. Bu durumdaki bir şizofrenik yaşlı, en yakın aile üyesinin ölüm haberini aldığında bile sanki hava durumundan bahsediliyormuş gibi tamamen ifadesiz ve tepkisiz kalabilir.
Negativizm (Karşıtçılık)Katatonik şizofreni hastalarında sıklıkla görülen, dışarıdan kendilerine yönelik yapılan tüm fiziksel ve sözel yönlendirmelere, öğütlere veya hareket ettirme çabalarına karşı istemsiz ve güçlü bir direnç gösterme durumudur. Hasta kendisine verilen yemeği yemeyi veya yerinden kalkmayı kesin bir dille reddeder.
Eğindirim (Telkine Yatkınlık)Katatonik donakalım durumundaki bazı hastalarda görülen, dışarıdan gelen fiziksel yönlendirmelere aşırı derecede boyun eğme ve uyum sağlama eğilimidir. Bu durumdaki bir hastanın kolunu veya bacağını havaya kaldırdığınızda, hasta o rahatsız pozisyonu saatlerce hiç bozmadan aynen korur.

Diğer Önemli Bilgiler

Goldstein'ın Şizofrenik Düşünce Kuramı

Şizofrenik bireylerin zihinsel dünyasında soyut kavramların tamamen terk edilerek her şeyin somutlaştırılması eğilimini bilim dünyasında ilk kez ortaya koyan araştırmacı Goldstein olmuştur. Bu kuram, şizofrenideki zihinsel gerilemenin anlaşılmasında temel bir kilometre taşıdır.

1980 Yılı Paranoid Düşünce Araştırması

1980 yılında yapılan geniş çaplı bir araştırma sonucunda, 65 yaşın üzerindeki her on kişiden birinde (%10) paranoid düşüncelerin varlığı saptanmıştır. Bu araştırma, yaşlılıkta şüphecilik ve paranoid eğilimlerin ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne sermiştir.

75 Yaşındaki Yaşlılarda Paranoid Şüphe Oranı

Yapılan epidemiyolojik çalışmalara göre, 75 yaşındaki bir yaşlı bireyin çevresine karşı daha çok kötülük ve zarar görme temalı, mantıklı açıklamalarla değiştirilemeyen paranoid şüpheler taşıma oranı %6 ile %7 arasında tespit edilmiştir.

Duyusal Bozuklukların Paranoid Düşünceye Etkisi

Araştırmalar, yaşlı bireylerde görme ve işitme gibi duyusal organlarda meydana gelen bozulmalar ile paranoid düşüncelerin sıklığı arasında doğrudan paralel bir ilişki olduğunu göstermiştir. Dış dünyayı tam algılayamayan yaşlılar, çevrelerini tehditkar olarak yorumlamaya daha yatkındır.

Şizofrenik Yaşlılarda Ağır Davranış Bozukluğu Örnekleri

Yurdakul (1999) tarafından yapılan çalışmada, şizofrenik hastaların elbiseleriyle duşa girmesi, tüm tatları karıştırıp yemesi, kaşlarını jiletle kazıması ve kulağına gelen seslerin yönlendirmesiyle kendi cinsel organlarını kesmesi gibi uç ve sarsıcı davranış bozuklukları rapor edilmiştir.

Geniş Aile Yapısının Yok Olmasının Geriatrik Yatışlara Etkisi

Modern toplumlarda geniş aile yapısının yok olması ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflaması, yaşlı şizofren hastaların evde bakımını zorlaştırmıştır. Bu durum, devletin hastane ücretlerini karşılamasıyla birleştiğinde psikiyatri kliniklerindeki yaşlı yatış oranlarını katlayarak artırmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Şizofrenide 'Aristo mantığı' ile 'Paleolojik mantık' ayrımına çok dikkat edin; sınavda şizofrenik hastanın hatalı çıkarım örnekleri (özdeşlik kurma) paleolojik düşünce başlığı altında sorulur.
  • Basit şizofreninin en ayırt edici özelliğinin 'aktif sanrı ve halüsinasyonların olmaması' ve tamamen 'negatif belirtilerin' (donukluk, sosyal çekilme) baskın olması olduğunu unutmayın.
  • Katatonik şizofrenide 'negativizm' (karşıtçılık) ve 'eğindirim' (telkine aşırı yatkınlık/balmumu esnekliği) kavramlarının motor davranış bozukluğu kapsamında sorulacağını bilin.
  • Paranoid şizofreniyi diğer psikozlardan ayıran en temel farkın 'varsanıların (halüsinasyonların) olmaması' ve hezeyanların 'sistematik/mantıklı' görünmesi olduğunu aklınızda tutun.
  • Yaşlılıkta paranoid şüphelerin artmasında 'görme ve işitme gibi duyusal kayıpların' doğrudan tetikleyici rol oynadığı bilgisi sınavlarda sıkça soru olarak karşımıza çıkar.