← Ünite 8
Yaşlılarda Davranış Sorunları

Ünite 8: YAŞLILIKTA KAYGI BOZUKLUKLUKLARI

Depresif Yaşlılarda Kaygı Sıklığı
Beekman ve arkadaşlarının (2000) yaptığı araştırma bulgularına göre, depresyon teşhisi konmuş yaşlı bireylerin kaygı belirtileri gösterme sıklığı, kaygı bozukluğu olan yaşlıların depresyon belirtileri gösterme sıklığından çok daha yüksek bulunmuştur.
Kaygılı Depresyonun Klinik Seyri
Lenze ve arkadaşlarının (2000) araştırmasına göre, kaygılı depresyon tanısı alan yaşlılarda hastalığın gidişatı çok daha kötü seyretmekte, bedensel belirtiler daha yoğun yaşanmakta ve günlük işlevsellikte daha fazla kayıp gözlenmektedir.
Yaygın Kaygı Bozukluğu Tanı Süresi
DSM-IV (2000) tanı kriterlerine göre, bir yaşlıya yaygın kaygı bozukluğu teşhisi konulabilmesi için, aşırı kaygı ve üzüntü belirtilerinin en az 6 ay süreyle hemen her gün ortaya çıkması ve hayat işlevlerini belirgin ölçüde bozması şarttır.
Yaşlılıkta Patolojik Korku Ayrımı
Palmer ve arkadaşlarının (2010) çalışmasında, yaşlılarda görme yetisi ve fiziksel hareket kabiliyeti azalan bir bireyin dışarı çıkma korkusunun normal yaşlanma süreci mi yoksa patolojik bir fobi mi olduğunun ayırt edilmesinin tanısal bir zorluk olduğu vurgulanmıştır.

Anahtar Kavramlar

Kaygılı DepresyonYaşlılık döneminde depresyon ve kaygı belirtilerinin iç içe geçmesiyle karakterize, bedensel şikayetlerin daha yoğun yaşandığı, hastalığın gidişatının daha kötü olduğu ve günlük işlevsellikte ciddi kayıplara yol açan klinik bir tablodur.
Beklenti KaygısıPanik atak geçiren bireyin, ataklar arasındaki dönemde her an yeni bir panik atağının başlayacağına dair hissettiği sürekli, gergin ve huzursuz bekleyiş durumudur.
Reaktif KaygıKişinin hayatında karşılaştığı gerginlik, stres veya korku yaratıcı somut bir olay ya da durum karşısında gösterdiği, olay sonlansa da bir süre devam edebilen normal sınırlardaki tepkisel kaygıdır.
Saplantı (Obsesyon)Kişinin iradesi dışında zihnine gelen, kendisini aşırı derecede rahatsız eden, yabancı, saçma bulduğu halde engelleyemediği ve yoğun kaygıya yol açan ısrarlı düşünce, dürtü ya da imgelerdir.
Zorlantı (Kompülsiyon)Saplantıların neden olduğu yoğun kaygı ve sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan bir felaketi önlemek amacıyla kişinin kendini yapmak zorunda hissettiği, tekrarlayıcı fiziksel veya zihinsel eylemlerdir.
TravmaKişinin fiziksel bütünlüğünü, yaşamını ya da sevdiklerini tehdit eden; dehşet, korku ve çaresizlik hissi uyandıran savaş, doğal afet, kaza veya şiddet gibi ağır ve sarsıcı olayların genel adıdır.
Anksiyete (Kaygı)Nedeni belirsiz, geleceğe yönelik, kötü bir şey olacakmış hissiyle giden, fizyolojik belirtilerin (çarpıntı, terleme, kas gerginliği) eşlik ettiği yoğun huzursuzluk ve endişe durumudur.
FobiGerçekte nesnel bir tehlike taşımayan belirli bir durum, nesne ya da etkinlik karşısında duyulan, mantık dışı, aşırı ve kişinin kaçınma davranışına yol açan korku reaksiyonudur.
Sosyal FobiKişinin toplumsal ortamlarda ya da performans sergilemesi gereken durumlarda başkaları tarafından inceleneceği, utanacağı veya küçük düşeceği korkusuyla bu ortamlardan kaçınması durumudur.
AgorafobiKişinin panik benzeri belirtiler yaşadığında kolayca kaçamayacağı ya da yardım alamayacağını düşündüğü açık alanlar, kalabalık yerler veya ulaşım araçlarında bulunmaktan korkması ve buralardan kaçınmasıdır.
Panik AtakAniden başlayan, yoğun korku, dehşet ve fizyolojik uyarılma belirtileriyle (çarpıntı, nefes darlığı, ölüm korkusu) giden ve genellikle 10-30 dakika içinde kendiliğinden sonlanan nöbetlerdir.
Somatizasyon BozukluğuTemelinde herhangi bir organik veya tıbbi neden bulunamayan, uzun yıllar süren, vücudun farklı bölgelerinde ağrı ve sindirim sistemi şikayetleri gibi çok sayıda bedensel yakınmayla giden psikiyatrik rahatsızlıktır.
Konversiyon BozukluğuÇözülemeyen ağır ruhsal çatışmaların ve stresin, herhangi bir nörolojik veya organik açıklama olmaksızın felç, bayılma, körlük gibi duyu veya motor işlev kayıplarına dönüştürülerek dışa vurulmasıdır.
HipokondriyazisKişinin vücudundaki normal fizyolojik duyumları yanlış yorumlayarak, ciddi ve ölümcül bir hastalığa yakalandığı veya yakalanacağı yönünde aşırı, yersiz ve ısrarlı bir inanışa sahip olmasıdır.
Beden Dismorfik BozukluğuKişinin dış görünümünde gerçekte var olmayan hayali bir kusurla aşırı derecede uğraşması ya da hafif bir kusuru abartarak hayatı kendine zindan etmesi durumudur.
Histerik AmneziKonversiyon bozukluğu olan hastaların, kendilerine ağır bunaltı, acı ve sıkıntı veren travmatik olayların anılarını zihinsel bir savunma mekanizması olarak kolayca unutmaları durumudur.
Otonom Sistem BelirtileriKaygı ve korku anında sempatik sinir sisteminin uyarılmasıyla ortaya çıkan kalp çarpıntısı, titreme, terleme, hızlı nefes alıp verme ve göz bebeklerinin büyümesi gibi istemsiz fiziksel tepkilerdir.
Ritüel (Törensel Hareket)OKB hastalarının saplantılı düşüncelerini etkisiz hale getirmek için geliştirdikleri, belirli kurallara göre milimetrik ve tekrarlayıcı şekilde uygulamak zorunda hissettikleri kalıplaşmış eylemlerdir.
Duygusal KüntlükTravma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerde sıklıkla gözlenen, çevreye karşı ilgi kaybı, sevgi ve neşe gibi olumlu duyguları hissedememe ve duygusal olarak donuklaşma durumudur.

Diğer Önemli Bilgiler

Fobilerin Kökenindeki Çevresel Etkenler

Christophe (2015) tarafından yapılan çalışmada, araba kullanma korkusu gibi spesifik fobilerin temelinde genetik yatkınlıktan ziyade, geçmişte yaşanmış bir trafik kazası öyküsü gibi somut çevresel etmenlerin yattığı gösterilmiştir.

65 Yaş Üstü En Sık Görülen Fobi

Dilbaz (2010) verilerine göre, 65 yaş üzerindeki yaşlılarda en sık görülen fobi türü agorafobidir. Bu fobi genellikle panik bozukluk olmaksızın, düşme veya saldırıya uğrama gibi somut bir travmatik olay sonrasında tetiklenmektedir.

Panik Atak Süresi

Arslanoğlu (2002) klinik verilerine göre, bir panik atak nöbeti aniden başlayıp birkaç dakikadan 10 dakikaya kadar geçen sürede en yoğun düzeye ulaşır. Genellikle 10-30 dakika sürer, nadiren de olsa 1 saate kadar uzayabilir.

Tedavi Edilmeyen Panik Atakların Fiziksel Riski

Kaya (2011) çalışmasına göre, uzun yıllar boyunca tedavi edilmeyen ya da düzensiz tedavi edilen panik bozukluğu hastalarında, sürekli stres yüküne bağlı olarak kalp-damar ve beyin hastalıklarına yakalanma riski ciddi oranda artmaktadır.

Yaşlılarda TSSB Tanı Karmaşası

Bleich ve arkadaşlarının (1997) çalışmasında, kaçınma ve duygusal donukluk yaşayan yaşlıların geçmiş travma öyküleri araştırılmadığında, bu belirtilerin majör depresyon veya uyku bozukluğu ile karıştırılarak yanlış tanılar konulduğu saptanmıştır.

Geçmiş Travmaların Yaşlılığa Etkisi

Zelst (2003) ve Mollica (2007) araştırmalarına göre, hayatlarının erken dönemlerinde travmaya maruz kalmış bireyler, ileri yaşlarda yeni bir travma yaşadıklarında, ilk kez travmaya maruz kalan akranlarına göre çok daha ağır şekilde etkilenmektedirler.

Somatizasyon Bozukluğunun Kronik Yapısı

Öztürk (1989) klinik gözlemlerine göre, somatizasyon bozukluğu olan yaşlı hastaların geçmişleri incelendiğinde, bu kişilerin delikanlılık veya genç kızlık çağlarından beri sık sık hastalanan ve konversiyon belirtileri gösteren kişiler olduğu görülür.

Konversif Bayılma ve Epilepsi Ayrımı

Arslanoğlu (2002) verilerine göre, konversif bayılmada epilepsinin aksine dil ısırma, altına kaçırma ve ciddi yaralanmalar görülmez. Epilepsi hastası uykuda veya yalnızken de nöbet geçirebilirken, konversif bayılma genellikle başkalarının yanında gerçekleşir.

Hastalık Hastalığında Medya Etkisi

Köknel (2004) gözlemlerine göre, hipokondriyazis hastaları gazete ve dergilerdeki sağlık köşelerini, ölüm haberlerini saplantılı şekilde takip ederler ve buralarda okudukları tüm olumsuz belirtileri doğrudan kendi üzerlerinde yorumlarlar.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda 'kaygılı depresyon' kavramı sorulursa, bu tabloda bedensel belirtilerin daha fazla olduğunu, gidişatın kötü olduğunu ve günlük işlevsellik kaybının yüksek olduğunu unutmayın.
  • Depresif yaşlıların kaygı belirtisi gösterme sıklığının, kaygılı yaşlıların depresyon belirtisi gösterme sıklığından DAHA YÜKSEK olduğu bilgisini mutlaka ezberleyin; çeldirici olarak tersi yazılır.
  • Yaygın Kaygı Bozukluğu tanısı için gereken asgari sürenin 'en az 6 ay' olduğunu ve belirtilerin hemen her gün ortaya çıkması gerektiğini unutmayın.
  • 65 yaş üstü yaşlılarda en sık görülen fobinin 'Agorafobi' olduğunu ve bunun genellikle panik bozukluk olmaksızın düşme/saldırı gibi travmalar sonrası geliştiğini aklınızda tutun.
  • Konversiyon bozukluğu ile Epilepsi (sara) nöbeti arasındaki farklar sınavda sıkça sorulur; konversiyonda dil ısırma/altına kaçırma olmadığını ve kişinin düşerken kendini koruduğunu unutmayın.
  • OKB hastalarının ritüellerini (el yıkama, kontrol etme vb.) saçma ve gereksiz bulduklarını bildiklerini, ancak kaygıyı azaltmak için bunları dürtüsel olarak yapmaya devam ettiklerini bilin.
  • Geçmişte (erken yaşlarda) travma yaşamış yaşlıların, ileri yaşta yeni bir travmaya maruz kaldıklarında, ilk kez travma yaşayan akranlarına göre ÇOK DAHA FAZLA etkilendiklerini unutmayın.