Çocukların kendi kendilerine yaptıkları ve iletişim amacı taşımayan benmerkezci konuşmalarının toplam konuşmalarına oranı %35 ile %60 arasında değişmektedir. Bu konuşmalar çocukların bir görevi anlamadıklarında veya uyum sağlamaya çalıştıklarında artış gösterir.
15 aylık bir çocuk, bazı küçük nesneleri tutabilir ancak kontrolsüz devinimsel hareketler sergiler. Bu dönemde kalın uçlu tahta kalemler ve 50x70 boyutundaki büyük kâğıtlar kullanılarak kâğıt üzerine belirsiz nokta vuruşlar yapması sağlanır.
18 aylık dönemde kaba motor hareketleri aktifleşir. Çocuk tahta kalemini avuç içinde tutarak yatay ve dikey çizgiler çizebilir, küpleri üst üste koyabilir ve yoğurma maddeleriyle uğraşmaktan büyük zevk almaya başlar.
Bu yaş grubunda çocuklar parmaklarını kullanabilir, dikey, daire ve artı şekillerini çizebilirler. Renk kullanımında sınırsız bir özgürlük ve duygusallık hakimdir; çizim süreleri ise oldukça kısadır ve odaklanma güçlüğü yaşarlar.
3-4 yaşlarında omuzdan hareketli kol gücü yerini ince motor parmak hareketlerine bırakır. Çocuk kalemi üç parmağıyla tutabilir; daire, çarpı ve baklava dilimi çizebilir. Üç yaşın sonuna doğru ilk simgeler ve ikonik çizimler ortaya çıkar.
Bu yaşta sözel ifade ve sorgulama becerisi gelişir. Çocuklar kare çizebilir, makasla kâğıt kesip yapıştırabilir. Çevredeki varlıkların ilk şemalarını çizerler ve bu şemalar genellikle insan figürünü temsil eden çöp adamlardan oluşur.
5-6 yaşındaki çocuklar daire, üçgen, kare ve çapraz şekilleri dengeli çizebilirler. Alfabedeki büyük harflerin çoğunu çizebilir ve adlarını yazabilirler. Bu dönemde turuncu, yeşil ve mor gibi ara renklerin tamamını tanıyıp ayırt edebilirler.
Lowenfeld, çocukların çizgisel gelişimini beş evreye ayırmıştır: Karalama (2-4 yaş), Şema Öncesi (4-7 yaş), Şematik (7-9 yaş), Gerçekçilik (9-11 yaş) ve Sahte/Görünürde Doğalcılık (11-13 yaş) evreleridir.
Lev Vygotsky, 1971 yılındaki çalışmalarında sanat ile düşünmenin sadece birbirine sıkı sıkıya bağlı olmadığını savunmamıştır. Aynı zamanda sanatın, bireyin düşünme şeklini ve bilişsel yapısını da kökten değiştirebileceğini ileri sürmüştür.
Rudolf Arnheim, 2007 yılında yayımlanan çalışmasında sezgisel düşünceyi tanımlamıştır. Ona göre sezgi, bir araca bağımlı olmadan ve mantıksal bir ön hazırlığa girmeden ortaya çıkan anlık parlak düşünceler ve dolaysız kavrayışlardır.
Dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso, çocukların sanatsal yaratıcılığı ve doğallığı üzerine önemli bir tespitte bulunmuştur. Picasso, 'Bütün çocukların birer sanatçı olduğunu' belirterek onların içten ve naif yönlerini vurgulamıştır.