
Modern Aristoteles çalışmalarının temelini oluşturan külliyat Immanuel Bekker’in derlediği Corpus Aristotelicum’dur. Bu külliyat mantık (Organon), tabiat bilimleri, metafizik, ahlak-siyaset ve şiir-belagat olarak gruplandırılan eserleri kapsamaktadır.
Aristoteles’in dışsal gerçekliğin nesnel kategorileri olarak tanımladığı 10 kategori (cevher, nitelik, nicelik, zaman, mekân vb.) Fârâbî örneğiyle somutlaşır: 'Fârâbî (cevher), MS 870 yılında (zaman) Fârâb şehrinde (mekân)... doğmuştur' cümlesindeki arazlar cevher olan Fârâbî ile ilişkileri sayesinde anlam kazanır.
Büyük İskender’in ölümü üzerine Atina’da yükselen Makedonya karşıtlığı Aristoteles’i töhmet altında bırakmış ve felsefeye karşı ikinci bir cürüm işletmemek için Atina’yı terk etmiştir. Annesinden kalan Eğriboz’daki mülke yerleşen Aristoteles, MÖ 322 yılında 62 yaşında hastalık sebebiyle vefat etmiştir.
İslam dünyasında mantık ve felsefe alanındaki derin etkileri sebebiyle Aristoteles’e 'Muallim-i Evvel' (İlk Öğretmen) unvanı verilmiştir. Ondan derinlemesine etkilenen büyük İslam filozofu Fârâbî ise 'Muallim-i Sânî' (İkinci Öğretmen) olarak anılmıştır.
Aristoteles tabiatta bir amaçsallık olduğunu savunurken biyolojik gözlemlerden yararlanır. Örneğin 'Neden ineklerin boynuzları vardır?' sorusuna dişlerin eksikliğini, diş eksikliğini dört bölümlü midelere, mideleri ise geviş getiren hayvan olmalarına bağlar; son noktada inek inek olduğu için gevşet getirir diyerek nesnelerin neliklerini açıklar.
Aristoteles’in şiir ve edebiyat üzerine yazdığı Poetika’sı bugün sadece yarısı mevcut olan kısa bir kitaptır. Bu eserde tragedyanın mimesis yoluyla acıma ve korku duyguları uyandırarak izleyicide duygusal bir arınma (katharsis) sağladığı detaylı bir şekilde incelenmiştir.