
Platon, çoğunluğu diyalog biçiminde yazılmış 30'dan fazla eser bırakmış ve bu eserlerin neredeyse tamamı günümüze kadar ulaşarak düşünce tarihinde nadir bir kalıcılık sağlamıştır.
Platon'un 'Devlet' adlı ünlü eseri İslam dünyasında da derin yankı bulmuş, özellikle Farabi'nin 'Kitâbu Ârâi Ehli’l-Medîneti’l-Fâzıla' (Erdemli Şehir) adlı eseri Platon'un izlerini taşımıştır.
Phaedo diyaloğunda, Sokrates'in zehir içerek ölümünü beklediği son güne kadar ruhun ölümsüzlüğü, formlar ve 'bilmek hatırlamaktır' tezi üzerine derin felsefi tartışmalar yaptığı anlatılır.
Parmenides diyaloğunun girişinde Zenon'un Atina'da okuduğu kitap üzerinden varlığın tekliliği ve çokluğu arasındaki paradokslar ele alınarak Platon'un diyalektik ontolojisi temellendirilmiştir.
Devlet'in yedinci bölümünde yer alan mağara benzetmesinde, yüzü duvara zincirlenmiş insanların yalnızca gölgeleri gerçek sanması üzerinden bilgi ve varlık anlayışı simgelenmiştir.
Platon ruhun mahiyetini ve formlar dünyası ile ilişkisini en geniş biçimde Phaedrus adlı diyalogda, mitolojik anlatılar ve ruhun parçalı yapısı eşliğinde ortaya koymuştur.
Philebus diyaloğunda Platon, haz ile akıl arasındaki çatışmayı incelemiş ve iyi şeyler hiyerarşisinde ölçülülüğü ilk sıraya koyarken hazza son (beşinci) sırayı vermiştir.
Euthyphro diyaloğunda, babasını işçi cinayeti nedeniyle mahkemeye şikayet eden Euthyphro üzerinden 'kutsal', 'dindarlık' ve 'adalet' formları tartışmaya açılmıştır.
Laches diyaloğunda cesaret erdemi ele alınmış, cepheden kaçmanın salt bir korkaklık olmayıp savaş taktiği gereği olabileceği vurgulanarak eylemlerin arkasındaki amaçlar irdelenmiştir.
Platon; Timokrasi, Plutokrasi, Demokrasi, Tiranlık ve en üstün form olan Aristokrasi (İdeal Devlet) olmak üzere beş farklı devlet türünü ve bunların yozlaşma süreçlerini tanımlamıştır.