
Bir banker çocuğu ve sürgün olan Diogenes, hayatının çoğunu Atina'da bir fıçı veya küp içinde geçirmiş; kendisini ziyaret eden Büyük İskender'e 'Gölge etme başka ihsan istemem' diyerek kinik yaşam tarzının en somut örneğini sergilemiştir.
MÖ 435-335 yılları arasında yaşayan Aristippos, sofistlerden ders aldıktan sonra Sokrates'in ölümünün ardından Kuzey Afrika'daki Kirene'de Kirene Okulu'nu (Hedonist Okul) kurarak hazzı en yüksek iyi ilan etmiştir.
Eukle des'in kurduğu Megara Okulu bünyesinde eristik sanatı geliştiren Eubulides, 'Yalancı' adlı eseri ve 'Giritli, Kel, Boynuzlu' gibi zekice fakat kısır safsata akıl yürütmeleriyle tanınmıştır.
Sefil bir kölelik hayatı yaşarken Sokrates tarafından satın alınarak özgürlüğüne kavuşturulan Elisli Phaidon, Sokrates'in en çok sevdiği öğrencileri arasında yer almış ve kendi adını taşıyan Elis-Eretria Okulu'nu kurmuştur.
Kirene Okulu'na mensup olan Hegesias, hazcılıktan yola çıkarak insanların hastalık ve yoksulluk nedeniyle hazza erişemediğini savunmuş, bu durumun doğal bir sonucu olarak öğrencilerine intihar etmelerini önermiştir.
Kirene Okulu'nun doktrinlerini mantıksal olarak götürülebileceği son noktaya kadar götüren Theodoros, fütursuz bir tutumla her türlü Tanrı inancını reddeden radikal bir figür olarak öne çıkmıştır.
Apologia, Kriton, Küçük Hippias, İon, Lakhes, Euthyphron, Kharmides, Protagoras ve Devlet'in birinci kitabı gibi eserler, Sokrates'in kişiliğine ve düşüncelerine dair ayrıntıları öğrenebildiğimiz en yegane sahici kaynaklardır.
Büyük Sokratik Okullardan biri olan Aristoteles'in kurduğu okulun kurucusu Aristoteles, Sokrates öldükten sonra MÖ 384 yılında dünyaya geldiği için Sokrates ile doğrudan hiçbir zaman temas kurmamıştır.