Ders kitabının araştır–ilişkilendir–anlat etkinlikleri. Konuyu kendi cümlelerinle anlatabiliyorsan öğrenmişsin demektir.
Araştır 1
Temsilî demokrasi, halkın kendisini yönetecek kişileri, seçimler yoluyla belirlemesidir. Halk, genel ve yerel seçim sürecinde kendisini temsil edecek kişileri seçer. Temsili demokrasiye yönelik olarak, halkın seçim süreçleri dışında karar alma süreçlerinin dışında kaldığına ve sisteme yabancılaştığına yönelik önemli eleştiriler getirilmektedir. Bunun yanında temsilî demokrasiye yönelik olarak daha fazla oy almak için popülist politikalar izlenmesi/ vaatler verilmesi, siyasetin giderek elit bir uğraşı haline gelmesi ve lobilerin süreçteki belirleyiciliğine yönelik eleştiriler de getirilmektedir. Seçmenleri/ halkı karar alma süreçlerine daha fazla dâhil etmek için günümüzde katılımcı demokrasi uygulamaları öne çıkmaktadır. Siyasette sistem değişikliğine gidilmesi konusunda referandum yapılması, bir belediyenin ilde gerçekleşecek yol yapımının ne şekilde yapılmas gerektiğiyle ilgili oylamayla şehirde yaşayanlara sorması, bir üniversitenin logosunun belirlenmesinde üniversite personeli ve öğrencilerinin görüşlerinin alınıp en yüksek görüşün uygulanması farklı düzeydeki katılımcı demokrasi uygulamalarıdır. Katılımcı demokrasi uygulamaları günümüzde gelişmiş ülkelerde sıklıkla uygulanmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yenileşme hareketlerinin arkasında askeri ve sivil bürokrasinin önemli etkisi bulunmaktaydı. Askerî ve sivil bürokrasi, imparatorluğun askerî, yönetim, yargı, eğitim, kültür ile ilgili alanlarında söz sahibi/ güçlü kesimlerinden oluşmaktadır. Osmanlı askeri ve sivil bürokrasisi, Fransız İhtilali ve Batı’daki modernleşme sürecinden çok etkilendiler. Siyasal alanda hukuk ile güvence altına alınmış hakların yaygınlaşması, düşünce, örgütlenme, ifade özgürlüğü, öne çıkarıldı. Padişahın yetkilerinin yasayla sınırlandırılması, Meşruti monarşinin uygulanması hedeflendi. Özgürlük, adalet, eşitlik, anayasacılık önem verilen kavramlardı. İttihat ve Terakki Cemiyeti, II. Meşrutiyetin ilanı sonrasında en öne çıkan siyasal oluşumlar arasındaydı. 1913 yılından 1918 yılına kadar ülke yönetiminde temel belirleyici partiydi. Padişahın yetkilerinin sınırlandırılması, örgütlenme özgürlüğü, hakların anayasal güvence altına alınması gibi söylemlerle iktidar oldu. İktidar olduklarında ise
Araştır 2
Türkiye’de Siyaset
Cumhuriyetin ilanından sonraki süreçte demokratik bir sisteme geçiş, farklı siyasal partilerin kurulması ve seçimlere katılması cumhuriyet yönetiminin amaçlarından birisiydi. Cumhuriyet kadroları, cumhuriyetin ilk döneminde modern Türkiye’nin yaratılması ve devrimlerin gerçekleştirilmesine öncelik verdiler. Bu süreçte güçlü muhalefet partilerinin/ odaklarının modernleşme önünde engel olacağı düşünüldü. İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya yeniden şekillenmeye başladı. Bir yanda ABD ve Batı Bloğu, diğer yanda Sovyet Birliği ve Doğu Bloku. Türkiye’nin kuzey komşusu Sovyetler Birliği, Türkiye için büyük bir tehdidi oluşturuyordu. Türkiye, savaş sonrası Sovyetler Birliği tehdidine karşı ABD ve Batı Bloğu ile yakınlaşma politikasını benimsedi. Demokratik yönetimlerin ağırlık kazandığı bu ülkelerle ilişkilerde iyileştirme adına, demokratikleşme adına girişimlerde bulunuldu. Çok partili hayata 1946 yılında geçilmesinde dış konjonktürün önemli etkisi bulunmaktadır. Dış konjonktürün etkisi yanında demokratik bir yönetimin Cumhuriyet kurulduğu andan itibaren temel bir politika olması da bu geçişte rol oynadı. Dönemin en güçlü ismi olan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de demokratik bir yönetime geçişin zamanı geldiği düşüncesindeydi.
12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında 6 Kasım 1983 tarihinde yapılan genel seçimlerde Anavatan Partisi tek başına iktidar oldu. Başarılı bir ilk dönem sonrasında 1987 yılında yapılan seçimlerde ANAP tekrar tek başına iktidar oldu. Ekonomide yaşanan sorunlar, özellikle enflasyonun düşürülememesi, bütçe açıkları sürek
Araştır 3
Siyaset ile İlgili Bazı Temel Kavramlar
Siyaset, Arapça kelime olup seyislik, at idare etme, terbiye etme anlamına gelmektedir. Siyaset, yaygın olarak devleti yönetme sanatı bağlamında kullanılır. Siyaseti anlayabilmek için bazı temel kavramların bilinmesi gerekmektedir. Egemenliğin kaynağına göre iki temel devlet biçimi bulunmaktadır. Monarşi, devlet başkanının soya dayalı olarak başa geçtiği devlet biçimidir. Devlet başkanının seçimle geldiği devlet biçimi ise cumhuriyettir. Bu noktada devlet şekilleri ile yönetim modellerinin karıştırılmaması gerekmektedir. Örneğin cumhuriyet bir devlet şekli, demokrasi ise bir yönetim biçimidir. Her cumhuriyet demokratik değildir. Seçimle başa gelen yöneticilerin devleti dini usullere göre yönetmesi teokratik cumhuriyet, sosyalist yöntemlere göre yönetmesi sosyalist cumhuriyet, seçimle başa gelen yöneticilerin demokratik ilkelere göre yönettikleri devlet, demokratik cumhuriyettir. Devlet başkanının soya dayalı olarak başa geçtiği ama demokratik usullerle yönetilen çok sayıda ülke söz konusudur. Örneğin; Hollanda, İngiltere, Danimarka gibi. Her ülkede politik partiler dışında belirli alanlarda örgütlenmiş olan ve örgütlendikleri alanla ilgili olarak düzenleme yapma konusunda politik partilere baskı yapan “baskı grupları” bulunmaktadır. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, işadamı dernekleri, uluslarüstü şirketler baskı gruplarından bazılarıdır.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Siyaset
Osmanlı İmparatorluğu dönemi siyaset arka planını anlatabilme
Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet biçimi, devlet başkanının soya dayalı olarak başa geçtiği monarşidir. Osmanlı İmparatorluğunun güçlü olduğu dönemde, padişahın büyük yetki/ güç sahibi olduğu mutlak monarşi söz konusudur. Özellikle 1800’lü yıllarda İmparatorluğun güç kaybetmesiyle birlikte yenileşme ha-