İnfografik
← Ünite 1
Hukukun Temel Kavramları

Ünite 1: Sosyal Düzen Kuralları ve Hukuk

Türk Ceza Kanunu'nda Cezaların Sınıflandırılması
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK m.45) hükümlerine göre suçların karşılığı olan cezalar hapis ve adli para cezaları olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Hapis cezaları da kendi içinde ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezaları şeklinde üç alt kategoride düzenlenmiştir. Ayrıca TCK m.53 gereğince mahkumlar belirli hakları kullanmaktan da yoksun bırakılabilmektedir.
Türk Borçlar Kanunu ve Haksız Fiil Tazminatı
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu durum haksız fiil sorumluluğu olarak adlandırılır. Zarar veren kişinin bu zararı kendi rızasıyla tazmin etmemesi halinde, alacaklı taraf cebri icra yoluyla devlet gücünü devreye sokarak zararını tahsil edebilmektedir.
Aristo'nun Adalet Sınıflandırması
Antik çağ filozofu Aristo, adalet kavramını iki temel boyutta incelemiştir. Bunlardan biri şahsi durumlara bakılmaksızın mutlak eşitliği savunan 'denkleştirici adalet', diğeri ise kişilerin durumlarına ve yeteneklerine göre pay almasını öngören 'dağıtıcı adalet'tir. Bu ayrım günümüz hukuk ve sosyal devlet uygulamalarının da temelini oluşturmaktadır.
Yaptırımın Tarihsel Evrimi: Kişisel Öçten Devlet Tekeline
İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinde suçlara karşı uygulanan yaptırım 'kişisel öç' (intikam) esasına dayanmaktaydı. 'Sana zarar verene sen de zarar ver' anlayışı zamanla toplumsal yıkımlara yol açtığı için 'kısas' (göze göz, dişe diş) uygulamalarına bırakılmıştır. Günümüz çağdaş hukuk sistemlerinde ise bu tür cezalandırma yöntemleri tamamen terk edilmiş ve yaptırım uygulama yetkisi münhasıran devlet tekeline geçmiştir.

Anahtar Kavramlar

Sosyal Düzenİnsanların oluşturduğu toplum içinde, bireylerin ve kurumların birbirleriyle olan ilişkilerini uyum, barış ve ahenk içinde sürdürmesini sağlayan kurallar ve düzenlemeler bütünüdür. Örneğin, sokakta yürürken, alışveriş yaparken veya trafikte hareket ederken uyulan kuralların yarattığı genel denge sosyal düzendir.
Sosyal Düzen KurallarıToplum halinde yaşayan insanların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen, uyulması zorunlu emir ve yasaklar içeren kurallar bütünüdür. Din kuralları, ahlak kuralları, görgü kuralları ve hukuk kuralları olmak üzere dört gruba ayrılır.
Din KurallarıEvreni yaratan ve yönetten ilahi bir varlığa (Tanrı'ya) inanmayı, ibadet etmeyi ve kutsal kitapların emir ile yasaklarına uymayı öngören kurallardır. Laik toplumlarda bu kurallara uymamanın yaptırımı manevidir, örneğin dinen günahkâr sayılmaktır.
Ahlak KurallarıToplum içinde insan davranışlarının 'doğru' veya 'yanlış', 'iyi' veya 'kötü' olarak değerlendirilmesine dayanan değer yargıları ve kurallardır. Fakirlere yardım etmek veya yalan söylememek ahlak kurallarına örnek gösterilebilir.
Görgü (Nezaket) KurallarıToplumsal yaşamdaki günlük ilişkilerde uyulması gereken tavır, hareket ve nezaket biçimlerinden oluşan kurallardır. Başkası konuşurken sözünü kesmeden dinlemek veya misafire ikramda bulunmak görgü kuralları kapsamındadır.
Hukuk KurallarıKişilerin dışa yansıyan ilişkilerini düzenleyen, toplumsal barışı ve adaleti sağlamayı amaçlayan, uyulması devlet gücüyle (maddi yaptırımla) desteklenmiş genel ve soyut kurallardır. Örneğin, vergi ödememek veya başkasını yaralamak doğrudan hukuk kurallarının ihlalidir.
Müeyyide (Yaptırım)Sosyal düzen kurallarına uyulmadığı takdirde karşılaşılan tepki veya zorlamadır. Din, ahlak ve görgü kurallarında yaptırım manevi nitelikte iken, hukuk kurallarında devlet gücüne dayanan maddi niteliktedir.
Denkleştirici Adaletİnsanların şahsi, ekonomik veya sosyal durumlarına bakılmaksızın mutlak ve aritmetik bir eşitliğe tabi tutulmasını ifade eden adalet anlayışıdır. Örneğin, devletin herkesin gelirine bakmaksızın aynı oranda dolaylı vergi alması denkleştirici adalete örnektir.
Dağıtıcı AdaletDeğerlerin, imkanların, hakların ve yüklerin paylaştırılmasında kişilerin yeteneklerine, ekonomik durumlarına ve toplumsal konumlarına göre pay almasını savunan adalet anlayışıdır. Örneğin, devletin vergi alırken çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alması (artan oranlı vergi) dağıtıcı adalettir.
Cebri İcraBir borç ilişkisinde borcunu kendi rızasıyla yerine getirmeyen borçlunun, devlet gücü (icra daireleri) aracılığıyla bu borcunu yerine getirmeye zorlanması yaptirimidir. Örneğin, süresi bitmesine rağmen evden çıkmayan kiracının icra marifetiyle zorla çıkarılması cebri icradır.
YoklukHukuki bir işlemin kanunun öngördüğü asgari kurucu unsurlardan en az birine uyulmadan yapılması nedeniyle hiç doğmamış sayılması yaptirimidir. Örneğin, resmi memur önünde yapılmayan imam nikahı hukuk düzeninde yok hükmündedir.
Mutlak ButlanKanunun öngördüğü kurucu unsurlara sahip olan ancak kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya ahlaka aykırı olarak yapılan hukuki işlemlerin kesin hükümsüz olmasıdır. Ölü doğmuş bir işlem olarak nitelendirilir ve herkes tarafından ileri sürülebilir.
Nispi ButlanKanunun emredici hükümlerine aykırı olmayan ancak o işlemi oluşturan tarafların iradelerinde sakatlık (yanılma, aldatma, korkutma) bulunan işlemlerin, hak sahibinin iptal istemesiyle geçersiz hale gelmesi durumudur. Aldatılarak yapılan bir sözleşme nispi butlan ile iptal edilebilir.

Diğer Önemli Bilgiler

Manevi Tazminat ve Giderilme Yolları

Türk Borçlar Kanunu'nun 56. ve 58. maddelerine göre bedensel bütünlüğü zedelenen kişilere veya kişilik değerlerinde iradesi dışında eksilme meydana gelerek elem ve keder duyanlara hakimin takdiriyle manevi tazminat ödenir. Manevi zarar sadece para ile değil, özür dileme, mahkeme kararının gazetede ilanı veya kınama yazısı yayımlanması gibi yollarla da giderilebilir.

Evlilik Hukukunda Yokluk Yaptırımı Örneği

Türk Medeni Kanunu'na göre resmi evlendirme memuru ve yönetmeliklerde öngörülen usullere uyulmadan yapılan evlilikler hukuk düzeninde 'yokluk' yaptırımına tabidir. Örneğin, sadece dini nikah kıydırıp resmi nikah yaptırmamış çiftlerin evliliği hukukta hiç doğmamış (yok) kabul edilir ve hiçbir yasal hak doğurmaz.

Disiplin Hukuku ve Cezaları

Genel ceza kanunlarında yer alan suç ve cezaların yanı sıra, belirli bir mesleğe, kuruma veya topluluğa dahil olma zorunluluğundan kaynaklanan disiplin hukuku kuralları vardır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme, geçici uzaklaştırma ve meslekten ihraç gibi cezalar yalnızca belirli statüdeki kişilere uygulanabilen özel yaptırımlardır.

Tek Taraflı Bağlamazlık (Eksiklik) Kurumu

Kurucu unsurları tam olan ancak geçerlilik kazanması dışarıdan bir olgunun gerçekleşmesine bağlı olan işlemlere tek taraflı bağlamazlık denir. Örneğin, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin yasal temsilcilerinin (velisinin) izni olmaksızın yaptığı sözleşmeler tek taraflı bağlamazlıktadır; sözleşme küçüğü bağlamazken karşı tarafı bağlar ve veli onay verirse baştan itibaren geçerli olur.

İdari Yargıda İptal Yaptırımı

Anayasa'nın 125. maddesi gereğince idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. Eğer idare organları tarafından yetki, şekil, sebep, konu veya amaç unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı bir işlem tesis edilirse, bu işlem aleyhine idari yargı organlarında iptal davası açılabilir ve işlemin mahkeme kararıyla ortadan kaldırılması sağlanabilir.

Sınavda Dikkat Et

  • Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel özelliğin 'maddi yaptırım' (devlet gücü) olduğunu asla unutmayın; sınavda sıkça sorulan bir çeldiricidir.
  • Yokluk ile mutlak butlan kavramlarını karıştırmayın: Yoklukta işlem hiç doğmamıştır (örn. resmi memursuz nikah), mutlak butlanda ise işlem doğmuş fakat emredici hükümlere aykırı olduğu için ölü doğmuş sayılmıştır.
  • Aristo'nun adalet türlerinde aritmetik/mutlak eşitliğin 'denkleştirici adalet', yetenek ve duruma göre paylaştırmanın ise 'dağıtıcı adalet' olduğunu iyi ayırt edin.
  • Nispi butlan sebeplerinin yanılma, aldatma ve korkutma (irade sakatlığı halleri) olduğunu ve bu işlemin hak sahibi iptal edene kadar geçerli olduğunu unutmayın.
  • Din ve ahlak kurallarına uyulmamasının yaptırımının daima 'manevi' olduğunu, ancak bu kuralların hukuk tarafından benimsenmesi halinde maddi yaptırıma dönüşebileceğini göz ardı etmeyin.
  • Çağdaş hukuk sistemlerinin en belirgin özelliğinin yaptırım uygulama yetkisinin tamamen devlete (kamuya) ait olması (kişisel öç ve kısasın terk edilmesi) olduğunu hatırlayın.