← Ünite 3
Görüşme Teknikleri

Ünite 3: Görüşme Sürecinde Uzmanların Taşıması Gereken Özellikler

Nihal Turan (1999) - Sosyal Kişisel Çalışma
Nihal Turan'ın 1999 yılında Ankara'da yayınlanan 'Sosyal Kişisel Çalışma: Birey ve Aile için Sosyal Hizmet' kitabı, bireyle sosyal çalışma yöntemi ve görüşme becerilerinin kuramsal temelleri hakkında alandaki en önemli başvuru kaynaklarından biridir.
Turan (1999) - Üç Yöntemin Ortak Noktaları
Turan'a göre sosyal çalışma, psikoterapi ve psikolojik danışma yöntemleri; aynı kuramsal bilgiyi kullanma, yardım etme amacı gütme, görüşme tekniklerini kullanma ve yüz yüze ilişkiyi gerekli kılma gibi ortak iletişimsel etkenlere sahiptir.
Trevithick (2005) - Sosyal Hizmette Görüşmenin Yeri
Trevithick, 2005 yılındaki çalışmasında sosyal çalışmacıların mesailerinin çoğunu görüşme yaparak geçirdiklerini belirterek, görüşmenin sosyal hizmetteki en önemli ve en sık uygulanan beceri olduğunu vurgulamıştır.
Kongar (1978) ve Zastrow (2003) - Uygulama İlkeleri
Kongar'ın 1978 ve Zastrow'un 2003 çalışmalarında, Ulusal Sosyal Çalışmacılar Birliği (NASW) standartları temel alınarak sosyal hizmetin evrensel uygulama ilkeleri sistemleştirilmiştir.

Anahtar Kavramlar

PsikoterapiRuhsal, duygusal ve davranışsal sorunların, gelişimsel krizlerin bir terapist ve danışanın karşılıklı iletişimine dayalı olarak biyolojik olmayan bir süreçle iyileştirilmeye çalışılmasıdır.
Psikolojik DanışmaBireyin kendini tanımasına, davranışlarını fark etmesine ve duygusal baskıdan kurtulmasına destek vererek başkalarıyla olan ilişkilerini, tutum ve alışkanlıklarını değiştirmesine yardımcı olma işidir.
Uygulama İlkesiYaklaşım, kuram, yöntem ve tekniklerin ötesinde, koşuldan koşula ve kişiden kişiye değişmeyen, meslek üyelerinin tümünün uyması gereken evrensel davranış kuralıdır.
Aktarım (Transferans)Başvuranın, profesyonel ilişki kapsamında olmayan geçmişe ait duygu ve düşüncelerini görüşmeciye yönlendirmesidir. Örneğin, başvuranın uzmanı bir baba figürü olarak algılaması bu duruma örnektir.
Karşıt Aktarım (Karşıt Transferans)Profesyonel ilişki çerçevesinde olmayan duygu, düşünce ve yakınlıkların uzmandan başvurana doğru yönlendirilmesi durumudur.
Kabul Etme (Koşulsuz Olumlu Kabul)Görüşme sürecine alınan başvuranın, her türlü özelliğinin önyargısız bir biçimde kabul edilmesi ve olumlu kabulün hiçbir şarta bağlanmamasıdır.
YargılamamaGörüşmecinin başvuranın duygu, düşünce ve davranışlarını eleştirmemesi, onu suçlu hissettirmemesi ve bir yargıç gibi davranmaması değeridir.
EmpatiBireyin kendini karşısındakinin yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini aslına sadık kalarak anlamaya çalışması ve bunu ona iletmesidir.
SempatiBireyin karşısındakinin yerine kendini koyup onun duygularını anlamasının yanı sıra ona hak vermesi ve onun gibi düşünmesidir.
Saydamlık (Şeffaflık/Bağdaşım)Görüşmecinin kendi duygu ve düşüncelerinin farkında olması ve bunları karşı tarafa anlaşılır, dürüst ve net bir biçimde aktarabilmesidir.
Pozitif Yanlılık (Advocacy)Başvuranın üçüncü kişilerle veya kurumlarla sorun yaşaması durumunda, uzmanın başvuranın tarafını tutarak bir nevi psikososyal avukatlık rolü üstlenmesidir.
YapılandırmaGörüşme sürecinin doğası, süresi, sınırları ve koşullarının belirlenerek başvurana aktarılması ve taraflar arasında bir kontrat yapılması becerisidir.
Teşvik EtmeBaşvuranın anlatmaya cesaretlendirilmesi için görüşmecinin 'hıhı, evet, sonra' gibi kısa ve etkili sözlü veya sözsüz tepkiler vermesidir.
GözlemBaşvuranın sözlü ve sözlü olmayan davranışlarının, bilgi toplamak amacıyla amaçlı ve kayıtlı olarak izlenmesi tekniğidir.
ProksemiksSözlü olmayan iletişimin bir bileşeni olup, iletişim halindeki kişilerin fiziksel olarak birbirlerine olan uzaklıklarını ve mesafelerini ifade eder.
KinesiksSözlü olmayan iletişimin hareket, jest, mimik ve beden dili unsurlarını kapsayan alt bileşenidir.
Aktif DinlemeGörüşmecinin özel bir uyanıklık, dikkat ve konsantrasyonla karşısındakini tam olarak anlama ve bunu ona hissettirme çabasıdır.
Sessizlik BecerisiGörüşme sürecinde karşı taraf konuşmadığında da susarak ona zaman tanıma, duygularını yaşamasına izin verme amaçlı aktif bir beceridir.
SomutlukGörüşmecinin soyut duygu, düşünce ve yaşantıları muğlak terimlerden kaçınarak en açık, net ve belirgin biçimde ifade etmesi ve başvurana model olmasıdır.
Duygu YansıtmasıBaşvuranın ifade ettiği duyguların, papağan gibi tekrarlanmadan, farklı sözcüklerle netleştirilerek başvurana geri gösterilmesi becerisidir.
Kendini AçmaGörüşmecinin, başvurana model olmak ve onu cesaretlendirmek amacıyla kendi benzer duygu, düşünce ve yaşantılarını paylaşması becerisidir.
Mesleki EsneklikProfesyonel yardım ilişkisi içinde, kişisel sınırları koruyarak yere, zamana ve bağlama uygun şekilde esnek davranabilme yeteneğidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Irwin Yalom (2001) - İyileştiren İlişkidir

Dünyaca ünlü psikoterapist Irwin Yalom, 2001 yılında Türkçe'ye çevrilen eserlerinde 'iyileştiren ilişkidir' vurgusunu yaparak, profesyonel yardım ilişkisinin terapötik etkisini ortaya koymuştur.

Carl Rogers - Koşulsuz Olumlu Kabul

İnsancıl kuramın öncüsü Carl Rogers, görüşmelerde uzmanın başvuranı hiçbir şarta bağlamadan, önyargısız bir biçimde kabul etmesi gerektiğini savunarak 'koşulsuz olumlu kabul' kavramını geliştirmiştir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Farklılıklara Duyarlılık

Bildirgenin 1. ve 2. maddeleri tüm insanların eşit ve özgür doğduğunu, hiçbir ayrım gözetilemeyeceğini belirtir. Bu maddeler, görüşmecinin farklılıklara duyarlılık değerine yasal ve etik dayanak oluşturur.

Marziali (1998) - İkinci Görüşmeye Gelmeme Oranı

Marziali'nin 1998 yılındaki araştırmasına göre, yardım arayışında olan insanların %50'si ikinci görüşmeye gelmemektedir. Bu durum görüşmecinin ilk seanstaki yapılandırma ve ilişki kurma becerileriyle ilişkilendirilmektedir.

Öztan (1997) - Yapılandırmanın Dört Yararı

Öztan, 1997 yılındaki çalışmasında yapılandırma becerisinin sınırları belirleme, bilgi sağlama, netlik kazandırma ve kontratın bağlayıcılığı olmak üzere dört temel yararı olduğunu saptamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Sosyal Hizmetler Denetleme Kurulu (1991)

Kurulun 1991 yılında yaptığı araştırma, başvuranların uzmanlar tarafından kullanılan pek çok mesleki kavramı yanlış anladığını ortaya koyarak 'dili etkili kullanma' becerisinin önemini kanıtlamıştır.

Birdwhistell (1970) - Sözlü Olmayan İletişim Oranı

Birdwhistell'in 1970 yılındaki klasik çalışmasına göre, iki kişi arasındaki iletişimde sözlü dil sosyal anlamın yalnızca üçte birini oluştururken, sözlü olmayan dil anlamın üçte ikisini oluşturmaktadır.

Gerard Egan (2010) - Dinleme Türleri

Egan, 2010 yılındaki çalışmasında görüşme sürecindeki dinlemeyi aktif dinleme, kestirici dinleme ve seçici olmayan dinleme olmak üzere üç ana başlık altında sınıflandırmıştır.

Kadushin ve Kadushin (1997) - Etkisiz Soru Biçimleri

Yazarlar, görüşmelerde kaçınılması gereken etkisiz soru biçimlerini yönlendirici, çok fazla evet/hayır içeren, belirsiz, çoklu ve çok fazla 'neden' barındıran sorular olmak üzere 5 grupta toplamıştır.

Carkhuff (2011) - Kendini Açma Becerisi

Carkhuff, 2011 yılındaki 'Yardım Etme Sanatı' çalışmasında, görüşmecinin kendini açmasının başvuranda yalnız olmadığı duygusu yarattığını ve içtenliği geliştirdiğini belirtmiştir.

Gönül Erkan (1997) - Sosyal Hizmette Mülakat

Prof. Dr. Gönül Erkan'ın 1997 yılında Ankara'da yayınlanan 'Sosyal Hizmette Mülakat' kitabı, sosyal hizmet disiplininde görüşme teknikleri ve mülakat süreçlerini pratik örneklerle ele alan temel kaynaktır.

Sınavda Dikkat Et

  • Psikoterapi, psikolojik danışma ve sosyal çalışma arasındaki farklara dikkat edin; sosyal çalışma çevresel odak ve toplumsal kaynak kullanımıyla ayrılır.
  • Aktarım (başvuranın uzmana yönlendirmesi) ve Karşıt Aktarım (uzmanın başvurana yönlendirmesi) kavramlarının yönünü karıştırmayın.
  • Empati ile sempati arasındaki ayrımı iyi bilin; sempatide 'hak verme' ve 'onun gibi düşünme' varken, empatide sadece 'anlama' vardır.
  • İlk seanslarda 'sessizlik' becerisinin olumsuz sessizliğe (reddedilme hissi) yol açabileceğini, bu yüzden ilk seanslarda sessizlikten kaçınılması gerektiğini unutmayın.
  • Duygu yansıtmasında 'papağan gibi tekrarlamanın' etkisiz bir yöntem olduğunu ve yansıtma sayılmadığını aklınızda tutun.
  • Sorularda 'neden' sorusunun yargılayıcı algılanabileceğini ve bu yüzden görüşmelerde tercih edilmeyen etkisiz bir soru türü olduğunu unutmayın.
  • Yapılandırma becerisinin görüşmenin hemen başında yapılması gerektiğini, belirsizliği ve kaygıyı önlemedeki kritik rolünü unutmayın.